YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

DOSTLUK ÜZERİNE

“KİMİ  İYİ BİR DOST OLDUĞUMU SÖYLER, KİMİ İSE SOĞUK VE MESAFELİDİR DER.

ASLINDA  BENİ ANLATIRKEN, HERKES HAK ETTİĞİ RESMİ  ÇİZER.”    GOETHE

 

Goethe”nin dostluk üzerine söylediği bu söz üzerine..

 

Dik durmak zordur, dosta, düşmana karşı…

Düşmanının amacı bellidir..seni yenmek..

Dostun bildiğin, eğilip, bükülmediğini gördükçe seni dostluk adına uyarmayı görev gibi yineliyorsa, zaten dostun değildir.

Ne demiş atalarımız binlerce yıl öncesinden.”DOST YANINDA OLANDIR, KARŞINDA DEĞİL”

Dost seni tanıyandır, seni yargılayan değil…

Yine atalarımızdan bir özdeyiş: ”KAVGAYLA BAŞLAYAN İLİŞKİLER, DOSTLUĞA DÖNÜŞÜR “

Rahmetli babam delikanlılık yıllarımızda derdi ki, ”mahalle, cezaevi ve asker arkadaşlığı sağlamdır. Yola çıktığın mahalle arkadaşını tanımak için çişin geldiğini söyleyerek bir köşeye git, arkadaşın eğer üç-beş adım ötede seni bekliyorsa, o senin arkadaşındır, alıp başını gitmişse, ondan sana dost olmaz.”

Babamın dediği ölçüde mahalle arkadaşım olmadı, cezaevine girmediğim için de o tür arkadaşlığı yaşamadım; ama asker arkadaşlarım oldu.

Ve ne gariptir ki birbirimizi düşman bellediğimiz ortamlarda yeşeren dostluklarım oldu.

Nasıl mı ? birkaç kişinin kıyasıya vurduğu arkadaşımı kurtarmak için ben de daldım, karakola götürüldüğümüzde arkadaşım yanımda yoktu, başına bir şey geldi sandım. Kavga ettiğim gençlerle karakolun bahçesinde ayrı ayrı oturuyorduk. İçlerinden birisi yanıma geldi, sigara ikram etti ve “sen bize dalarken, arkadaşın sıvışıp gitti. O gittiği için de biz kavgayı bitirdik.”dedi.

Babacan, başkomiser bizi barıştırdı, mahkemeye çıkmadan salıverdiler. Ertesi günü uğruna sorgusuz sualsiz kavga ettiğim arkadaşıma baktım, hiçbir şey söylemedim; çünkü başını yere eğmişti. Şimdi Kompedan olan mekan eskiden Koru Piknikti, işletmecisi rahmetli Raşit”in yanına gittim, o da kardeşi Adnan”la konuşuyordu, kendime bir şeyler ısmarlarken, bir gece önce kavga ettiğim o genç geldi, beni masalarına davet etti, gittim, bardağıma rakı koyup, kadeh kaldırdı ve “EN İYİ DOSTLUKLAR KAVGADA BAŞLAR, ŞEREFİNE” dedi.

Şimdi nerede bilmiyorum, polis olmuştu, raslantı sonucu İstanbul”da birkaç kez karşılaştık, sonra birbirimizi kaybettik; ama ben hala onunla dost olduğumuza inanıyorum;çünkü duygularımda değişiklik yok.

Eğer, eline fırsat geçmiş olmasına karşın, düşmanın seni arkandan vurmuyorsa bilki o senin en iyi dostun olabilir, ona bir fırsat ver. En acımasız darbeyi de  ummadığın dostundan alabilirsin, bunu da heseba kat ki, insanlar hakkında önyargılı olmayasın.

11.01.2016
Bu yazı 1028 defa okundu.

Diğer Yazıları