YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

ALIŞKANLIKLARIMIZIN YAŞANTIMIZA ETKİSİ

Otomobil kullanmasını,bisiklete binmesini,yüzmesini ve daha birçok şeyi bilinçli olarak öğreniriz,bu öğrenmenin eğitimsel anlamda bir sıralaması vardır.Öğrendiklerimiz bilinçaltımıza giderek alışkanlığa dönüşür.Örneğin:sürücü ehliyeti alacağımız zaman bize verilen bilgilerin sıralamasına göre davranırız. Ne demişti hocamız ? önce oturduğun koltuğu,iç ve dış dikiz aynalarını ayarla,emniyet kemerini bağla,vitesi boşa al,motoru çalıştır,debriyaja bas,1.vitese tak,iç-dış aynalarla dışarıyı gözlemle,sol ayağını debriyajdan kaldırırken,sağ ayağınla yavaş yavaş gaz pedalına bas ve yürü.. Başlangıçta bilinçli olarak öğrendiğimiz bu bilgiler,fazla değil beş ya da altı ay içinde alışkanlığımız olur ve otomatik olarak araba kullanmaya başlarız…yani sıralamayı yine aynı yöntemle uygularız,ama çoğunlukla farkında bile olmayız..

Çocukluk yıllarında denize girmek için Kuşadası ya da Didim”e göndermezdi ailem,o nedenle Aydın”ın kuzey-batısından,doğusuna doğru akan Tabakhane çayı ve Pınarbaşı”ndaki yüzme havuzları bizim dünyamızdı.sabahın erken saatlerinde evden çıkar gün batarken dönerdik.Yüzme havuzları ilgimi çekerdi;ama boyumu aşan suda yüzemediğim için küçük havuzu tercih ederdim,ama aklımda hep büyük havuzda yüzmek kalırdı. Yüzme takımında Güven Mıhçı ağabeyimiz vardı,birgün ona,”Güven abi bana büyük havuzda yüzmeyi öğretir misin ? “diye sordum.Rahmetli,”tamam,öğretirim.” dedi ve beni havaya kaldırarak büyük havuza attı,neye uğradığımı şaşırmıştım,ben suda debelenirken Güven abi,arkasını dönmüş arkadaşlarının yanına gidiyordu… O günden sonra çok kısa sürede yüzme takımına girerek yarışmalara katılmış,su-topu takımında oynamayı başarmıştım.O gün bugündür de yüzmeyi çok severim,uzun bir süre yüzmesem bile,suya girdiğimde bedenim kendiliğinden yüzme şeklini alır.Bu kural salt benim için değil,yüzmesini bilen herkes için geçerlidir.

Yeni bir bilgiyi beynimiz bilinçli olarak işler,sonra da bu bilgiler bilinçaltımıza geçerek otomatiğe bağlanır.Yani aldığımız o bilgileri kullanırken,bilinçli olarak sıralamasını izlemeyiz,sadece yaparız. Nasıl mı oluyor ? Şöyle oluyor… Yürümeyi düşünün..yürürken hangi ayağınızla adım atacağınızı düşünüyor musunuz ? Elbetteki hayır;ama isterseniz deneyin.. Önce bulunduğunuz yerde yürüyün,yürüyüşünüzü gözlemleyin,oturun. Sonra kalkın,tekrar yürümeye başlamadan önce,kendinize komut vererek yürümeye çalışın. Yani şöyle,ayağa kalkın ve kendinize şu komutu verin:”Şimdi sağ ayağımı atıyorum” bunu söylerken sağ ayağınızı kaldırın ve atın,sonra,”Şimdi sol ayağımı kaldırıyorum ve adım atıyorum.”bu sözcükleri tekrarlayarak yürümeye çalışın.Komuta dayalı bu yürüme eyleminiz fazla değil,üç-beş adım sonra size gerçekten ağır gelecek ve böyle yürümekten vazgeçececeksiniz.

Öğrendiklerimizin bilinçaltı kayıtlarımıza girerek alışkanlığa dönüşmesi sadece vermiş olduğum bu örneklerle sınırlı değildir.Ve bazı alışkanlıklarımız giderek bağımlılıklarımızı oluşturur. Sigara, Uyuşturucu, Alkol, Kumar, Seks, Korkular, Daha bir çok şey… Alışkanlıklarımızın yaşamımızı biz farkında olmadan nasıl yönettiğini anlamamız için kendimizi gözlemlememiz gerekir. Paylaştıklarımın daha iyi anlaşılabilmesi için isterseniz şu programı uygulaya bilirsiniz.

“bugünden başlayarak hergün …………………………………saatleri arasında BİR saat hiç konuşmayacığım. Müzik dinlemeyeceğim.” Bir saat konuşmamayı,müzik dinlememeyi başarabilirseniz bir saati dakika olarak,70,75,80,85,90 dakika olarak uzatmanız gerekecektir.Bu deneyimi yaşarken konuşma isteğinizin geçen her dakika içinde sizi nasıl zorladığını bilinçli olarak gözlemlediğinizde,sızi sınırlayan kalıplarınızı nasıl kıracağınıza dair ön deneyimleri öğrenmiş olacaksınız ki bu da size kendi yarattığınız sınırlarınızı kaldırarak özgürlüğe giden yolu gösterecektir.

30.09.2015
Bu yazı 957 defa okundu.

Diğer Yazıları