YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

BAŞLIĞI SİZ SEÇİN !

“YENİYİ YARATMAK İÇİN ESKİYİ ÖLDÜRMEK GEREK”  Pablo Picasso

………………………………………………………..

“İÇİ PİS SU DOLU KOVAYI TEMİZLEMEK İÇİN SÜREKLİ SU VEREREK TEMİZLERSEK BUNUN ADI EĞİTİMDİR.KOVAYA BİR TEKME ATIP İÇİNİ BOŞALTIRSAK BUNUN DA ADI DEVRİM OLUR.”

………………………………………………………..

Memleketin birinde yaşayan bir kadının çocuğu olmuyormuş, gece-gündüz yaratana yalvarmış, sonunda duası kabul olmuş ve bir bebe doğurmuş. Doğurmuş; ama bebe tam bir hilkat garibesi..Kolu bacağının yanında, kulağı kalçasında, kısacası hiçbir organı olması gereken yerde değil. Kadıncağız gece-gündüz ağlaya ağlaya helak olmuş, sonunda komşuları akıl vermişler: ”Falanca memlekette bir türbe var, al bebeni oraya git, türbeyi ziyaret et, o türbede yatan zat-ı muhtereme yalvar yakar, Tanrı onun hatırına senin bebeni düzeltir.”demişler.

Yıllar sona ana olan kadıncağız ne yapsın, almış bebesini düşmüş yollara, gelmiş türbeye.

Yaşlıca bir adam türbenin toprak zeminini süpürüyormuş, kadıncağız, utana sıkıla türbedeki zat-ı muhteremi ziyarete geldiğini söylemiş; ama bebesini göstermemiş. Türbenin bakıcısı,”gir içeri kızım.”demiş. kadıncağız girmiş içeri almış bebesini yatırmış zat-ı muhteremin ayak ucuna başlamış dua etmeye. Türbenin bakısı da içeri girmiş, kadının yanına yaklaşmış ve bebeyi görmüş.”Ne yapıyorsun kızım ?” diye sormuş. Kadıncağız yanıtlamış: ”İşte baba gördün bebemi, yıllar sonra bir bebem oldu; ama böyle oldu, düzelsin diye buraya geldim, dua ediyorum.”demiş.

Yaşlı adam düşüncelere dalmış, sakalını sıvazlamış ve birden,”BÖYLE OLMAZ KIZIM”demiş.

“Ya nasıl olacak baba ?” diye sormuş.

Türbede yatan zat-ı muhteremin bakıcısı yaşlı adam;”şöyle olacak kızım” demiş ve konuşmasını sürdürmüş:”BEN DIŞARI ÇIKIYORUM. SEN ZAT-I MUHTEREMİN BAŞINA SIÇ” demiş. Kadıncağız, şaşırmış ve öfkeyle konuşmuş: ”SEN NE DİYORSUN BABA, SENİN DEDİĞİNİ YAPARSAM ÇOCUK ÇARPILIR.”

Yaşlı adama, tebessüm ederek; ”BE KIZIM, SENİN BEBEN ÇARPILACAK Kİ DÜZELSİN” demiş.

Türbedeki olay nasıl sonuçlandı bilmiyorum; ama yaşayarak bildiğimiz bir şey var ,CHP'nin de MHP'nin de yeniyi yaratmak için eskiyi öldürmeleri, eğitimle mi devrimle mi kendilerini yenilemeye karar vermeleri gerekiyor; yoksa gece-gündüz dua etmekle, birlerinin ölmesini beklemekle ve yan gelip yatarak Atatürk'ün Samsun'dan bir daha gelmesini beklemekle bir yere varamayacaklarını anlamalarının zamanı geldi.

Cumhuriyet'imizin 100.yılını kutlamaya sadece 8 yıl kaldı.

AKP için bir şey yazamıyorum; çünkü onlar amaçlarına odaklanmışlar, dere geçerken at değiştirme riskini göze alarak,ince hesap yaparak çalışıyorlar. Öyle olmasaydı 5 aylık aradan sonra Aydın'da 3.milletvekilini çıkarabilirler miydi ?.

Peki CHP neden 4.milletvekilini AKP'ye kaptırdı ? Mazbatalarını aldıkları gün gazeteci arkadaşımız Eray Ekşi Bülent Tezcan'a sormuş, Tezcan'da, ”Aritmetik olarak oy kaybı yaşamadık;ama AKP'ye, HDP ve MHP'den oy geçişleri oldu.” Demiş.

Düşündüm, olasılıkları  sıraladım.

a-HDP ve MHP'den AKP'ye giden oylar Haziran seçimlerinde CHP”nin miydi ?

b-HDP ve MHP'den AKP'ye giden oylar kadarını CHP'liler kullanmadılar mı ?

c-Yoksa CHP'liler de mi AKP'ye oy verdiler ?

d-MHP'liler, AKP'ye oy verdilerse 1 milletvekili nasıl çıkardılar ?

e-Sizin düşünceniz nedir ?

Jeolojik değil de siyasal bir deprem gerekiyor Türkiye'de…

Geçmişin alışagelmiş tekdüzeliğinden arınmak için ezber bozmak gerekiyor..

Yoksa Aydın ağzıyla, sen, ben, bizimoğlan muhabbeti sürüp gidecek.

Dönüp geçmişe baktığımda değişen pek bir şey yok…

Değişmek istemeyen siyasiler, arabalarını, evlerini  yenileriyle değiştiriyorlar;

ama konumlarını değiştirmemek için ellerinden geleni yapıyorlar..

Onları seçenlerde arabalarını, evlerini hatta eşlerini bile yenileriyle değiştiriyorlar da bir tek Ankara'ya gönderdiklerini değiştirmiyorlar. Niye, neden, niçin ?

Amaç vatana hizmetse, Cumhuriyet'in temellerini kemirenlerde, anayasayı değiştirmek isteyenlerde, T.C. 'yi kaldıranlarda, Atatürk demeyenlerde vatana hizmet ettiklerini söylüyorlar.

Cumhuriyeti özümsemeden,ikinci Cumhuriyeti önerenlerde vatana hizmet ettiklerinden söz ediyorlar.

77 yıldır Atatürk'ü öldürmek isteyipte kendini öldürenler de vatana hizmet ettiklerini söylüyorlar.

Nazım Hikmet derki, ”HER AĞACIN KURDU İÇİNDEDİR.” Doğrudur, CHP'nin de MHP'nin de kendi içlerindeki kurtlardan kurtulmaları gerekiyor, yoksa bundan önce olduğu gibi bundan sonra da “HALKIMIZ BİZE MUHALEFE GÖREVİ VERDİ” teranesini dinler dururuz..

 

13.11.2015
Bu yazı 992 defa okundu.

Diğer Yazıları