YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

BUGÜN 6 MAYIS 2016

 

BUGÜN  6 MAYIS  2016
ARADAN TAM 44 YIL GEÇTİ;AMA HALA DÜN GİBİ…

En uzun koşuysa elbet

Türkiye’de de Devrim

O,onun en güzel yüz metresini koştu

En sekmez luverin namlusundan fırlayarak…

En hızlısıydı hepimizin,

En önce göğüsledi ipi…

Acıyorsam sana anam avradım olsun

Ama aşk olsun sana çocuk,Aşk olsun

Can Yücel’in Deniz Gezmiş için yazdığı bu şiiri her okuduğumda 68 kuşağı gelir gözlerimin önüne…

Deniz Gezmiş,Mahir Çayan,İbrahim Kaypakkaya,Hasan Yalçın,Cihan Alptekin,Hüseyin İnan,Yusuf Aslan,Harun Karadeniz,Sinan Cemgil,Ali Haydar Yıldız,Ulaş Bardakçı,Kadir Manga,Alpaslan Özdoğan,Hüseyin Cevahir,Ömer Ayna,Taylan Özgür daha niceleri…

 80’li yıllarda İstanbul’da Cumhuriyet’te çalışırken Selimiye Kışlası’nda yapılan sıkıyönetim duruşmalarını izliyordum.

Amerikalı subayı öldürmekten yargılanan Ahmet Saner ve Kadir Tandoğan idama mahkum edilmişlerdi.İnfaz Üsküdar’daki Paşakapısı Cezaevinde gerçekleştirilecekti.Sabah saat 04 gibi evden çıktım;ama belediye otobüsleri henüz seferlere başlamadıkları için nasıl gideceğimi düşünüyordum.Gergindim,rahmetli kardeşim Ümit’in çalıştırdığı dükkana girdim,çabuk olsun diye bir şişe şarap açtım,bitmesi 5 dakikayı bile bulmamıştı,bir şişe,bir şişe daha derken dükkanı kapatıp durağa gittim.Beykoz yönünden gelen özel bir arabayı durdurarak durumu anlatım.

Paşakapısı Cezaevi’nin önüne geldiğimde çevre evlerde oturanlar perde aralıklarından olanı biteni izliyorlardı.Işıklarını ve perdelerini açmaya korkuyorlardı.Çevrede asker ve polis önlem almıştı.

Ahmet Saner’in ve Kadir Tandoğan’ın ;’KATİL OLİGARŞİ’,’KATİL OLİGARŞİ’  sözleri gecenin sinsi karanlığını yırtıyordu.Sonra her şey sessizliğe gömüldü.Paşakapısı’nın önünde bir kadınla bir erkek bekliyorlardı,yanlarında bir de tabut vardı.Ağlamıyorlardı,dimdik duruyorlardı.Başsağlığı dilemeye bile utandık.

İnfazdan sonra bir albay yanımıza geldi,sigara istedi,Aziz Başçavuş dediğimiz arkadaş Maltepe sigarasının  paketini uzattı,Albayın elleri titriyordu,sigarayı bir türlü çıkaramıyordu bir yandan da ‘BU NASIL İNANMIŞLIK,BU NASIL İNANMIŞLIK,ÖLÜME GİDERKEN BİLE ÜLKESİNİ,HALKINI DÜŞÜNEREK GİTTİLER.’diyordu.

Güneşin ilk ışıklarıyla birlikte her şey geride kalmıştı;Ahmet Saner 21,Kadir Tandoğan 22 yaşında gencecik delikanlılardı.12 Eylül darbesinin,tıpkı Erdal Eren gibi oldu  bittiye getirdiği bir budamaydı…

Deniz Gezmiş,Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamları,Adnan Menderes,Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın 60 ihtilali sonunda idam edilmelerine karşı alınan bir öç gibiydi.

Bugün 06 mayıs 2016,bundan 44 yıl önce 06 Mayıs sabahı ‘Tam Bağımsız Türkiye’uğruna  üç fidan kesildi.Deniz Gezmiş’in dediği gibi ,1972 yılından bu yana doğan kaç çocuğun adı bilinçli olarak Deniz konulmuştur ?

Deniz Gezmiş idam sehpasına giderken babasına yazdığı son mektup.

Baba,

Mektup elinize geçmiş olduğu zaman, aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben, ne kadar üzülmeyin desem, yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat, bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum. İnsanlar doğar, büyür, yaşar ve ölürler… Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde, fazla şeyler yapabilmektir.

Bu nedenle ben, erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki, benden önce giden arkadaşlarım, hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de etmeyeceğimden şüphen olmasın.

Oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir.

Bu yola bilerek girdi. Sonunda da bu olacağını biliyordu.

Seninle düşüncelerimiz ayrı ama, beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil, (…) anlayacağını inanıyorum.

Cenaze için, avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara´da 1969´da ölen arkadaşım Taylan Özgür´ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul´a götürmeye kalkma.

Annemi teselli etmek sana düşüyor. Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum. Bilimle uğraşsın ve unutmasın ki, bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir.

Son anda, yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir seni, annemi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşiyle kucaklarım…

Oğlun Deniz Gezmiş

6 Mayıs 1972, Merkez Cezaevi

BU NE İNANMIŞLIK,BU NE YURTSEVERLİK,BU NE TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE SEVDASIDIR…

 

06.05.2016
Bu yazı 900 defa okundu.

Diğer Yazıları