YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Asuman Dokuzlu

Her şeyin bedelini zavallı çocuklarımız ödüyor

(YAZIK OLDU ÇOCUKLARIMIZA)

 

   Yazık oluyor çocuklarımıza;ne umutlarla doğurup büyüttüğümüz.Hiç kesilmeyecek sanırım ardı arkası. Bugün yangın, yarın yıkım, başka birgün telaffuz etmek istemediğim herhangi bir felaket. Bu ne böyle? Kıymetliydi çocuklarımız, şimdi öyle mi ya! Yananlar, şehit olanlar artık bıktık. Ne yazacağımı şaşırıyorum elime kalemi aldığım da ya da bu güne göre bilgisayarın başına oturduğumda azıcık umutlu bir şeyler yazmak, serin bir yazıyla içimi ferahlatmak isterken bir bakıyorum canımı hergün sıkan olayların bir yenisi Haber olmuş. Üzülmemek mümkün değil. Bu hafta Aladağ da ki yangın gibi.  Yangında telef olan çocuklarımız gibi.  Allahaşkına bu sıkıntılar ne zaman bitecek? Umutlarımız birer birer tükeniyor. Ya doğru dürüst birşeyler yapın! Ya da doğru dürüst birşeyler yapın! Çünkü başka seçeneğiniz yok. Her şeyi doğru yapmak zorundadır devlet. İnsanların gidecek başka yeri, kapısı yok. Sürekli yapılan bu yanlışların bedelini vatandaş olarak biz yaşıyoruz. ‘’Tedbir alacağız’’ alınmıyor, ‘’daha sıkı denetleyeceğiz:’’ denetlenmiyor. Bir kere de hatanızı kabul edin ne olur. Herkes atını istediği gibi oynatıyor. Birileri rant sağlayacak diye. Bir gün sıra bize de gelecek mi? diye düşünmekten kendimizi alamaz olduk. Nedir bu tarikat yurtları ne öğretir? ne verir? Şimdiye kadar gördük öğrettiklerini, verdiklerini. Bizim okullarımız var. Medeni Atatürk çü öğretmenlerimiz var. DAHA NE İSTERIZ Kİ? Bu üzücü, olumsuz durumlar nereye kadar sürecek? Aslında bu yurtlara çocuklarını gönderen zavallılara sormak istiyorum; çocuklarınıza ne kazandırıyor buraları? Sonunda o zavallı çocuklar hayatlarıyla ödüyor bedelini? Hiç soruyor musunuz çocuklarınıza, onları buraya gönderirken? Belki de zorla gönderiyorsunuz. Öyleyse size söylenecek tek sözümüz; YAZIK OLDU, BEDELİNİ ÇOCUKLARIMIZ AĞIR ÖDEDİLER… ŞİMDİ MUTLU MUSUNUZ BU SONUÇTAN???

    Bize, Atatürk ilkelerine sadık kalmaktan başka yapacak bir şey kalmıyor kapatın gitsin hepsini. Çocuklarımız ne zaman çocuk olacak? Ne zaman çocuk olarak değerlendirilecek? Bu çocuklar neden baş edemeyecekleri işlerle baş etmek zorunda bırakılıyor?  En azından açılmayan, açılamayan yangın merdivenleri, kapıları gibi.  Her şeyin bir çözümü olmalı. Eninde, sonunda ölüm olmayan, sonu ölümle bitmeyen.  Ülkemizde sonu ölümle bitmeyen hiç bir sorun çözüm masasına yatırılmaz. Hatta ölüm olsa da yatırılmaz ya! Ne olur daha fazla tükenmeden sabrımız, daha fazla yazık olmadan çocuklarımız SESİMİZİ DUYAR MISINIZ?

SÖZÜN KISASI…

 

08.12.2016
Bu yazı 762 defa okundu.

Diğer Yazıları