YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

AYDINSPOR 1966 VE GENEL KAPTAN YÜKSEL SERTÇETİN

Çocukluktan, delikanlılığa geçiş yıllarımızda Aydın’da futbol daha anlamlı,daha etkileyiciydi…

Amatör ruhla,profesyonel mücadele verildiği için miydi?

Aydınspor,Akınspor,Esnafspor,Güneşspor,Hilalspor

Bu takımlar arasındaki ezeli rekabet,o yılların küçük Aydın’ında büyük fırtınalar yaratırdı…

Adnan Menderes Stadının zımpara kağıdı gibi toprak zemini,maç başlamadan yaklaşık bir saat önce itfaiyenin arazözü ile sulanırdı…

Birbirleriyle karşılaşacak olan takımlar saha çıktıklarında sanki Avrupadan gelmiş gibi  ciddi bir duruş sergilerlerdi…

Oysa hepsi birbiriyle arkadaştılar,maçtan önce olduğu  gibi maçtan sonra da yine mekanları olan bir kahvede buluşup sohbet ederlerdi.

Yüksel abi (Sertçetin) Hilalspor’un santrafıydı…

Top geçer,adam geçemezdi…

Yüksel Sertçetin uzunboyu ve soğukkanlı davranışıyla hem ilgi çeker hem de takım arkadaşlarına güven verirdi..Zaten,toptan sonra adam da geçmişse mutlaka gol olurdu…

Yüksel Sertçetin, futbol yaşamını  noktaladıktan sonra Ethem Şahin’in Başkan olduğu dönemlerde ,genel kaptan olarak yöneticilikte yaptı.

Akşamları toplanma yeri  yönetici Oktay Eğin abinin işlettiği Turistik Parktı…

Rahmetli İrfan Sucuoğlu,Selahattin Pehlivanoğlu,İlhan Bülbül,Yüksel Sertçetin,antrenör Fenerbahçeli kaleci Şükrü Ersoy,ya da Beşiktaşlı Kaya Köstepen,Emin Çandarlı gece geç saatlere kadar Aydınsporla başlattıkları sohbetlerini Aydınsporla bitirir,ertesi akşam yine kaldıkları yerden devam ederlerdi.

En hareketli dönemler transfer döneminin başladığı haftalardı…

Futbolcular bir başka takıma daha iyi koşullarda transfer yapmak için olağanüstü bir enerji harcarlardı.Yöneticilerde öteki takımlardaki başarılı futbolcuları Aydınspor’a transfer  etmek için takip ederlerdi.

Oktay Eğin, İlhan Bülbül,İrfan Sucuoğlu, Yüksel Sertçetin genelde transfer komitesini oluştururlardı.

Akşam yemeğimi İrfan abinin  Bir Tat lokantasında bir dostumla iki kadeh rakı içerek yedikten sonra soluğu Turistik parkta alırdım.Onları bir arada kadroyu kurmuş olarak gördüğümde sadece ‘Keşke Eskişehirsporlu…. gibi bir yönetici ve  Beykozlu Cemal gibi  bir futbolcumuz olsaydı, daha iyi olmaz mıydı? ‘ der geri çekilirdim.Eskişehirsporlu yönetici ve Beykozlu  futbolcuyu özellikle seçerdim; çünkü onlarda aynı şeyi düşünürlerdi.

Beklediklerim tek tek ağızlarından dökülürdü.Onları tedirgin etmemek için hiç not almazdım,belleğime kazırdım.

Bir gecede bir haftalık transfer haberini yakalardım…

Onların söylemediği bir şeyi yazmadığım için  de kendilerini savunmak zorunda kalmazlardı.Böylece geçinir giderdik ve bu çalışma yöntemiyle onların projelerinden birisi gerçekleştiğinde benimde  sekiz sütuna manşetim çıkardı..

Şimdi o yıllar geride kaldı.Aydınspor 1966 nasıl kuruldu,yaşama nasıl tutundu,hangi yollardan kimler geldi kimler geçti,kimler hangi bedelleri ödedi,kimler güreş tuttu kimler parsayı topladı.Gizli kahramanlar kimler,vitrine çıkanlar kimler..çok iyi olmasa da hatırı sayılır bir bölümü iyi bilenlerdenim.Bu satırları yazarken aynı zamanda da Aydınspor 1966 nın yaşam filmi kare kare gözlerimin önünden geçiyor ve Genel Kaptan Yüksel Sertçetin’in bulunduğu bir kare,ağaçtan düşen bir yaprak gibi sonsuzluğa uçuyor…

Güle güle Yüksel abi…

Güle güle Hilalspor’un santrafı..

Güle güle Aydınspor 1966’nın neferi…

Seni Beycamiide uğlarken Aydınspor 1923’ün bir çiçeği bile yoktu; ama kader birliği yaptığın arkadaşlarından İlhan Bülbül ağabeyimiz oradaydı…

 

05.10.2016
Bu yazı 789 defa okundu.

Diğer Yazıları