YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

ATEŞİN YAKTIĞI YER TÜRKİYE

 

‘Ateş düştüğü yeri yakar’

Ateşin düştüğü baba ocakları giderek artıyor..

Doğusundan, batısına, kuzeyinden güneyine  Türkiye yanıyor…

Aydın, şehidi Orkun Alp  Arslan’ı atalarının yanına uğularken ,Bey Cami ve çevresi mahşer yerine  dönmüştü…

Şehid Babası Süleyman Arslan’ı camiye araçla  getirdiler.

Süleyman Arslan, araçtan inerken meraklı  bakışlarla  çevreyi  taradı.

Göz  göze geldik..sanki yüz yıl sürdü…

-Başın Sağ olsun Süleyman..

-Vatan sağ olsun abi..

-……………………………

-Seni iyi gördüm Atila abi…

-Sağ ol Süleyman.

Sarıldık birbirimize, yılların dostluğunu,arkadaşlığını bir kez daha hissettik..

Süleyman’a sarılmak için bekleyen o kadar çok kişi vardı ki..

Çoğu kucaklaştı…

Görevliler,engel olmadılar,bu da bir dostluktu..

Başlangıçta, dostları Süleyman’a sarılmaktan çekiniyorlardı, görevliler engel olur diye.

Sonradan Süleyman’ın çevresinde toplanarak hal hatır sordular…

Süleyman’ın kollarını tutan eller  giderek açıldı…

Vatanı uğruna şehid olan Orkun Alp Arslan’ın tabutu musalla taşına koyulduğunda nöbet tutan Mehmetçiklere baktım…

Yüreğim sızladı…

Şehid Orkun Alp Arslan için düzenlenen program okundu..

Saygı duruşu..

Saygı duruşunun ardından topluca  İstiklal Marşımız  söylenir..

Söylenmedi…Niye ? Programı yapan subaylar bunu düşünemediler mi ?

Vatanı için canından olmuş bir evladımızı  atalarına gönderirken İstiklal Marşımızı  söylemeyeceğiz de ne zaman söyleyeceğiz ? Yazık,hem de çok yazık…

Oysa İstiklal  Marşımız şehid kanlarıyla  yazılmadı mı ?

İstiklal Marşımız olmasaydı, hangi camide cenaze töreni yapılırdı ?

Cenaze namazını kıldıran hoca, şehid olmanının değerini anlatırken,aklıma Kıbrıs’ta askerlik yaparken yaşadığım bir olay geldi.

Rahmetli Rauf Denktaş,Kıbrısa’a çıkarken Rumlar’a yakalanmıştı.Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı’da teyakkaz durumuna geçmişti,savaş çıktı çıkacak bir ortam vardı.

Bölük yemekhanesinde toplandık,bir üsteğmen geldi,şehitliğin mertebelerini anlatmaya başladı.Hepimizin morali bozulmuş, çökmeye başlamıştık;çünkü  biz 80 kişiydik,karşımızda ki düşman gücü yüzlerle teleffuz ediliyordu.Biz pelte gibi olmak üzereyken bölük komutan yardımcısı Ceyhun Fikret Arat Üsteğmenimiz  içeri girdi,biraz dinledi, sonra gürledi:

‘Üsteğmenim siz ne yapıyorsunuz ?  şehitliğin mertebeleri de neymiş,bırakın dersi’ dedi.Ceyhun Fikret Arat komutanımızın bu çıkışı bizi hareketlendirdi.Bize döndü,ve

‘Hepimizin adı Mehmetçiktir.Bizler Mustafa Kemal Atatürk’ün,Attila’nın,Mete Han’ın,tarihe ün salmış Türk Askerleriyiz.Vatan için öldüğümüzde zaten şehidiz;ama şehid olmak için değil,bize emanet edilen Kıbrıs’ı korumak için yaşayacağız.Vatanımız Türkiye’ye,evlerimize,sevdiklerimize kavuşmak için yaşayacağız.Ne mutlu Türküm diyene’

Ceyhun Fikret Arat komutanımızın bu söyleminden sonra hepimiz şahlanmış ve hep bir ağızdan istiklal marşımızı söylemiştik.Ceyhun Fikret Arat komutanım daha sonra Kıbrıs Değiştirme Birliği Komutanı olarak Kıbrıs’a gitmişti.

Hoca şehidliği anlatırken,’Şehid demek şahit demektir,yani olan biteni gören,bilen demektir’ hocanın söyledikleri doğruysa, gencecik evlatlarımızın kimler uğruna,hangi amaçlar için toprağa düştüklerini bilip de  karşı koymayanlar da suçludur.

‘Şehitler ölmez,vatan bölünmez’ sloganlarıyla mı vatan korunacak ?

Türkiyeyi yangın yerine çeviren şehid ateşleri düştükleri yeri sonsuza dek yakacak, ocağına ateş düşmeyen bir iki slogan atıp, cep telefonuyla cenaze töreni hatırası çekecek…

Zamanın da söylemiş,Tevfik Fikret:’GÜLERİZ  AĞLANACAK HALİMİZE’

 

12.07.2016
Bu yazı 814 defa okundu.

Diğer Yazıları