YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Asuman Dokuzlu

BÖYLE DEĞİLDİK BİZ

Mutlu çocuklarımız vardı bizim, mutlu çocukluklarımız. Kalabalıktı ailelerimiz anneanne, babaanne, dedelerimiz vardı. Büyüklerimizin sözünü dinler onlardan korkardık. Ama  MUTLUYDUK. Sokaklara çıkar orada tüketirdik enerjimizi, yorulurduk akşam eve girdiğimiz de. Zor yerdik yemeğimizi onca açlığımıza rağmen yorgunluktan. Sızar kalırdık yemekten sonra uyurduk kardeş kardeş, aynı odalarda. Bahçelerimiz vardı yeşilliklerimiz, baharın geldiğini yatak odamıza dalı uzanan erik ağacının çiçeklerinden anlardık MUTLUYDUK. Oyuncaklarımız tahtadandı, evcilik oynardık.  Herkes kendi evlerinin bahçesinde bir köşeye ev kurardı. Gider gelir birbirimizle komşuculuk oynardık. Bazen küser bazen barışırdık. Çok sürmezdi kırgınlıklarımız, kızardı annelerimiz ’’küsmek neymiş’’ ama MUTLUYDUK. Sokakta acıktığımızda ya bir dilim peynir ekmek ya da bir dilim domates salçası sürülmüş ekmek yerdik. Hamburgerlerimiz yoktu. Hazır giysilerimiz yoktu.  Annelerimizin ya da mahalle terzimizin diktiği elbiseleri giyerdik bayramlarda. Yine de mutluyduk. Yoktu bilgisayarlarımız. Ya da cep telefonlarımız. Mektup yazar sevdiklerimize  öyle haberleşirdik. Hafta da bir gelen mektuplarla arkadaşlıklarımız yıpranmazdı. Kirlenmemişti havamız, oksijen solurduk dışarıya çıktığımızda.  Yediğimiz, içtiğimiz doğaldı kendi ülkemizin ürettiklerini yerdik. Yerli malı haftası yapardık. Ev temizliğinde arap sabunu, kendimize de zeytinyağlı sabun kullanırdık. Yoktu böyle çeşit çeşit şampuan. Komşu evlerine korkusuzca girip çıkardık. Sabah erkenden kalkardık güneşi üzerimize doğurmazdık. Mis gibi sobanın altında pişerdi sucuklarımız. Bazen toplanırdık hepimiz bir yerde. Hatta köy düğünlerinde yer sofrası olur yemekleri ortaya konan bir tabaktan yerdik. Çorbaya bir sürü insan kaşık çalardı hiç hastalık bulaşmazdı sapasağlam kalırdık. Şimdikiler gibi kuşun kanadından hastalık kapmazdık. Mutluyduk. Evlerimiz tek katlıydı güneşi görürdük doyasıya.  Gece ayla parıldardı sokaklarımız. Ay ışığında oynardık.  Sokaklardan korkmazdık.  Anne kurabiyesi yerdik oyun oynarken. Bütün mahalle birbirini tanırdı.  Komşular ailedendi sanki. Şimdi apartmanlarda üst kattaki alt kattakini tanımıyor ya! Böyle değildik biz. Mutluyduk hem de çok mutluyduk…

   Şimdi korkular aldı mutluluklarımızın yerini. Sokaklardan korkar olduk, komşulardan, komşu evlerden, komşu amcalardan, teyzelerden korkar olduk.  Ağzımızı açmaktan korkar olduk. Sohbet muhabbet neymiş?  Çocuklarımıza bir şeyler olur diye korkar olduk. Kalabalıklardan, tenhalardan korkar olduk. Yazmaktan, okumaktan. Araçlardan, hiç ummadığımız anda karşımıza çıkacak enteresan kazalardan korkar olduk. İçine bir sürü katkı maddesi konan yiyeceklerden korkar olduk.  Mis gibi doğada soluduğumuz havayı kirlettiler. Bütün mutluluklarımızın yerini artık kocaman korkular aldı. YAZIK OLDU SANA ÜLKEM. BÖYLE DEĞİLDİK BÖYLE OLDUK.

SÖZÜN KISASI

05.12.2016
Bu yazı 1093 defa okundu.

Diğer Yazıları