YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

DOSTLA YARENLİK !

Tuncer Altıntaş çok eski arkadaşımdır.

Aydın”da sürekli yaşadığım yıllarda sık sık birlikte olurduk.

Ben ondan çok önce Hüraydın Gazetesinde  mesleğe başladım..

Sonra o İstanbul”da okudu,mektepli gazeteci oldu, ben alaylı kaldım,

Tuncer, sohbeti seven, kimse hakkında dedikodu yapmayan.yapandan sıkılan, kendi halinde bir dosttur. Eğer konu gazetecilikse didik didik etmekten çekinmeyen birisi oluverir…deneyimlerini paylaşmayı sever, bir şeyler verdiğini anladığı an çok mutlu olur…

Tuncer”in rakıyla arası pek iyi değildir..Ta…….akşamdaaaan akşaaaama  güneş “RAKI BURCU”na  girdiğinde, ünlü tekerlemesi, ”HAVA KARARDI BARDAK AĞARDI” yı  söyleyerek çilingir sofrasına oturur. Yemek, meze konusunda pek seçici değildir, genelde balık, karides, beyaz peynir, kavun, zeytinyağlıları tercih eder.

Eskimeyen eski dostum Tuncer hakkında daha fazla bir şeyler yazmak istemiyorum; çünkü öylesine zengin bir anı belleğimiz  var ki birini yazdığımda ötekilerde sıraya giriyor..

Ya Tuncer ya da ben gece saat kaç olursa olsun birbirimizi arar, uzun uzun sohbet ederiz.

Tuncer”in, facede paylaştığı gençlik yıllarına ait fotoğraflarda sık sık eşi Müjgan”dan “Müjgan Sultan” diye bahseder. Müjgan gerçekten sultandır, yoksa o huysuz ihtiyarın kahrı çekilir mi ?

İstedim ki sohbet ederken Tuncer”e söylediklerimi söyleyeceklerimi sizlerde duyun. Eğer facede ikimizinde arkadaşı iseniz, Tuncer”le benim sohbetimiz size açık hava tiyatrosu gibi gelecektir. İyi seyirler..

Tuncer…

Tuncer ,beni duyuyor musun ?

Ha…güzel..

Cuma günkü AGC hakkındaki yazını okudum.

Benim, sadece o konuda değil Aydın”daki gazetecilikle de  ilgili sana söyleyeceklerim var..

Yazının son bölümünden,yani piramitin altından üstüne doğru değerlendireceğim.

Hakkımdaki övgü dolu düşüncelerin ve sözlerin için teşekkür ederim, onları geçelim.

Aydın”a 2008 yılında döndüm. Senin de benim de çok iyi tanıdığımız  eskilerden Atilla Karpınar, Aydın Sarı ve Tevfik Akbaş, yenilerden Suat Deniz ve İhsan Karataştaş ve Erdal Karakavukoğlu”dan  başka kimseyi tanımıyordum. İşte  o günden beri Aydın”daki gazeteciliği izlemeye başladım. Gözlemlerim hiçte iyi değildi…gazetelerde yer alan ajans haberleri kopyala yapıştır hepsi aynı. haberi veren ajans yanlış yazmışsa, yazım hatası yapmışsa abonesi olan bütün gazetelerde de aynısı vardı. Düşündüm de bizim zamanımızda da 900 cm/st yerel haber verme zorunluluğu vardı. Peki bizim zamanımızda haber ajansı yoktu, biz her gün nasıl dolduruyorduk o 900cm/st haberi ?

Gazete Flaş”ın imtiyaz sahibi Süleyman Kasım Şener”le nasıl tanıştık biliyor musun ? nereden bileceksin, ben anlatayım.

Atatürkçü Düşünce Derneği”nde  gazete okurken Gazete Flaş”ın, 1.sayfasındaki bir haberde yazım hatası buldum, hemen gazeteyi aradım, telefona çıkan kişiye sorumlu yazıişleri müdürü”nün kim olduğunu sordum, o kişide bana Süleyman Kasım Şener”i verdi. Ben de ona anlattım. Süleyman Kasım Şener, isim olarak beni tanıdığını söyledi ve uyarım için teşekkür ederek gazeteye davet etti.

Gelelim AGC”ye, Gazete Flaş”ta  01 Mayıs 2015 tarihinde yazmaya başladım. Süleyman Kasım Şener”de, Semra Şener de  cemiyete üye olmamı istediler, ben de iyi olur diye kabul ettim. Daha önce sarı basın kartı taşıdığım için ilgili kuruma başvurmam gerekiyordu, onu yaptık; ama bugün yarın derken AGC”ye üye olacağım sıra seçimler yaklaştı, etik olmaz diye girmedim.

Federasyon Genel Başkanı Yılmaz  Karaca Aydın”a gelmeden önce bir arkadaşım geldiğinde kendisiyle ilgilenmemi rica etmişti, ben de Suat Deniz”in başkan olması nedeniyle daha uygun olacağını; ama gerekirse elbette ki ev sahipliği yapabileceğimi söyledim.

Gece  saat: 23:00 sularında kendilerini aradım, merak ettiğimizi söyledim ve herhangi bir şeye ihtiyacı olup olmadığını sordum, teşekkür etti ve bir asker arkadaşının evinde olduğunu söyledi. konuşmamız bitti; ancak 10-15 dakika içinde bir arkadaşımız daha aradı ve Yılmaz Karaca”nın Aydınlı gazetecilerle yemek yediğini söyledi. Masada  Suat Deniz”in olup olmadığını sorduğumda, facede bir yere bakmamı söyledi. Baktığımda Yılmaz Karaca beyin başkan adaylarından  Oran Karagöl ve tanıdığım birkaç kişi ile yemek yediklerini gördüm. Kendi kendime bu” olmadı” dedim. Bana asker arkadaşının yanında olduğunu söyleme gereği neden duymuştu ?; çünkü  değildi. Bu durum sadece beni değil Aydınlı birçok gazeteciyi rahatsız etmişti. Ertesi gün de bildiğin gibi Divan Başkanlığı”na önerildi, karşı öneri çıkınca  haklı olarak “başkanlığı oylattırmam”dedikten sonra çekildiğini açıkladı. Ben, Yılmaz Karaca”nın bu açıklamasını yaptıktan sonra en uygun davranışının başarılar diyip genel kuruldan ayrılacağını düşünürken o kalmayı tercih etti.

Genel Kuruldan sonra yeni yönetim kurulu kendilerini Gar Lokantasında ağırladıktan sonra kendi isteğiyle Ali Akkurt arkadaşımızla birlikte ayrıldılar.

Gelelim olması gereken Aydın Basınına..

AGC Başkanı  Semra Şener hanımın çok iyi projeleri var, onlar yeni kuşak gazeteci  Tuncerciğim. Benim gözlemlerimin ve düşüncelerimin ne olduğunu sen tahmin edebilirsin. Zaman buldukça  Atilla Karpınar, Aydın Sarı, Tevfik Akbaş, Süleyman Kasım Şener düşüncelerimizi kendi aramızda paylaşıyoruz. Senin düşüncelerini de almak istiyoruz.

Ben, kişisel gözlemlerimi burada paylaşmayı uygun görmüyorum.

Atatürk”ün dediği gibi , ”basın kendi sorunlarını kendi içinde çözer” o nedenle burada paylaşmam uygun olmaz .

Tekdüze yaşamak,tekdüze iş yapmak  insanların gelişmesini engeller ve alışkanlığa dönüşerek kısır döngü de yaşama bağımlılığını egemen kılar..

Sen de çok iyi biliyorsun ki, gazetecilikte,dün,yarın yoktur sadece ve sadece BUGÜN, ŞİMDİ vardır..

Hava kararmak üzere  Tuncer..

Müjgan”a selamlar..

Huysuz ihtiyar bir günde Davutlar”a davet et, merak etme rakımızı getiririz…

15.02.2016
Bu yazı 983 defa okundu.

Diğer Yazıları