YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

CASUS ARAMIZDA ARKADAŞLAR

Kırıkkale Silah Fabrikası Müdürü Mustafa Tanrıverdi,TSK”nın temel saldırı silahı olarak tasarlanan Milli Piyade Tüfeği MPT-76 ve MP-5 marka silahların çizim ve tüm üretim planlarını 1.2 milyon TL”ye ABD”li firmaya satmak isterken yakalanmış.

Tanrıverdi,Türk mühendisler tarafından üretilen milli piyade tüfeğinin projelerini yabancılara satmak,devlet sırlarından yararlanma,devlet hizmetlerine sadakatsizlikle suçlanarak  tutuklanmış.

Kırıkkale  Silah Fabrikası Müdürü Mustafa Tanrıverdi”yi; Türk uyruklu ve aynı zamanda ABD vatandaşı da olan K.K.adlı işadamı ihbar etmiş  ve ifadesinde şöyle demiş:

“Daha önceden tanıştığım ve ilişkim olan  Mustafa Tanrıverdi yaklaşık bir buçuk ay önce söz konusu iki silaha ait bilgilerin satışında ısrarcı oldu.Bana,(ABD”de silah fabrikan var,bu bilgileri orada kullanırsın) dedi. Ben de teklifi düşündüm,dostlarıma danıştım.Ben yeterince zengin bir insanım,paraya ihtiyacı olan biri değilim.Özellikle MPT-76 marka silahı NATO standartlarındaki en çok testi geçebilen ve dünyada birinci sırada yer alan bir silah.Bu nedenle yurt dışında çok sayıda alıcısı bulunmakta.Ülkemin bütün büyük buluşlarının yurt dışına çıkartılmasından rahatsızım.Vatanım için şüpheli hakkında ihbarda bulunmaya karar verdim.”

 Kırıkkale Silah Fabrikası Müdürü Mustafa Tanrıverdi ise hakimlikte verdiği ifadesinde ,1987 yılından beri MKEK kurumunda değişik görevlerde,son olarak da silah fabrikası müdürü olarak çalıştığını,MPT-76 adlı piyade tüfeğinin ilk başlangıcından bugüne kadar ki tüm aşamalarında aktif olarak görev aldığını,proje koordinatörü olarak çalıştığını belirterek şunları söylemiş:

“Şu anda NATO standartlarındaki en çok  testi  geçebilen  ve dünyada birinci sırada yer alacak nitelikteki bir piyade tüfeğinin seri üretimine müdürü olduğum fabrikada başlanmıştır.

Ben,K.K.isimli kişiyi yaklaşık bir buçuk yıldır tanırım.Kendisinin Amerika”da yasal olarak silah ticareti işi yaptığını,ayrıca sivilere yönelik bir silah fabrikası kuracağını  biliyorum.

Ben bu kişiye on bin adet MP-5,G-3 ve buna benzer silahların sivil versiyonlarını yasal olarak sattım.Sivil versiyondan kastım otomatik değil.Tek atış yapabilen,emniyeti olan silahlardır.Benden MPT-76 ve MP-5 tüfeklerinin çizim ve diğer bilgilerini istedi.Amerika”da  silah fabrikası kuracağını,benim de tecrübemden faydalanmak istediğini söyledi.Ben de bir hata yaptım,söylediği sözlere inandım.Bu kapsam da K.K. bana uygun bir para vereceğini söyledi.Biz pazarlık yapmadık.”

Kırıkkale Silah Fabrikası Müdürü Mustafa Tanrıverdi,verdiği bilgilerin devlet sırrı olmadığını söyleyerek:”K.K.”ya flash disk içerisinde verdiğim bilgilerin büyük bir kısmı,daha doğrusu namlu dışındaki tüm parçalara ait eknik veriler gizli bilgi niteliğinde değildir.hizmete özel bilgidir.Teknik çizim ve verilerin tamamı gerek internette gerekse taşeron firmalara verdiğimiz teknik şartnamelerde mevcuttur.K.K. bu flash diskteki bilgileri alarak yasal yollardan bu silahları üretmesi mümkün değildir.Zira patenti Amerika”da ülkemiz lehine  koruma altındadır.Ancak,bu kişi bu teknik verileri esas alarak gerekli değişiklikleri yaparak sivillere yönelik  silahlar imal edebilir.Ben de bu şekilde yapacağını düşünüyorum.

K.K. dışında herhangi bir kişiye,kuruluşa ya da  devlete bilgi vermedim.Ancak Savunma Sanayi Müsteşarlığı ihracat amacıyla isteyen herkese bu bilgileri vermektedir.”

Kırıkkale Silah Farikası Müdürü Mustafa Tanrıverdi,bu ifadesinin ardından,”DEVLETE AİT GİZLİ KALMASI GEREKEN FENNİ KEŞİF,BULUŞ VE SINAİ VERİLERDEN YARARLANMA” VE “ RÜŞVET ALMA” suçlarından tutuklanmış.

Elbetteki,yargı bu olayı çözecektir.Benim merak ettiğim böylesi önemli bir görevde ve sorumlulukta  bulunan bir müdürün “hata”  yaptığını kabul etmesi;çünkü insanın içine kuşku düşüyor..

Bu olay,buzdağının görünen kısmı mı ?;çünkü böylesi hassas bir konuda,bir kişinin tek başına pazara çıkmış gibi  alış-veriş yapması pek olası değil…

Bir zamanlar galiba Akbaba Dergisi”nde bir karikatür görmüştüm:

CİA karargahında  20 ajan ayakta durarak şeflerini dinliyorlar.

Şefleri  şunları söylüyor:”ARKADAŞLAR ARAMIZDA BİR RUS CASUSU VAR “

 Rus casusu biraz dikkatli bakılınca kendini belli ediyordu;çünkü onun dışındaki ajanların hepsi (19) düşük kemer pantolon giymişti.

13.04.2016
Bu yazı 954 defa okundu.

Diğer Yazıları