YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

“YOKLARIMIZIN” BİLE YARIM YAMALAK OLDUĞU BİR TOPLUMUZ

 

NEYE İNANDIĞIMIZIN BİLE FARKINDA OLMADAN KENDİMİZE  DİRENİYORUZ !

Eğitim  yok;çünkü  MİLLİ si  gerçek değil,

Okumak  yok;çünkü,duyduğumuza  inanmak,onu gerçek kabul etmek işimize geliyor..

Sorgulamak  yok;çünkü merak etmek gibi sorumluluk  içeren bir sorumluluğumuzun olduğunun  farkında olmak istemiyoruz  ve  sorgulamak genişledikçe algı kapasitemizin üstüne çıkarak, doğru bildiğimiz  bir çok inancımızla yüzleşmemizden korkuyoruz.

Merak etmek yok;çünkü bir şeyin nasıl olduğunu merak ettiğimizde belleğimizde  sorular belirmeye başlar,bu da bize uygun değil;çünkü atalarımız bize “ İNSANIN BAŞINA NE GELİRSE MERAKTAN !” geliri öğrettiler.

…………………

Bir tarihte  Doğu”da bir ilin köylerinden birine gitmiştim.Beni köy odasında konuk ettiler.Odaya gelen herkes önce” selamunayelküm “dedikten sonra oturacak bir yer buluyordu.Biri daha geldi,selam verdi,oturanlar ona,Âleykümselam fenerli” dediler.

Beklemeye başladım,daha  bir çok kişi geldi;ama lakapla hitap eden olmadı.

Merak ettim,sordum:

-Bu köyde bir tek fenerli bu arkadaş mı var,geri kalanlar başka takım taraftarları mı ?

Önce yüzüme bir garip baktılar,sonra senkornize bir şekilde güldüler.Daha çok merak ettim.

-Niye hep birlikte güldünüz ? diye sordum.Yine güldüler ve içlerinden orta yaşta birisi,Nasrettin hoca  ya da temel fıkrası anlatır gibi anlattı:

“Bizim köyde takım  tutmak pek yoktur,o arkadaşa fenerli dememizin nedeni şudur.Arkadaşımız  bir süre önce evlendi,düğün bitti gerdeğe girdi.Fazla değil iki gün sonra bütün köy çalkalanmaya başladı,”

-Niye,neden ?

“hele dinle de anlatayım.Bizim arkadaş gerdeğe girdiğinde yorganın altında debelenip duruyormuş.Karısı da ne yaptığını merak ediyormuş,adam yorganın altında,bir şeyler yapıyor;ama ne ? karısı dayanamımış yorganı tamamen açmış,bir de ne görsün adamın elinde pilli bir fener..(Ula o fenerle ne yapıyorsun ?) diye sormuş.Bizim arkadaş kan ter içinde,utanmış,sıkılmış;ama karısının sorusuna da cevap vermiş:”şimdiye kadar hiçbir kadınla beraber olmadım,o şey nasıldır görmedim,onu merak ettim” demiş.” Tabi,gelin ertesi gün,gerdek gecesinin nasıl geçtiğini merak edip soran herkese olayı anlatmış.O günden beri bu arkadaşımızın adı FENERLİ dir.Kayınpederi de,kaynanası da,kaynı da ona “FENERLİ” diye hitap ederler.”

Merak etmenin sonucu:ölünceye kadar adın FENERLİ….

………………………………

Başka ülkelerde yaşayanlar,”BİRİSİ YAPTIĞINA GÖRE BEN DE YAPABİLİRİM” diye düşünerek hareket eder,bizde”NASIL OLSA BİRİ YAPMIŞ,BENİM YAPMAMA GEREK YOK”  diye düşünülür.

 Ensar  Vakfı”nda  görevli bir öğretmen 10 erkek öğrenciye tecavüz ediyor,tutuklanıyor Aile ve Sosyal Politikalar,Milli Eğitim Bakanı,hatta Başbakan  dahil bir çok kişi tecavüze uğrayan çocuklarla  ilgilenmek yerine,Ensar Vakfı”nı savunuyorlar. Niye,Neden,Niçin ?

Üstelik tutuklanan öğretmen,10 yaşından beri erkeklere ilgi duyduğunu itiraf ediyor.Acaba o 10 yaşındayken kendisine din dersi veren öğretmeninin tecavüzüne mi uğradı,sonra da alıştı ?

Sakın,onun tecavüz ettiği öğrencisi de yıllar sonra aynı suçtan tutuklanmasın ?

Sadece o mu ?  Artvin,Sinop,Elazığ,Çorum ve daha bilmediklerimiz.Hani Kur”an da günah olduğu yazılıydı ? siz Lut kavminden mi geldiniz ?

Ensar vakfını koruyup,çocukları ateşe itenler,aslında bir bakıma çıkarlarını düşünerek böyle davranıyorlar;ama ne acıdır ki itiraf etmeselerde inançlarını sorgulamak durumunda kaldıklarını ortaya koyuyorlar.Yanlışa inanmak gerçekleştiğinde,doğruya inanmak bir insanın o inancıyla ilgili yarattığı her kalıbı kırması anlamına gelir ki bunu göze alabilecek bilinçli  insan çok az..

Hep merak ederim,niye bu tür tecavüz olayları  din adına kurs,eğitim veren yerlerde olur ?

Şimdi diyelim ki,tecavüze uğrayan çocuklar,kimseye bir şey söylemediler ve yaşamları bu sapık ilişki içinde sürdü,o zaman onlar da büyüdüklerinde “BU BİR GELENEKTİR,BİZ DE BU GELENEĞİ SÜRDÜRMELİYİZ!” diyerek eğitim verecekleri erkek  çocuklarına tecavüz ederek bu döngüyü sürdürmeyecekler mi ?

Eğer bu sapık ilişki gerçekten geçmişten beri süre geliyorsa,mutlaka örgütlü bir  alışkanlığa dönüşmüştür.

Durum böyle ise,bu sapıklığın aslında olmadığını,bunu dinsizlerin,ataistlerin,hatta Cumhuriyetçilerin dini ve hocaları karalamak için iftira ettiklerini söylemek onlar için en kolay savunma biçimi olur.

Eğer olaya bu pencereden bakarsak,Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu doğruyu söylemiş oluyor.”BİR KERE İLE BİR ŞEY OLMAZ,ALIŞIR GİDERSİN !”

 

28.03.2016
Bu yazı 1536 defa okundu.

Diğer Yazıları