YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

ACIDAN GEÇMEK ?

Olur ya farkında olmadan elinizi, kolunuzu, bacağınızı ya da başka bir organınızı yakabilir,

kesebilirsiniz. Böylesi  durumlarda hissettiğiniz acıdan daha baskınını yaratırsanız,bir öncekinin acısını unutursunuz.

Örneğin, parmaklarınızdan birisini mi kestiniz, canınız yanarken, öteki parmaklarınızdan birini ya daha derin kesin ya da ateşe tutun. Yeni yarattığınız acıdan kurtulmak için bu kez onu unutturacak daha şiddetlisini yaratın.

İstesek de bunu yapamayız; çünkü canımız tatlıdır; ama zihinsel ve bedensel olarak kabullendiğimizde dayanma gücümüz artabilir.

12 Eylül faşizminde akla gelmedik işkenceleri gören bir ağabeyimiz,yayınevine gelen bir yazarın,’Abi çok işkence ettiler.Filisten askısına çektiler.Falakaya yatırdılar,ayaklarımın altı patladı.’deyince  dayanamadı ve gömleği ile birlikte fanilasını çıkardı.Sırtı bir kalbur gibi delik,delikti sanki.Sırtında iki parmak genişliğinde boş yer yoktu,tamamen sigara yanıklarıyla doluydu.Biz,dehşet içinde ona bakarken,gürledi:’oğlum,falaka,Filistin askısı hikaye,geceler boyu hiçbir şey sormadan başıma dikildiler,kibritle yaktıkları sigaralarını sırtıma bastırarak söndürdüler. İşkence yaptıkları karanlık  odayı yanan etimin kokusu sardı. Canımın yanmasından zevk almasınlar diye dişlerimi sıktım,bağırmadım; ama bir süre sonra acıya dayanamayıp bayıldım. O zaman ara verdiler. Uyandığımda sırtım yangın yeri gibiydi. Sen falakadan, Filistin askısından söz ederek işkence edebiyatı yapıyorsun. Ben şu ana kadar kimseye göstermemiştim bile.’

Umudumu henüz yitirmedim, yitirmeyeceğim de, yoksa  avazım çıktığı kadar bağırabilirim.

GÖZÜN AYDIN ,TÜRKÜYLE, KÜRDÜYLE, LAZIYLA, ÇERKESİYLE, RUMUYLA , ERMENİSİYLE TÜRK MİLLETİ..ARTIK  ACILARA DAYANABİLİYORSUN (!)

ORDUNLA, SİYASİLERİNLE, SEÇMENLERİNLE, DİN ADAMLARINLA, İŞ ADAMLARINLA, ŞEHİT HABERLERİNİ  SOĞUK KANLILIKLA KARŞILAYABİLİYORSUN.

‘ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR’ sözünde olduğu gibi ateş düştüğü evi yakıyor, anaların, bacıların, eşlerin, evlatların feryatları gök kubbeye yükseliyor ve film seyreder gibi seyrediyoruz.

12 Eylül faşizminin insanlara yaptığı işkenceleri niye yazmış olabilirim ?

O günlerde başlangıçta tepkiler vardı, sonra giderek alışıldı, canı yanan canının yandığıyla kaldı. Cezaevlerinde ömür tüketenler tahliye edildikten sonra iç organlarındaki tahribatlar yüzünden uzun süre tedavi gördüler; ama denge bir kez bozulmuştu, göçüp gittiler.

Neredeyse hergün şehit haberleri alıyoruz, göğüs göğse savaş olsa eyvallah, kalleşçe, arkadan vurmacasına, kardeş gibi görünüp kalleşlik  yaparak; çünkü bu onların genlerinde var, mertlik nedir bilmezler, bunu da korktuklarından yaparlar, yüzyıllardır birlikte yaşadıkları işlerine geldiğinde  kardeş, gelmediğinde TC dediklerini arkadan vurarak.

Kuklaları oynatan kuklacıları hala göremedin mi ?

Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı araştırırsan, ABD’sini,İngiltere’sini, Arabanı, kısacası kanını emmekten, canını almaktan bıkmayan emperyalizmi görebilirsin..

 

 

28.09.2016
Bu yazı 765 defa okundu.

Diğer Yazıları