YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

BİZİM FİLMLERİMİZ VE GERÇEKLERİMİZ (ÇÜRÜYORUZ)

‘Hiçbir ülke yoktur ki kendi İçerisinde bizim kadar Çok HAİN Yetiştirebilsin.’

-İsmet İNÖNÜ.

İsmet Paşa bir devlet adamı ve bir kumandan olarak neler yaşadı ki  kendi milleti hakkında bu sözleri söyledi? Belli ki çok acı deneyimleri olmuş, yoksa durduk yerde tarihe geçecek bu sözleri söyleyerek  milletini niye suçlasın ki?

İsmet Paşanın bu sözleri neden söylediğini anlayabilmemiz için o yıllarda onunla birlikte aynı olayları yaşamış olmamız ve bir tarihçi sorumluluğuyla değerlendirmemiz gerekir.

Aslında o yıllara gitmeye hiç gerek yok, içinde bulunduğumuz durumu yakından incelersek İsmet Paşanın yaşadıklarını bizimde yaşadığımızın farkına varmış olacağız.

İsmet Paşanın tarihe geçen bu sözlerinde dikkati çeken  ÇOK HAİN sözcüklerinin vurgulanmış olması.

Karaktersiz insanlar; ancak ihanet ederler,demek ki bizim toplumumuzda çok eskiden beri ihanet edecek kadar karaktersiz bireyler varmış.Ve İsmet Paşanın canı bu karektersizler yüzünden öylesine yanmış ki,bu insanların varlığından gelecek kuşakları haberdar etmek için bu sözleri söyleme gereği duymuş.

Cumhuriyet’in ilanından sonra bugüne kadar yaşadıklarımızın tamamı olmasa bile neler kaybettiğimizi anımsayabilirsek İsmet Paşanın sözlerini daha iyi anlayabiliriz.

Tecavüzcüleri aklayacak yasa önerisi sizce de ihanet değilmidir,karaktersizlik değil midir?

Bu yasanın gerçekleşmesine seyirci kalmak ne demektir?

50 li li yıllarda içimize sızan ABD emperyalizmi,öteki emperyalist ülkelerden daha net ve kararlı bir biçimde içimizdeki hainlerle işbirliği yaparak,onları eğiterek amacına ulaşma yolunda değil midir?

Türkiye Cumhuriyeti Laik bir devlet olmasına karşın,Diyanet İşleri Başkanlığı diye bir kurum vardır,bu kurumun varlığı sanki demokrasi vardır demek için sözüm ona işlevseldir.Peki bu kurum 6 yaşında ki kızla evlenilebilinir,anası bile olsa dizinden yukarısı tahrik eder,ölmüş eşinizle 8 içinde bilmem ne yapabilirsiniz  gibi ahlaksızlığı,sapıklığı öne çıkaran sözde din hocalarının sözlerini yalanlayacak,onlar hakkında yasal işlemler yapacak ne yapmıştır şimdiye dek.Hiç bir şey, aksine çanak tutmuştur.O zaman akla şu geliyor,bu adamların söyledikleri eğer doğruysa dinin kendisi ahlaksızlık,değilse bunlar hain,ahlaksız,din tüccarları.

Özellikle son günlerde adı en çok duyulan Ensar Vakfı bünyesinde erkek çocuklara yapıla sapıklıkların ortaya çıkması durumunda neden bu dinci kesim birden bire bu vakfa sahip çıkarak olayların üstünü örtmeye çalışırlar.Yoksa bizler geleneksel  dinci sapık bir örgütle mi karşı karşıyayız.

Ülkemizin içinde bulunduğu bu durumu sadece AKP’nin iktidara geldiği zaman dilimine bağlamak bana göre yanlış olur; çünkü tüm yaşadıklarımız 14-15 yıl içinde olmadı.

Türklerin kılıçtan geçirilerek kabul etmek zorunda kaldıkları günden beri bu profesyonel örgüt varlığını sürdürmektedir.Osmanlı döneminde zirve yapan sapık ilişkiler,Osmanlı Devleti’nin yıkılmasından sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti döneminde bilinçli olarak sessiz kalarak kuluçkaya yatmıştır.1950 li li yıllarda ülke yönetimini ellerine alanların oy toplama amaçları için sessiz kalarak görmezden gelmeleri sonucu emperyalist devletler bunları inlerinde eğiterek başımıza bela etmişlerdir.

İsmet Paşanın ‘Hiçbir ülke yoktur ki kendi İçerisinde bizim kadar Çok HAİN Yetiştirebilsin.’

Sözleriyle ,İsmail Hakkı Tonguç’un,Türkiye’de uygulanan demokrasi hakkında söyledikleri,

“Demokrasinin iki çeşidi vardır. Biri zor ve gerçek olanı, öbürü de kolayı, oyun olanı… Topraksızı topraklandırmadan, işçinin durumunu sağlama bağlamadan, halkı esaslı bir eğitimden geçirmeden olmaz birincisi, köklü değişiklikler ister. Bu zor demokrasidir ama gerçek demokrasidir. İkincisi kâğıt ve sandık demokrasisidir. Okuma yazma bilsin bilmesin; toprağı, işi olsun olmasın, demegojiyle serseme çevrilen halk, bir sandığa elindeki kâğıdı atar. Böylece kendi kendini yönetmiş sayılır. Bu, oyundur, kolaydır. Amerika bu demokrasiyi yayıyor işte. Biz demokrasinin kolayını seçtik, ÇOK ŞEYLER GÖRECEĞİZ DAHA..’ sözleri bugünleri neden yaşadığımızı kanıtlamıyor mu?

 

 

24.11.2016
Bu yazı 765 defa okundu.

Diğer Yazıları