YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

“ KAHRAMAN TÜRK KADINI !

SEN YERLERDE SÜRÜNMEYE DEĞİL, OMUZLAR ÜSTÜNDE YÜKSELMEYE LAYIKSIN:”

Yıl 17 Mart 1923..                                       

Atatürk Tarsus'da..

Trenden inen Atatürk şehre doğru yürüyor.

Tarsus'lular sabahın erken saatlerinde istasyona gelmişler, Atatürk'ü bekliyorlar..

Atatürk, yol  boyunca kendisine sevgilerini gösteren Tarsusluları  gülerek selamlıyor..

Her şey  yolunda gidiyor, Atatürk mutlu Tarsuslular mutlu..

Derken ..

Çete giyisili bir kadın kalabalığın arasından atılarak Atatürk'ün yolunu keser ve ayağına kapanır.

Çete giyisili kadın gözyaşları içinde haykırır !

“BASTIĞIN TOPRAĞA  KURBAN OLAYIM PAŞAM !”

Atatürk şaşırır, kadını yerden kaldırmak için eğilir, işte tam o sırada birisi Atatürk'ün kulağına fısıldar:

“PAŞAM BU KADIN KURTULUŞ SAVAŞINDA ÇEPHELERDE  ÇARPIŞMIŞ  ADİLE ÇAVUŞTUR.”

Atatürk , irkilir, duygusallaşır ve o masmavi gözlerinden yaşlar boşalırken, güneşten yüzü yanmış kadının ellerinden tutup ayağa kaldırır ve ona şöyle seslenir:

“KAHRAMAN TÜRK KADINI !  SEN YERLERDE SÜRÜNMEYE DEĞİL, OMUZLAR ÜSTÜNDE YÜKSELMEYE LAYIKSIN “

……………………………………………………………….

Yıllarca  önce İstanbul'da gazetecilik yaparken bir ara izinli olan arkadaşımın yerine adliye muhabirliği yaptım.

İlgimi çeken dini nikahlı yaşadığı kocasını bıçaklayan iki çocuk annesi bir kadının yargılandığı duruşmaydı.

Hiçbir yasal güvencesi olmadan sadece dini nikahla bir adamla yaşamayı göze almış ve iki çocuk doğurmuş bir kadının duruşmada verdiği ifade ülkemizde kadına verilen değeri ortaya koyuyordu.

Kadın, kocasını bıçaklamıştı, hakim sordu o yanıtladı:

“HAKİM BEY, KOCAM EVE GELDİĞİNDE GENÇ BİR BAYANLA  RESMİ NİKAHLA EVLENECEĞİNİ SÖYLEDİ. BEN NE OLACIĞIM DİYE SORDUĞUMDA  BANA DA BAKACAĞINI SÖYLEDİ. BEN ONA YILLARCA RESMİ NİKAH YAPSIN DİYE YALVARDIM; AMA O YAPMADI.”

Hakimin,”niye bıçakladın ?” sorusuna da,”BEN ONA YILLARIMI VERDİM, O BENİ SOKAĞA ATIYOR. SÖYLEYİN HAKİM BEY BU YAŞTAN SONRA BENDEN O..PU OLUR MU ?”

İki çocuk anası o kadıncağız şimdi yaşıyor mu yaşamıyor mu bilmiyorum;ama söyledikleri  hala yürek yakıcı..

……………………………………………

Geçtiğimiz  Pazar günü forma gittim, dönüşte Bihter Bilir öğretmenim ve Fiiliz hanım kahve içiyorlardı.

Bihter öğretmenim beni davet etti ve “KADINA ŞİDDETE VE KÜÇÜK YAŞTA EVLİLİĞE HAYIR” kampanyasını imzalamamı istedi. İmzaladım ve “hocam işiniz zor”dedim. ”Hayır”dedi. ”Erkeklerden yana değil, hemcinslerinizden yana” dedim. ”Doğru söylüyorsun, demin bir hanıma teklif ettim imzalamadı.”dedi.

Aşağıdaki metin Türk Kadınlar Birliği  Aydın Şubesi  Yönetim Kurulu'nun facebook paylaşımıdır.

Türk Kadınlar Birliği Aydın Şubesi ve Efeler Belediyesi Birlikteliği ile KADINA KARŞI ŞIDDETE FARKINDALIK YARATMAK AMACIYLA Kent Konseyi Kadın Meclisi organizesinde Turuncu Etkinlikler Kapsamında Uğur Mumcu Parkı süslenmiştir.  Türk Kadınlar Birliği Yönetim kurulu ve üyelerinin günlerce emek vererek sadece el işlerinden oluşan objelerle yaptıkları çalışmalar Flaş Gazetesi tarafından görmezden gelinmiştir. Gazetenizce yapılan konuyla ilgili haber Aydın'da 1993 yılından beri yaptıkları çalışmalarla kamuoyu oluşturan ve toplumda ses getiren köklü kadın derneğimizin yönetim kurulu ve üyelerini derinden üzmüştür. Kadın emeğine Saygısızlık olarak gördüğümüz ve basın etiğine yakışmayan, verilen emeği görmezden gelen bu anlayışı esefle kınıyoruz.

TÜRK KADINLAR BİRLİĞİ YÖNETIM KURULU

………………………………………………………………….

26 Kasım Perşembe günkü Gazete Flaşa baktım, anımsansın diye de Gülcan Bilir arkadaşımızdan yazıma monte etmesini istedim.

1.sayfada 4 ve 2 sütün üzerinden, 11.sayfada da Burak Gül ve Hüseyin Çetinkaya arkadaşlarımızın haberleriyle oldukça değerlendirmişiz. Bunu yapmak bizim gazetecilik görevimizdir, ödül de beklemedik, teşekkür de, görevimizi de yerine getirdik.

 

TÜRK KADINLAR BİRLİĞİ AYDIN ŞUBESİ YÖNETİM KURULU ÜYELERİ hanımlar, elinize sağlık, Turuncu etkinlikler kapsamında Uğur Mumcu Parkı'nı süslemişsiniz, bezemişsiniz, günlerce emek vererek sadece el işlerinizden oluşan objelerinizi görmemişiz, görememişiz, bu ihmalimiz tüm yönetici hanımları üzmüş, buraya kadar haklısınız diyebiliriz; ama KADIN EMEĞİNE SAYGISIZLIKLA  suçlarsanız BURADA DURUN ! deriz; çünkü YARGISIZ İNFAZ YAPIYORSUNUZ DERİZ.

Yaptığınız SÜSLEMELERİ görmezden geldiğimizi nereden çıkarıyorsunuz ?

Biz göremediysek, bunu daha çağdaş bir yaklaşım ve uyumlu iletişim döngüleri içinde bizimle paylaşamaz mıydınız ? Örneğin, Gazete Flaşa gelebilirdiniz, çaylarımızı içerken dalgınlığımız için özür dilerdik ve başka etkinliklerinizi duyurmak için köprü kurmuş olurduk. öyle değil mi hanımlar ?

Örneğin, bir süre önce ben Zuhal hanıma etkinliklerinizi Gazete Flaşta değerlendirmek için öneri de bulunmuştum. Bu önerim hala geçerli; ama yargısız infaz kılıcınızı bir hamlede boynumuza vurarak salt süslemelerinizi görmedik, göremedik diye nedenini bile öğrenmeye gerek duymadan bizleri kadın emeğine saygısızlıkla ,basın etiğine yakıştırmamakla suçlayarak, bu saydıklarınız sanki bizim düşünce yapımızmış, anlayışımızmış gibi ESEFLE kınıyorsunuz.

Peki bu İNSAFSIZLIK  değil mi ?

Bakış açımızı değiştirirsek, örneğin: ben diyorum ki, SİZLER GAZETE  FLAŞ' ı önemsiyorsunuz, haklısınız, beklediğinizi göremediğiniz için de küstünüz, öfkelendiniz. Haklısınız et tırnaktan ayrılmaz ki..

Atatürk 'ün kadına ne denli değer verdiğini ve benim meslek yaşamımdaki bir deneyimimi sizlerle paylaşmamın mesajını anlamış olduğunuza inanıyorum.

 

01.12.2015
Bu yazı 2013 defa okundu.

Diğer Yazıları