YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

FARKINDA MISIN ?

ŞİMDİ OYNAN OYUN SENİ TOPLU ÖLÜMLERE ALIŞTIRMAK

Hayvanlar alemiyle ilgili belgesel izlerken en çok onların bir tehlike anındaki davranışları ilgimi çeker..

Sürü halinde yaşamlarını sürdüren hayvanlar, su içerkende, otlarkende tetiktedirler. İçlerinde birisi gözcülük görevi yaparak gelebilecek tehlikeyi fark etmeye çalışır. Çoğu zaman kendi güdülerine göre tehlike sinyali vererek birbirlerini uyarırlar; ama içlerinden birisi bir arslana ya da bir başka vahşi hayvana yakalanmışsa karşısına geçip mal mal bakarlar..Gerçi ara sıra onlarda saldırıya geçerler; ama çok sık değil…

Ovalarda olsun, suyun altın da olsun hayvanlar saldırıya uğradıklarında sürü halinde ve sanki daha önceden çalışmış gibi inanılmaz  ritmik hareketlerle bir bütün oluştururlar..

İzlediğim bir belgeselde arslan, önünden geçmekte olan bufalo sürüsüne saldırarak seçtiği bufalonun gırtlağına dişlerini geçirdi. Zavallı hayvan yere düştü v debelenmeye başladı. Arslan”da tık yok, azı dişlerini saplamış bufalonun gırtlağına onu boğmaya çalışıyor.

Nasıl olduysa, oldu kaçan bufalo sürüsü birden geri dönerek arkadaşlarına yardıma gittiler.

Arslan önce işi pek ciddiye almadı, eylemini sürdürdü;ama ilk gelen bufalo boynuzlarını arslanın karnına vurup onu havalandırınca arslan işi farkına vardı; ama artık geçti…

Bufalolar söz birliği etmişlercesine acımadan arslana boynuzlarıyla vurdular. Arslan kaçamadı, teslim oldu; ama yine olmadı. Aldığı her boynuz darbesinde vücudunun bir parçası koptu..

Biz insanoğlu onları sürü olarak tanımlıyoruz, küçük görüyoruz, tepeden bakıyoruz…

……………………………

1977 yılındaki kanlı 1 Mayıs olaylarında silahlar patlamaya  başladığında herkes bir başka yöne kaçmaya başlamıştı ve her kaçan armut gibi polisin eline düşmüştü..

Öğrenci  olaylarında, mitinglerde polis biber gazı püskürtüp,su sıktığında herkes bir yöne kaçarken birileri dimdik ayakta durur, meydan okur..Onlar sembolleşir; çünkü gücünü inancından almıştır. Arkamdan gelen var mı diye bakmaz..

……………………………

Sosyal medya paylaşımlarla dolu: ”Ankara”daki patlamadan sağ salim kurtuldum.” Ve benzeri mesajlar.. Yani gemisini kurtaran kaptan…ya da benden sonra tufan….

Taziye ve terörü  kınama mesajları…. Ne zamana kadar ? Bir daha ki patlamaya kadar..

Mesaj belli:

Ya başkanlık ya kaos..

Kendimize soracağımız ilk soru şu: terörün üstüne gidemiyorsak, korkumuzdan mı, alıştığımızdan mı ?

Farkında mısın? bir taraftan ulus devletin, bir taraftan  dinin emperyalizm ve onun yerli işbirlikçileri tarafından  sana karşı kullanılarak parçalanıyorsun, ölümlere alıştırılıyorsun…

Emperyalizm 90 yıl öncesi gibi yine sana meydan okuyor…

Hiç tanımadığın, yüzünü bir kere bile görmediğin, belki yaşadığın sürece hiç tanışmayacağın, yüzünü bile göremeyeceğin bir insan, ya da komşun yahut komşunun çocuğu biranda teröre kurban gidiyor ve sen yaşadığın için şükrediyorsun…

Oysa bilmen gereken burası hepimizin vatanı…yok yere ölenlerde bizim insanımız…

Oynanan oyunun hala farkında değilsen, farkına varman için daha neler kaybetmen gerekiyor

90 yıl öncesi gibi bir Mustafa Kemal bekliyorsan, hiç bekleme, o, gitmeden önce sana neler yapman gerektiğini yazarak öğretti.

Şimdi tercih senin…

Ha… bana soruyorsan….

Her şeyin bir bedeli vardır…

Ödenen bu bedeller korkaklığın, aymazlığın, umursamazlığın bedeli.

Aslında Atatürk”ün sana verdiği değerlerin bilincinde olsaydın, onları kaybetmemek için neler yapman gerektiğini zaten bilirdin.

Ben diyorum ki, bu olanlar batan geminin su almaya başladığında yarattığı girdabın çekim alanı..

Bu çekim alanında çok canlar yanabilir; ama batmaya başlayan gemi Atatürk”ün kurduğu TÜRKİYE CUMHURİYETİ olmayacaktır.

90 yıl önce Çanakkale”de  olduğu gibi ABD , Avrupa ve Arap emperyalizminin Amiral Gemisi batacaktır.

19.02.2016
Bu yazı 987 defa okundu.

Diğer Yazıları