YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

Dün  “Dünya Emekçi Kadınlar Günü”ydü…

Kutlamalar,törenler,çiçekler,sarılmalar,öpüşmeler..vesaire vesaire..

Merak ediyorum;sabahki kutlamalardan sonra gece kaç kadın tecavüze uğradı,kaç kadın öldürüldü,kaç kadın taciz edildi,kaç kadın işten çıkartıldı,kaç kadın canını kurtarmak için sığınma evlerine ulaşabildi,kaç kadın para için tiksindiği bir erkekle yattı,kaç kadın şehirlerarası otobanlarda canı pahasına fuhuş yapabildi,kaç kadın anne oldu,kaç kadın anne olamamanın üzüntüsünü yaşadı,kaç kadın oğlunun şehitliğine ağladı,kaç kadın kuma ile yaşamak zorunda bırakıldı,uzayıp giden tren yolları gibi..yaz yaza bildiğin kadar..

Aslında bunları yazmama gerek yok..

Mademki kadınlar 364 gün çektikleri çileyi 365.gün unutuyorlar,yaşamlarındaki numatörleri sıfırlayıp sil baştan yapıyorlar o zaman “BANA NE ?” diyemiyor insan…

Bana göre çalışmayan kadında emekçidir;çünkü onun emeğini çalışma saatleri ile sınırlamadığı iş yeri yuvasıdır,bakmakla sorumlu olduğu kişilerin bulunduğu yerdir,çalışan kadının öyle ya da böyle bir bir çok güvencesi vardır;ama ev  kadınlarının yoktur.

Lenin,”kadınların ekonomik özgürlüğü olmalıdır”,derken,Mustafa Kemal Atatürk,öneride bulunmak yerine eyleme geçerek kadınlara haklarını kazandırmıştır.

Batılı toplumlarda bir kadının eğitilmesi,gelecek  kuşakların eğitilirek  bilinçlendirilmesi anlamına gelirken bizim  ülkemizde,İslamiyet adı altında kadınlar ve çocuklar ortaçağ karanlığına sürüklenmektedirler.Peygamberliğini açıklamaya yüreği yetmeyen  yobaz beyinler,fikirlerini Müslümanlığın kuralıymış gibi ambalajlayarak toplumumuzu zehirlemeyi sürdürüyorlar.

Derler ki kadının kadına yaptığı kötülüğü kimse yapamaz”,nereye kadar ve ne derece doğru bilemem;ama bildiğim bir şey varsa,kadınlar bir çok durumda birbirleriyle yakınlaşmıyorlar,iletşim kurmuyorlar,sen-ben,biz ve onlar  gibi bölünmeler içindeler,böyle olunca da onların örgütlenmeleri bir başka bahara kalıyor ki 1857 yılında çıkan olaylarda  fabrikaya kapatıldıkları için çıkan yangında yaşamını yitiren 129 kadın işçi adına ,Clara Zetkin”in önerisiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak kabul edildi.

Emek-sermaye ilişkisinde,sermaye,kadına erkekten daha az değer verdiğini her fırsatta belli eder,bazı yobaz beyinler kadın-erkek eşitliğini tanımadıklarını fısat buldukça söylerler,bazı kadınlığının bilincine varmamış ya da erkeklere yalakalık yapmayı  matah sanan kadınların da kadına her türlü ezanın,cefanın normal olduğunu söylemeleri tuzu-biberi olur.

  Sanayileşmiş toplumlarda ezilen kadın bilinçlenirken,bizde eve mahkum edilmiş olması Anadolu kadınına kader gibi dayatılmıştır.

Kadın doktora,”kadınlığına bakmam seni döverim” diyenlere,kadın-erkek eşitliğine inanmadığını gururla söyleyen yobaz beyinlere,onların dilleriyle konuşmayı beceremedikleri sürece kadınlar 8 Mart kutlamalarına da hasret kalabilirler.

Aslında tek sorun,kadının kendi gücünün farkında olmaması.Bir zamanlar tencere-tava sesleri nasıl da ürkütmüştü yarasaları…

09.03.2016
Bu yazı 996 defa okundu.

Diğer Yazıları