YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

BUGÜN 17 AĞUSTOS JEOTERMAL ÖLÜM İHALELERİ GÜNÜ

AYDIN;AYDIN  OLALI BÖYLE   ZULÜM,BÖYLE İHANET  GÖRMEDİ

AYDIN MİLLETVEKİLLERİ  SUSPUS

 Yüzyıllar önce; Hititler’e,Sparta’lılara,Pers’lere ev sahipliği yapıp,daha sonra Büyük   İskender’in hakimiyetine giren Aydın,acaba bu görkemli  tarihinde bugün olduğu gibi hiç ölümle yaşam arasında kaldı mı ? Kuşkusuz savaşlar, işgaller görmüştür; ama Hitit kaynaklarında SEHA  ırmağı diye anılan Büyük Menderes Nehri böylesine ölümle yüz yüze gelmiş midir ?

Kısacası ,’AYDIN,AYDIN  OLALI  BÖYLE  ZULÜM’ görmüşmüdür?

YARIN 17 AĞUSTOS ÇARŞAMBA  bu bereketli  toprakların kara bağrında yeni JEOTERMAL ÖLÜM  ÇUKURLARI  açılması  için ihale yapılacak.

Didim,Kuşadası,Söke,Karacasu,Kuyucak,Nazilli,Umurlu ve Ortaklar’da yeni jeotermal Santrallerin açılması  için Aydın ölümün kucağına mı atılacak ?

Aşağıda okuyacağınız bilgiler bir önceki Aydın Tabib Odası Başkanı Dr.Metin Aydın’ın bilimsel saptaması ve  bu durum şuan kullanılan jeotermal kapasitesinin yüzde %8’i.YÜZDE YÜZ  kapasiteye  ulaşıldığında Aydın nükleer bir patlamaya tanık olacak.

AYÇEP 2. Başkanı Dr.Metin Aydın’ın bilgilerine bir göz atalım:

‘jeotermal santrallerden  havaya salınan gazlar içinde karbondioksit,hidrojen sülfür,etan,metan,radon vs. salgılanır. ADÜ Jeotermal platformunun yaptığı yayında jeotermallerden salgılanan gazlar içinde hidrojen sülfürün 1000-2000 ppm arasında olduğu belirtilmiştir.Normalde bir ortamda  çürük yumurta kokusu varsa o ortamda hidrojen sülfür var demektir.Çürük yumurta kokusu hidrojen sülfürün 1 ppm seviyesinde duyulmaya başlar.Ortamda hidrojen sülfür seviyesi daha fazla artınca koku reseptörleri bu maddeye karşı desensitize olduğu için kişi çürük yumurta kokusunu duymamaya başlar. Hidrojen sülfürün insan sağlığını etkilemeye başladığı seviye ise

2 ppm dir. Ortamdaki hidrojen sülfür seviyesinin miktarına, artış zamanına bağlı insanlarda solunum şikayetinden ani ölümlere kadar pek çok sağlık problemleri olabilir. Hidrojen sülfürün insanı etkilemeye başladığı seviye çürük yumurta kokusunun duyulmaya başladığı seviyedir.Kokunun duyulmamaya başladığı seviye tehlikenin geçtiği değil aksine giderek arttığı duruma işaret etmektedir.Bu olay tıpkı soğuk su içine konulan ve giderek suyun ısıtıldığı fakat kurbağanın suyun yavaş ısıtılmasından dolayı sıçrama fefleksini gösteremediği durumla benzerlik göstermektedir.Yani ortamda çürük yumurta kokusunu ilk duyunca insanlar olarak refleks gösterirsek gösterebiliz. Hidrojen sülfür seviyesi ortamda artmasına rağmen koku duyulamaz hale geldiği için aslında tehlike geçmiş değil tam tersine doruk noktaya gelmiş demektir.Fakat insanlar koku duymamaya başladığı için ortamda artan hava kirliliğine rağmen şikayet etme ve korunma reflekslerini tıpkı kurbağalar gibi gösteremez hale gelirler.Sonuç olarak ise  Aydın'da ölüme en fazla sebep olan ilk  dört hastalık olan kalp hastalıkları,solunum yolu hastalıkları,kanserler ve beslenmeye bağlı hastalıklar Türkiye ortalamasından daha fazla artmaktadır.Diğer bir sorun ise hidrojen sülfürün Aydın da yarattığı hava kirliliği nedeni ile sağlıklı gıda üretme konusunda sorun yaratmaya başlamasıdır.

ADÜ Bahçe Bitkileri Bölümünün Alangüllüde yaptığı araştırmada Jeotermal santrallere yakın incirlerde normalin 2 katı fazla kükürt,2 katı fazla kadmiyum,2 katı fazla bor,25 katı fazla kobalt saptanmıştır. İncirde artan kükürt oranlarına bağlı ise her yıl yurt dışına ihraç edilen incir miktarları daha fazla miktarlarda geri dönmeye başlamıştır.

Aydın da giderek artan jeotermal çılgınlığı ve bunların yarattığı çevre kirliği, havada giderek artan miktarlardaki hidrojen sülfür gazları bizleri maalesef tıpkı sıcak sudaki kurbağalar gibi uyuşturarak yok etmektedir. Ve tüm Aydın  bu süreci uyuşturulmuş halde izlemektedir. ‘

Jeotermal  ölüm çukurlarının açılmasına daha geniş açıdan bakalım:

Merkez Aydın: batıda İzmir, Manisa, Güneyde Muğla,Doğuda Denizli havaya salınan sülfür,toprağa ,suya salınan akışkan sinsi sinsi ölümü getirecektir.

Aydın’ın  karayoluyla   İzmir,Denizli ve Muğla ile 100 km lik bir mesafesi var.Yoğun bir şekilde kirlenen havanın komşu illere ulaşması  ne kadar sürer ki ?

Yıllar önce ‘SON SAHİL’ diye bir film izlemiştim.Atılan bir atom bombasının ölüm bulutları rüzgarın önünde gittikleri her yere ölüm götürdüler ve sonunda atom bombasını atan ülkenin insanları da son sahilde son yolculuklarına çıktılar.

Farkında mısınız ?

Ege Bölgesi  zaman içinde ölüm üreten bölgeye dönüşmeye doğru gidiyor..

Aydın’da nereden bakarsanız bakın otuz yıl önce başlayan bu jeotermal çılgınlığı Aydın ilindeki ölüm oranlarını Türkiye genelinden daha fazla duruma getirdi.

DUR !

 denilmediği için alıcı kuşlar giderek çoğalarak başımızda dönmeye başladılar.

Aydın’ın,havası,suyu,toprağı tarihinin hiçbir döneminde  böylesine ihanete uğramadı.

Günübirlik düşünmek yerine geleceği de hesaba katarak düşündüğümüzde sadece Aydın’da,Ege Bölgesinde değil tüm ülkede,tüm yaşamı  yok edecek bombanın  piminin çekildiğini görürüz.

BUGÜN 17 AĞUSTOS ÇARŞAMBA..

Eğer ÖLÜM İHALELERİNE  GECİT  VERİLİRSE, bilinki  TURİZMİNDE ölüm fermanı imzalanmış olacak.Zaten,havası,suyu,toprağı zehirlenmiş,insanı hasta olmuş bir bölgeye TURİZM  niye gereksin ki ?

BUGÜN  17 AĞUSTOS  2016,17 AĞUSTOS 1999 DEPREMİNİN ÜZERİNDEN 17 YIL GEÇTİ..

ASLINDA  BUGÜN ALINACAK SONUÇ BİR TEST NİTELİĞİNDE OLACAK…

HAŞLANARAK ÖLMEK ÜZERE OLDUĞUNUN  FARKINDA OLMAYAN KURBAĞA MIYIZ DEĞİL MİYİZ ?

 

 

17.08.2016
Bu yazı 1064 defa okundu.

Diğer Yazıları