YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

ALTIYÜZ YILDIR SÜREN BİR GELENEK

Karaburun Belediyesi altıyüz yıl önce başlayan Kırkım Şenliği’nin bu yıl altıncısını düzenledi.

Bu yılkı şenlik kutlamalarının ilginç yanı,yine altıyüz yıl önce Karaburun’da Şeyh Bedreddin’in müritlerinden Börklüce Mustafa’nın başlattığı  isyanın altıyüzüncü yılına denk gelmesiydi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi,1416 yılında başlayan Börklüce Mustafa önderliğindeki ayaklanmanın altıyüzüncü yılı olan 2016 yılını ‘Börklüce Mustafa Yılı’ ilan  etmesiyle  birlikte, kendisine bağlı İzmir Akdeniz Akademisi’nin ’ULUSLARARASI  BÖRKLÜCE MUSTAFA SEMPOZYUMU’ düzenlemesi ilgi çekti.

02/05  Haziran tarihleri içinde  Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yapılan sempozyuma yerli,yabancı 60 bilim insanın katılmış olması,yeni görüş ve bilgilerin bir araya gelmesine ortam hazırlamış oldu.

İzmir Akdeniz Akademisi yetkilileri,sempozyumla ilgili tebliğlerin  yılbaşına kadar kitap olarak hazırlanabileceğini belirtmeleri,bu konuda bilgi edinmek isteyenlere ayrı bir kaynakça olma özelliği taşıyacak.

XXX

05 Haziran Pazar sabahı,Mordoğan’da  Kırkım Şenliği’ne gitmek için araba bekliyorum.Saat:10’da otobüsün geleceğini söylemişlerdi;ama henüz bir hareket yok.Tedirgin oluyorum ve Karaburun Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ın sekreteri Dilek hanımı arıyorum.

-Merhaba Dilek hanım,Mordoğan’da  otobüs bekliyorum;ama henüz gelen-giden yok..

-Merak etmeyin Atilla bey,bir iki dakika içinde otoakbüs orada olacak.

Gerçekten de Dilek hanımın dediği gibi otobüs geldi;ama daha kapısına yanaşamadan şenliğe gidecek insanlar otobüsü kuşattılar…

Mordoğan’dan hareket ederek Karaburun’a doğru yol alıyoruz,otobüste ayakta gidenler de var.Daha önce gidenlerden birisine soruyorum:

-Ne kadar yolumuz var ?

-Mordoğan-Karaburun arası 20 km dir.Biz,13-14 km daha dağa tırmanacağız,yani toplam 35 km yol yapmış olacğız.

Otobüsün arka koltuğundan aşağıyı seyrediyorum döne döne çıkıyoruz,çıktıkça Karaburun küçülüyor…Keçi ağıllarının bulunduğu bir düzlükte otobüs duruyor,merak edip soruyorum.

-Neden durduk ?

-Motor hararet yaptı,5-10 dakika içinde hareket ederiz…

Çevreye bakıyorum,her taraf  kayalık,makilik, taşların,kayaların rengi gri,üzerlerinde de açık-koyu yeşil renkli yosuna benzeyen bitkiler var,yıllar önce Demiköprü’de  benzerlerini görmüştüm,sorduğumda uranyum gibi bir şeyler söylemişlerdi.

Otobüsümüz hareket ederek tepeye doğru tırmanmasını sürdürdü..

Sivri bir tepeden duracağımızı düşünürken krater ağzına benzeyen kayalarla çevrili  ova benzeri bir yerde durduk.

KAVAKLIKUYU MEVKİİ

Adı böyleydi;ama Kavak ağacı yoktu…

Enaz 15 kişinin el ele tutuşarak çevresini sarabileceğini düşündüğüm ulu bir Çınar ağacı vardı.

Çınar Ağacı öylesine  heybetliydi ki,dallarının  uzunluğu ve boyunun  gökyüzüne doğru yükselişi  ilgimi çekti.İstanbul’da da Çınar ağacı görmüştüm;ama böylesine,heybetli ve sağlıklısını görmemiştim.Otobüsten iner inmez hemen gidip o yörelerdeki yaşlılardan birilerine sordum.

-Bu çınar ağacı kaç yaşında olabilir ?

-Bana göre 1500

-Ya siz ne diyorsunuz ?

-Yok canım 1500 olmaz;ama 1000 yaşında olduğu kesin.

-Nereden biliyorsunuz kesin  olduğunu ?

-Elbette kesin kes bilemem;ama bu ağaca dair çok şeyler duyduk…

Karaburun Belediye Başkanı Ahmet Çakır bu konuda ne der diye sordum.

-Başkanım,size göre bu Çınar ağacı kaç yaşında olabilir ?

-Bin yaşında olmasa bile 800 yaşında olma ihtimalı çok fazla..

Çevreyi dolaşmaya çıktığımda,şölen alanındaki otobüs ve özel araba sayısı giderek artıyordu.

İzmir’in dışında,Manisa,Balıkesir,Muğla,Kütahya,Uşak,Aydın,Ankara,Eskişehir,Antalya  plakalı arabaları görüyordum.Özellikle,Kütahya,Ankara,Uşak v Antalya plakalı arabalardan inenlere sordum,bazları daha önce,bazıları da tavsiye üzerine gelmişler.

Karaburun Belediyesi tam bir profesyonellik içinde düzenleme yapmış.Bir bölümde yemek dağıtımı yapılıyordu,bir bölümde ayran,limonata,su,bir bölümde de dondurma ikramı yapılıyordu.

Konuklar,önceleri aç,susuz kalırım düşüncesiyle kuyruklar oluşturarak öne geçme çabası içindeyken,sonradan her şeyin bol ve devamlı olduğunu gördüklerinde rahatladılar.

Karaburun Belediye Başkanı Ahmet Çakır,açılış konuşmasında,Kırkım Şenliği’nin geleneksel yapısı hakkında konuklara bilgi verdi.Daha sonra İzmir Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Özer Türer,Kırkım Şenliği’nin  bir imece olduğuna değinerek:

-Yüzyıllar önce sürü sahipleri kırkım mevsimi geldiğinde birbirlerine yardım ederlermiş.Sürüsü kırkılan kişi de konuklarını yedirip içirerek ağırlarmış.Bu ben değil,biz demenin bir başka yöntemidir.Sürü sahiplerimizin sorunlarına çözüm bularak,koyun-keçi yetiştiriciliğini geliştirmekteyiz.’

Bir gece kalabilseydim orada,kökleri kayaların arasından denize inen,dalları yaşama sarılan kollar gibi gökyüzüne uzanan  yüzlerce  yıldır orada yaşayan o ulu çınarın gövdesine ellerimi koyar,gövdemi yaslar onu dinlerdim,kimbilir neler anlatırdı bana…

 

Altıyüz yıllık KIRKIM ŞENLİĞİ  ve  Karaburun Belediye Başkanı Sayın,Ahmet Çakır’la söyleşimize devam edeceğiz..

11.06.2016
Bu yazı 785 defa okundu.

Diğer Yazıları