YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Asuman Dokuzlu

EN GÜVENİLİR ‘’DİN’’ VİCDANIM

    Eğer bu kadar üst üste, bu kadar kötü olaya şahit olmasaydık,  daha ikinci haftadan karamsar bir tablo çizen yazı yazarak içinizi karartmak istemezdim. Ancak her bakımdan öyle zor, öyle sıkıntılı günler geçiriyoruz ki kendimi bunları yazmaktan alıkoyamadım.  Hiçbir şey düzgün gitmiyor neredeyse. Her ne kadar at gözlükleri takanlar varsa da, özellikle yaşadığımız bu ahlaki çöküntü nedir böyle?  Nasıl bu hallere geldi?  Nasıl çözülür? Ne şekilde önlenebilir?  Bilmiyorum. Biz böyle bir toplum değildik. Maddi, manevi değerlerimiz vardı.  Çoluğa, çocuğa iyi duygularımız vardı. Kimsenin, kimsenin tavuğunda gözü olmazdı. Ne oldu bize?  Nasıl bu hale geldik? Bizler sokaklarda doyasıya oynayan, karnımız acıkmadan eve uğramayan. Neredeyse bütün günü sokakta oynayarak geçiren çocuklardık. Çocuklarımızın bu konuda çok şanssız olduğunu düşünüyorum. Ne yazık . Onlar bizim gibi özgür değiller. Bu durumda özgür olmaları da imkansız gibi.

    Birkaç gün önce yaşanan bir olayda küçücük bir kız çocuğuna yapılan korkunç davranışın izahı var mıdır? Bu zat, haberlerde duyduğumuza göre daha önce de cezaevinde yatıp çıkmış. Bunun serbest bırakılmasının izahı var mıdır? Bunları serbest bırakmanın bedelinin, bunlar gibi sapık zihniyette insanlara kapı açtığının ve yaşana yaşana normal algılanmaya başlanmasının kaçınılmaz olduğunun bilmem farkında mıyız? Artık sık sık bu ve buna benzer olayları, daha da kötülerini duymaya başladık. Bu tehlikelerden çocuklarımızı, kendimizi nasıl kurtaracağız bir bilen var mı? Gün yok ki tecavüz olayı yaşanmamış olsun. Bu nedir böyle biz ahlakımızı nerelerde bıraktık. Olaylara empati yaparak bakarsak tehlikenin ne kadar büyük olduğunu daha iyi anlamamız mümkün. Biraz düşünür müsünüz…Bu olayların bizlerin ve çocuklarımızın başına geldiğini.  O annenin, babanın yerinde siz olmak ister miydiniz? Günlerce çocuğunuzu arayıp ölüm haberini alsaydınız üstelik bir sapık yüzünden.ALLAH KORUSUN! LÜTFEN BUNLARA HAK ETTİKLERİ CEZAYI VERİNİZ

    Bunun temel nedeninin, artık hat safhada olan eğitimsizlik, bilgisizlik olduğunu söylememe bilmem gerek var mı? Sağ olsun ülkemizde bunlardan öyle çok ki elle sayılamayacak kadar? Sanıyorum bunu bilmeyenimiz yok! Ancak bunlardan bir nebze ders almıyoruz nedense. Aynı tempoda durmak yok, yola devam…

   Ülkemizde şahit olduğumuz öyle şeyler yaşanıyor ki son senelerde buna inanalım mı? şaşıralım mı? bu durumdan iğrenelim mi? yapanları kendimiz cezalandıralım mı?  nasıl ceza verelim? BİLEMİYORUZ!

     İnsanlar çocuklarını eğitilsinler diye okullara gönderiyorlar. Buralarda bu çocukların başlarına gelmeyen kalmadı neredeyse.  Duyduğumuz da donup kalıyor kulaklarımıza inanamıyoruz. Biz neye, kime,  inanacağımızı bilemiyoruz vatandaş olarak. Çaresizlik içindeyiz. Bir çoğumuzun evladı, torunu var. Çok derin endişe içindeyiz.  Olmayan var mı? Çocuklarımızı toplumdan tecrit mi edelim? Bireysel mi yetiştirelim?  Allah aşkına, dünyanın hangi ülkesinde böyle bir güven sorunu vardır. İnsan kendi ülkesinde, kendi milletinde güven içinde olamayacaksa başka nerede güvende olacak? Burada genel olarak yazmak istediğimi üstüne alacak olanlar kendilerini bilir. Asla sözüm herkese değildir. Okullardan,  otobüslere servis araçlarına kadar Peki ne yapacağız? Var mı bunun çözümü?  Bu insanları cezalandırıp kötülüklerden caydırmak için Şeriat kanunları mı gelsin?  Yaptıkları her şeyin arkasından, yapılan her eyleme inançlarıyla ilgili bir kılıf buluyorlar. Din bu değil. Herkesin dini kendi vicdanıdır. Biraz vicdanınızın sesini dinler misiniz?  LÜTFEN. Özellikle de bunlara cezasını kesecek olanlar… Mağdurları düşünerek,  aynı durumun bir gün kendi çocuklarınızın da başına gelebileceğini hesaba katarak karar verin.  Zarar gören ya da hayata, bu iğrenç durumlarda veda eden bu çocukları, bu insanları ve yaşadıklarını nasıl telafi edeceğiz söyle misiniz? Var mı geri dönüşü? HAYIR, ASLA OLMAYACAK! Bu çocuklar, ya da bu konuda zarar gören herkes, eğer psikolojik destek alamazsa toplumun neresinde yer alacak.  Nasıl bir vicdandır ki failleri ceza almadan bir başka masumun canını yakmak için elini kolunu Sallayarak gezerler ortalıklarda. Şimdi bu yaşananlardan sonra bunları yaşatanların dini olsa ne olur, olmasa ne olur. İnsanın her şeyden önce tertemiz bir vicdanı olacak. Başını yastığa koyduğunda huzurla uyuyabileceği kadar temiz. İstediğiniz kadar inançlarınız olsun.  Eğer vicdanınız aklayamadıysanız inançlarınızın hiçbir değeri yok…

AN İTİBARİYLE VİCDANIMDAN BAŞKA HİÇ BİR DİNE İNANMIYORUM…

SÖZÜN KISASI


24.10.2016
Bu yazı 1140 defa okundu.

Diğer Yazıları