YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

“POLİTİKA DEMEK;

KAZIĞI ATARKEN SÖYLEDİĞİN NUTUKLARI, KAZIĞI YİYENLERE ALKIŞLATMAK”

 

                ÇETİN ALTAN

 Delikanlılık yıllarımız, bir grubumuz var nereye gitsek birlikte gidiyoruz…cebimizde kaç paramız varsa kuruşunu saklamadan ortaya koyuyoruz…

Şimdiki Gar Gazinosunu o yıllarda rahmetli İhsan Adalıoğlu abimız çalıştırıyor, lokantanın işleyişinden de Marmara Bira hanesinin sahibi Metin'in babası yine rahmetli Abdullah abimiz sorumlu…

Aydın o zaman daha küçük, daha derli toplu, neredeyse herkes birbirini tanıyor, böyle olduğu için de kimse kolay kolay bir başkasına yanlış yapmıyor, yapamıyor..

Duyduk ki Gar Gazinosuna Çetin Altan, Behice Boran, Mehmet Ali Aybar, Sadun Aren hoca gelmişler…

Gazinonun kapısından sessizce giriyoruz, evet oradalar, bir masanın etrafına toplanmışlar, sessizce onların masasına yakın bir masaya oturuyoruz. Abdullah abi yanımıza geliyor, istediklerimizi söylüyoruz. Görünüşte rakı içiyoruz; ama hiç sesimiz çıkmıyor,  aramızda bile konuşmuyoruz; çünkü onları dinliyoruz, Çetin Altan'ın sesi gırtlaktan çıkıyor.

İhsan Adalıoğlu abimiz bir de komünist Rıza dedikleri bir abimiz de onlarla.Çok rahatlar, 40 yıllık arkadaş dost gibiler. Bir ara İhsan abi bize bakıyor ve Abdullah abiye sesleniyor:

-Abdullah bey gençlere yardım eder misiniz ? şaşırıyoruz, masamızda bize yetecek mezemiz var. Abdullah abi; ”Bakıyorum İhsan bey” diyor ve bize doğru geliyor, merakla ona bakarken bize  göz kırpıyor.

Biraz sonra garson;ama abi dediğimiz insanlar bizim masayı yeniden donatıyor.

Kulaklarım onlarda, saatler ilerliyor, sosyalizm gibi sözcükler duyuyorum. Nedir sosyalizm, Karl Marks, Engels, Lenin, Stalin gibi sözcükler beni iyiden iyiye etkiliyor.

 O yıllarda Çetin Altan, Behice Boran, Mehmet Ali Aybar, Sadun Aren hoca birkaç kez daha Aydın'a geldiler, her gelişlerinde bir şeyler bıraktılar, temel taşımız oldu o deneyimler…

 Çetin Altan, Milliyet'te çalışıyor, bir arkadaşıyla Cağaloğlu'ndan çıkıp yürüyerek Karaköye geçip, Kadıköy vapuruna binecekler.. yanlarında Miilliyet'in baskı bölümünde çalışan birisi daha var. Çetin Altan yol boyu hem sigarasından bir nefes alıyor hem de sosyalizmin faydalarını anlatıyor, derken Karaköy'deki Kadıköy iskelesine giriyorlar. baskı bölümünde çalışan o arkadaş, ”Çetin abi bir şey soracağım “ diyor. Çetin Altan'da ,”Sor” diyor. Arkadaş soruyor: ”Çetin abi sosyalizm geldiğinde benim çıkarım ne olacak ?”

Çetin Altan boylu boyunca iskelenin ahşap zeminine uzanıyor…

Çetin Altan…Türkiye'de ilk kez 1965 yılı seçimlerinde 15 sosyalist milletvekili TBMM girdi.

Çetin Altan'ı öldüresiye dövdüler.. dokunulmazlığını kaldırdılar, sonra iade ettiler.

Ve aradan yıllar geçti, İstanbul'da Akşam da çalışırken tanıştım. Anılarımı paylaştım, orada da fırsat buldukça ziyaret ettim..

Ve artık Çetin Altan yok…Ondan geriye kalan, özgürlük uğruna harcanmış bir yaşam, bir göz

Kitaplar…kitaplar…kitaplar…

 

23.10.2015
Bu yazı 1965 defa okundu.

Diğer Yazıları