YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

AVUKAT

Her mesleğin ilginç ‘PÜF’ noktası vardır.

Nedir ‘PÜF’ noktası ?

PÜF noktası tanımı yaşamımıza  camcılık mesleğinden girmiştir…

Cam eşya üreten ustalar,bilmem kaç bin derece sıcaklıkta eriyen camı çelik borulara sararak içine hava üfleyerek şekillendirirler.Ürün son şeklini aldığında cam ustası boruyu ağzına götürerek borudan içeri bir PÜF üfler ve ürünü soğumaya bırakır.

Borudan üflenen PÜF olması gerektiği gibi değilse ,ürünün içinde hava kabarcıkları oluşur ve böylece kalite düşer.

Bence her mesleğin PÜF noktası bir tür final sahnesi gibidir,zekice hazırlanmış bir final sahnesi her zaman ayakta alkışlanır…

Birkaç yüzyıl öncesinin İngilteresindeyiz…

Adamın biri cinayet suçuyla tutuklanarak hapse atılır…

Kendisine bir avukat verilir,avukat adama;’merak etme seni kurtaracağım’der.

Adam avukatına güvenir.Duruşmalar başlar;ama ne yazık ki daha ilk duruşmada mahkemeden idam kararı çıkar.

Adam,avukatına bağırır,çağırır ve ‘hani beni kurtaracaktın ?’der.

Avukat,müvekkilini sakinleştirmeye çalışır,’sen merak etme.bu daha bir şey değil’der.

Dava temyize gider;ama mahkemenin kararı bozulmaz ve verdiği karar onaylanır.

Adam ,avukatına ‘hani beni temyizde kurtaracaktın,ne oldu ?’ diye sorar.

Avukat,gayet sakin bir şekilde,’dur daha bu karar Avam Kamarası’nda oylanacak,seni kurtaracağım.’der.

Avam kamarası’na giden dava orada da oylanır,sonuç değişmez:idam.

Daha sonra Lordlar Kamarası’da idam kararını verir,Kraliçe de onaylar ve adamın umutları tükenir.

Kraliçe’nin kararı onaylamasından sonra  darağacı kurulur,adamı sandalyeye çıkarırlar,boynuna ipi geçirirler,adam avukatıyla göz göze gelir,adamın öfkesi bakışlarına yansır,avukat ise hala son derece sakindir,gözleriyle işaret ederek,merak etmemesini onu kurtaracağını anlatmaya çalışır.

Adamın hiç umudu kalmamıştır.

Cellat gelir,adamın altındaki sandalyeyi iter ve adam boynundan asılı olarak ipte sallanmaya başlar.

İnfazı seyretmekte olan avukat,birden yerinden fırlar,kalabalığı yararak darağacına doğru koşmaya başlar,kendisini merakla izlemekte olan celladı bir hamlede geçer ve ipi keserek adamı kurtarır.

Avukatın bu eylemi ortalığı karıştırır,hem mahkum hem de avukat yakalanır.

Avukata bunu neden yaptığını sorarlar ve avukat konuşmaya başlar.

-BU ADAM İDAM MAHKUMUYDU.SİZ DE ONU İDAM ETTİNİZ.ADAMIN ÖLÜP ÖLMEMESİ SİZİ İLGİLENDİRMEZ.KANUNDA  İDAM EDİLİR YAZIYOR.İDAM EDİLEREK ÖLDÜRÜLÜR YAZMIYOR.İDAM GERÇEKLEŞMİŞTİR.

 Avukatın bu savunmasından sonra adamı ikince kez idam etmeyi göze alamayan yetkililer durumu Kraliçeye iletirler.

Kraliçe,zekasından dolayı avukatı kutlar ve adamı affeder.

Bu olaydan sonra,ilgili kanun maddesi değiştirilerek,’idam edilerek öldürülür’biçiminde  yeniden düzenlenir.

Avukat,yasaları ve mesleğinin inceliklerini iyi biliyormuş;çünkü  o ta başından beri final sahnesini yazmış,oynamış…ve sonunda ayakta alkışlanmayı hak etmiş…

01.06.2016
Bu yazı 989 defa okundu.

Diğer Yazıları