YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

CİDDİYET NEDİR? NE DEĞİLDİR ?

“CİDDİYET  PRENSİPLERLE OLUR;SURATTA CİDDİYET SURATSIZLIKTIR.”

 JEAM CİNE

“YÜZÜNDEN DÜŞEN BİNPARÇA OLUR.”

“NE SURATSIZ ADAM !”

“YÜZÜN YİNE  SİRKE SATIYOR “

Yukarıdaki tümcelere sizin de katkılarınız olabilir.

Ne yazık ki bizim toplumda oldum olası ciddiyetle asık suratlılık hep birbirine karıştırılır.

Müdürün,şefin,genel müdür yardımcısının,genel müdürün odasına girersiniz yüz yüze geldiğiniz insana karşı içinizde ister istemez bir ön yargı oluşur;çünkü sizi yüzünde donuk bir ifadeyle karşılamıştır.Bundan etkilendiğimizde karşımızdaki zat-ı muhterem 1-0 öne geçmiş olur;çünkü bilinçli olarak uyguladığı taktiği işe yaramıştır.Ciddi adam !

Oysa ciddiyet asık suratlı olmak değildir ve sadece yüz ifadesiyle de anlatılmaz…

Bazıları  ciddiyeti asık suratlılıkla öylesine özdeşleştirmişlerdir ki,bırakın gülmeyi tebessüm etmeyi bile unutmuşturlar..

Babacan tavırlı insanlarda  vardır,mevkileri makamları ne olursa olsun karşısındaki insanı tebessüm ederek,rahatlatarak karşılar,tebessüm etmese bile yüz hatları gergin,kaşları çatık olmadığı için olumsuz etki bırakmazlar.

“Gözlerinin içi gülüyor” dediğimiz insanlar içsel dünyalarında rahat olanlardır;çünkü zihnimizdeki düşünce yapımız  beden dilimiz olarak dışımıza yansır.Bu nedenle de karşımızdaki insanlar bizi gördükleri şeklimizle değerlendirirler.

Küçük bir çocuğu karşımıza alıp kaşlarımızı çatıp,suratımızı asarak,ses tonumuzu yükselterek ona CİDDİ OL ! komutu verdiğimizde  o ciddiyeti böyle kabul edecektir  ve espri olsun diye ona CİDDİ OL! Dediğimizde  bizi taklit edecektir.

Bir de KASINTI dediğimiz tipler vardır.Havalarından geçilmez.Halk arasında bu tiplere,”KÜÇÜK DAĞLARI BEN YARATTIM !”  ya da “BURNUNDAN KIL ALDIRMIYOR”  denir.

Bunların  tamamı bir iletişim şeklidir;ama uyumsuz iletişime örnektir.

Yüzyıllardır olmasa bile on yıllardır kuşaktan kuşağa geçen  bu alışkanlık,eğitim yoluyla düzeltilmediği sürece de hep böyle kalacaktır.

Kendimizden yola çıkarak yaşamımızda geriye doğru gittiğimizde bu konuda yaşamış olduğumuz deneyimler teker teker belleğimizden fışkıracaktır.

Tebessüm ederek verdiğimiz bir yanıt,bize “biraz daha ciddi olur musun ? şeklinde dönmüş olabilir.

-kızım şunu daha ciddi olarak anlatsana,,

-espri yapacak zaman mı,ciddi ol

Daha neler neler düşünün sizde bulabilirsiniz.

Tabiii  ciddi olmak koşuluyla..

 

27.02.2016
Bu yazı 1092 defa okundu.

Diğer Yazıları