YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

BASIN BAYRAMI-DÜĞÜN-YEMEK VE AYDINLI GAZETECİLER

22 Temmuz Cuma günü ADÜ’de  Basın Bayramı kutlandı…

23 temmuz Cumartesi günü Efeler  Belediye Başkanı Mesut Özakçan’ın oğlunun düğünü vardı

Belediye Başkanı oğlunun düğününe  kimleri davet edeceği konusunda elbetteki özgürdür.

Merak ettiğim, düğüne davet edileceklerin listesini kimin hazırladığı; çünkü belediye başkanı sıradan birisi değildir,sevse de sevmese de,uyması gereken kurallar vardır,uyulması gereken bu kurallar kişisel değil toplumsal kurallardır…

Örneğin: Belediye Başkanı olarak  kişisel ya da kurumsal bir etkinliğe YEREL BASIN’ı  da davet edecekseniz ve hiçbir şey bilmiyorsanız o yerel gazetenin KÜNYESİ’ ne  bakacaksınız.

Davet edilecek ilk  kişi   O GAZETENİN İMTİYAZ SAHİBİDİR…

Bir GAZETENİN İMTİYAZ SAHİBİNİ DAVET EDİP, BİR BAŞKA GAZETENİN İMTİYAZ SAHİBİNİ DAVET ETMEMEK   değişik  anlamlar  taşır.

a-Seni önemsemiyorum.

b-bilmiyordum.

c-danışmanlarım yanlış yapmış.

Bunlar ya da daha fazla gerekçelerin hiç birisi bir belediye başkanının savunması olamaz.

Aydın Sarı Hedef Gazetesi’nin İmtiyaz sahibi olduğu kadar, Süleyman Kasım Şener’de Gazete Flaşın İmtiyaz Sahibidir. Yani Büyükşehir Aydın’ın tanımlanmasında  bir  yeri, bir sorumluluğu vardır.

                                                                                XXX

Basın Bayramı nedeniyle Germencik Belediye Başkanı Ümmet Akın, Aydınlı gazetecileri akşam yemeğine konuk ederek katkıda bulunmuş, güzel bir davranış; ama ..

Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Semra Şener, yönetim kurulundan bazı üyeler ve Aydın yerel basınında çalışan basın emekçilerinden bir grup ayakta, nereye,nasıl oturacaklarını kendilerine gösterecek  bir ev sahibi yok.

Niye ?

Germencik Belediye Başkanı Ümmet Akın’ın yardımcıları, basın danışmanı yok mu ? yemeğe davet edilen konuklara nasıl davranılması gerektiği konuşulmamış mı ? Fotoğrafa bakarsak konuşulmamış…Bu davet akrabalarla birlikte çayır çimende mangal partisi  yapmak değil ki..

Anlaşılan o ki yıllar önce yaşadığım bir olay,  üzerinden neredeyse 20 yıl geçmiş olmasına karşın hala devam ediyor.

Koçarlı’daki Aykim Alüminyum profil fabrikası faaliyete geçtikten sonra genel müdür Akay Bilgili’nin telefonlarını yönlendirecek bir asistana gereksinim vardır, nitelikli bir eleman aranırken hem ortak hem de yönetimde olan birisi ,’Ne lüzumu var,bizim kızlardan biri bakıversin’ der, kabul edilir.Adı, Ayşe,Fatma ya da başka bir şey olsun.İşbaşı yapar.İstanbul’dan bir alüminyum fabrikasının genel müdür asistanı Aykimi  arar.

-burası ……..alüminyum fabrikası,genel müdürüm  falanca  Akay beyle görüşmek istiyor,Akay beyi alabilir miyim ?

Akay Bilgili’nin asistanı  cevap verir.

-Netçen Akay beyi ?

Telefon kapanır..bu birkaç kez yinelenir. Ve sonunda bu işi bilen bir hanım işe başlar..

Amatör kurallarla profesyonellik  işlemez. Profesyonelliğin kuralları amatörlüğü kaldırmaz, harcar…

                                                       AYDINLI  GENÇ  MESLEKTAŞLARIM !

Muhabirliğin kökü  her ne kadar  MUHBİRLİK olsa da herkes yapamaz.Sakın kendini MUHBİR VATANDAŞ  yerine koyma.Sen yüreğini ortaya koyarak işini yapıyorsun, hırlının, hırsızın,üç kağıtçının ,dolandırıcının marifetlerini  bulup çıkarıp kamuoyunu haberdar  ediyorsun.Bu yüzden seni sevmezler, yüzüne gülerler, ayağın sürçtüğünde  hepsi birden üstüne çullanırlar. Seni  yavaşlatmak, durdurmak  için akla gelmez hinlikler yaparlar.Verdiklerini almazsan yaşamını tehdit ederler.Bunlar her türlü çetedirler, oradan buradan seni bir yol ayrımına getirirler, ihtiyaçlarını, zaaflarını bulurlar ve seni avlarlarsa  ya tetikçileri olursun ya da adını besleme basın koyarlar.

Bu aslında senin için bir sınavdır, bu sınav senin karakterini ortaya çıkarır. Gazetecilikte,’BİR KERE İLE BİR ŞEY OLMAZ’  gibi ahlaksızlık içeren bir kural yoktur.Çevrene baktığında  bu kuralı sürdüren jöleliler,Ardıçlar  çoğunluktadır.Ya mesleki ahlak kurallarına uyarak işini yaparsın ya da liboş olursun.

Genç meslektaşım, bu mesleğe 50 yılın vermiş bir ağabeyin, meslektaşın olarak sana öğüdüm.

Rahmetli  babamın bana verdiği öğüttür.BAŞINA VURDUKLARINDA  ÇAKIL;AMA  BÜKÜLME.

Gazeteci  olduğun hep aklında olsun, kendini,yargıç,hakim,polis yerine koymadan,insanlar hakkında yasalar hüküm vermeden sen önyargılı olma,hırsızlık yaptığını görmene rağmen o kişi hakkında HIRSIZ  deme;çünkü sen yargı değilsin;ama tanık olarak dinlenirsen gördüklerini  söylemekten çekinme.

Aranıza katılalı bir yılı geçti, yazdıklarım eleştiri değil, gözlemlerimdir,okuduktan sonra düşünürsen benden çok kendini anlamış olursun.

Gazeteciliğini yaparken, duyumlarına göre değil, araştırıp bulacağın belgelere değer ver.

‘gazeteciyim’derken ses tonunun özgüvenini yansıtacak tonda, saygılı ,etkili olmasına özen göstermelisin ,omurganı dik tutmalısın.Önce  insan olduğunun bilincinde olarak , gazeteciliğini ve kişiliğini zihin potanda enerjiye dönüştürüp,bakışlarınla bunu hissettirmelisin ki, karşındaki kötü niyetli ise KARAKTER KALKANIN olduğunu anlasın,değilse SANA GÜVENSİN.

Ve genç meslektaşım, gazetecilik sadece haber yapmak değildir, gazeteci DEĞİŞMEYEN TEK ŞEYİN DEĞİŞİM olduğunu bilerek kendini geliştirmek için çok yönlü okumak zorundadır.

Sadece olayları izleyerek görevini yerine getiren gazeteci, meslekteki bir boşluğu doldurmuş olur.

Gazetecilik ulu bir çınara benzer, kökleri ne denli sağlamsa, dalları o kadar uzar, o nedenle kendine bir dal seçmelisin; ama bu dalı seçmeden önce polis-adliye-vilayet-belediye gibi dallarında çok şey öğrenebilirsin. Sonra spora yönelmelisin, sporun bütün branşlarını izlemelisin.

Sonra siyaset, politika alanına girmelisin; ama kendi siyasi görüşünü işine karıştırmamalısın.

Haber yazarken kurallara değer vermelisin .Haberin yazılış kurallarıyla özdeşleşirsen,zaten kendiliğinden 5N 1 K kuralını uygulamış olursun.Özel haber yapmaya yönelmelisin,bunu yapabilmek için bilgi ve kültürel birikiminin gelişmesi, olmazsa olmazdır.Röportaj dalına balıklama dalmalısın, var olan kurallara bir yenisini de sen eklemelisin; çünkü röportaj yazarlığında klişeleşmiş kalıplar yoktur, olsa bile bilmelisin ki KALIPLAR KIRILMAK İÇİN VARDIR.

Sen ne kadar DİK durursan, düşmanın bile dürüstlüğüne inanır. Ve bilmeni isterim ki  KENDİNİ NASIL KABUL ETTİRİRSEN HEP ÖYLE KALIRSIN.

 

27.07.2016
Bu yazı 933 defa okundu.

Diğer Yazıları