YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

AYDIN ‘DA GAZETECİLİĞİN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI (!)

Derler ki,’öğrenmenin ilk adımı merak etmektir.’

Merak duygusu, insanı yaşam içinde sürprizlerle dolu bir yolculuğa çıkarır. Öyle bir yolculuk ki; nereden  nereye gidileceğini önceden kestirmek olanaksızdır…

Terzi kime denir ve terzilik ne zaman başladı ?

Berber kime denir ve berberlik ne zaman başladı ?

Ayakkabıcı,nalbur,kasnakçı,marangoz,demirci,duvarcı,nalbant,semerci.

Say sayabildiğin  kadar,bitmez tükenmez bir akış..

Gazeteci ,yukarıda sıralanan meslekler ve meslek ustalarıyla ilgili haber yazıp,röportaj yaparken  meslek ustalarına,’sizin PİRİNİZ kim ?’ diye ilginç sorular sorarak röportajının ya da haberinin okunma şansını yükseltebilir.

Gazetecilik mesleğinde 10-15 yıl çalışmış olanlar yaşadıkları yerdeki ilginç mesleklerin ustalarının çoğunu tanırlar;ama…

Aydın’ın basın tarihi  ne zaman başlamış ve Aydın’da yetişmiş gazeteciler kimlerdir ?

Bence bir gazeteci nerede yaşarsa yaşasın kendisine ilk soracağı soru bu olmalıdır.

Gazeteci doğmuş olmakla, gazeteci olmak arasındaki en belirgin çizgidir.

İlki,kişinin yaratılışını,ikincisi de gazete çatısı  altında yeteneklerini kullanarak iş yapıp para kazanmaktır.

Yaşadığımız  yerin basın tarihi o yörenin sosyalleşme  sürecinin de başlangıç noktasıdır.Bunu  öğrenmek, gazetecilerini tanımak,o günlere ait belgeler bulmak ve bunları şimdiki zaman dilimi içinde paylaşmak geleceğe ışık tutmaktır.

70 li yıllarda İzmir’de Yeni Asır Gazetesi’nde çalışırken rahmetli  Hayrullah Gülal ağabeyimiz ,

40 yıl önceki Yeni Asır’dan ilginç yazı, makale,duyuru gibi metinleri köşesinde yazardı.Onları  okuyarak eskiye dair bir çok şey öğrenirdik.

Aydın’ın basın tarihini ve gazeteciliğini araştırmak herkesten  önce Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nin  asli görevidir.Şu anda bilinenler kişisel anılardan ve farklı duyumlardan kaynaklanmaktadır.Yaptığım küçük  araştırmalara göre şimdiye dek hiçbir AGC başkanı ve yönetimi bu konuda bir araştırma yapmamıştır;ama cemiyete bina kazandırmak nedense hep ön plana çıkartılmıştır.Binayı buldunuz,içini döşediniz çok güzel peki duvarlardan birisine monte ettiğiniz bir panoya’ Aydın’ın basın tarihi ve yetiştirdiği gazetecileri  işte bunlardır ‘ diye ne koyacaksınız ?

Aydın’da gazeteciliğin dünü araştırılmazsa,bugünü bir boşluk içinde kalarak yarına  ne taşıyabilecektir ?

Acı gerçekte,Aydın Basını ekonomik anlamda bir çıkmaz içinde yaşama savaşı verirken,gazetecilik yapma koşullarının  kuramsal anlamda ağırlaştırılmış olması tam bir çelişkidir.Bu olumsuzlukların olumluya dönüştürülmesi için  birliktelik gerekmektedir;ama gözlemlediğim o dur ki sırt sırta vermek yerine birilerinin düşmesini ve  düşenin kaybedeceği BİK payını paylaşmak  gizli bir niyet durumundadır.

Bu tam bir ‘taşıma suyla değirmen döndürmek’tir.Taşıma suyla değirmenin dönmeyeceği de aşikardır.

Aydın’da başlamış,yetişme sürecini İzmir ve İstanbul’da yaşamış bir gazeteci olarak üzerime düşen görevi yerine getirmek  ve sürekli kılmak için  Aydın Basın Tarihi ve Aydın’ın yetiştirdiği gazeteciler konusunda uzun süreden beri araştırma yapan ADÜ Öğretim Üyesi   Yrd.Doç.Dr.Günver Güneş hocamla yaptığım röportajı sizlerle paylaşacağım.

 

04.08.2016
Bu yazı 1063 defa okundu.

Diğer Yazıları