YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

GELİŞEN TEKNOLOJİ VE YOZLAŞMAK (2)

YAŞAMA  AT GÖZLÜĞÜ İLE  BAKMAK

Bilim adamları,maymunlar üzerinde bilginin evrensel olup olmadığı yolunda deneyler yapıyorlarmış.Bu deneyler için okyanusta  birbirine yakın olmayan üç ada seçmişler.

Adalardan  birine kendileri konuşlanarak öteki iki adada birbirlerinin  haberdar olmadan yaşayan maymunların yaşamlarını gözlem altına almışlar.Uzun süre her iki adada yaşayan maymunların davranışlarını en küçük ayrıntılarına kadar elektronik sistemle kayıt altına almışlar.

Adalarda yaşayan maymunlar,toprak altındaki yabani patatesi elleriyle çıkarıp,üzerindeki toprağı kabuğu ile birlikte kemirerek temizledikten sonra yiyorlarmış.Birgün,maymunun elindeki patates dereye düşmüş,maymun patatesi tutmaya çalışırken,yuvarlanan patates yıkanmış,maymun yıkanmış patatesi yedikten sonra,toprak altından çıkardığı  her patatesi derede yıkadıktan sonra yemeye başlamış ve birlikte yaşadığı  arkadaşları da yıkayarak yemeye başlamış.Buna raslantı sonucu edinilen bilgi ve bilginin paylaşımı diyebiliriz.

Bilim adamları tanık oldukları bu deneyimi içlerine sindirmeye çalışırken,bir başka şaşırtıcı olaya tanık olmuşlar.

Öteki  adada yaşayan maymunlar hiçbir şey görmemelerine karşın onlarda bir süre sonra içgüdüsel olarak topraktan çıkardıkları patatesleri derede yıkayıp yemeyi öğrenmişler.

Bu nasıl oldu ?

NLP Eğitimleri aldığım yıllarda öğrendiğim bu bilginin adının ‘EVRENSEL BİLİNÇALTI’ olduğunu söylemişlerdi.Evrensel Bilinçaltı varsa,’EVRENSEL BİLİNÇ’ de  var demektir.O zaman ‘BİLGİ GELECEKTEN GELİR’ sözü bu demek miydi ?

Yaşam  ne gizemli bir süreçti  böyle..Adalardan birinde yaşayan maymun raslantı sonucu patatesi yıkayarak yemeği öğreniyor,öteki adada yaşayan maymunlar hiçbir çaba harcamadan onlarda aynı şeyi öğreniyor…EKMEK ELDEN SU GÖLDEN..

 Ya bizler ?

Bana göre,bizler EKMEK ELDEN SU GÖLDEN grubundanız; çünkü  yüz yıllardır bazı insanlar insanlık için araştırma yaparken,bir şeyler icad ederken biz onları seyretmişiz.Onlar bilimsel keşifler yapmışlar,önce ateşi,tekerleği bulmuşlar,sonra elektriği,telefonu,uçağı,ilacı,tedaviyi,

Uzayı keşfetmeyi,Ay’a gitmeyi başarmışlar.Ya bizler ?

Onlar; yani patatesi yıkayarak yemeği öğrenen maymunlar kendilerini geliştirmişler ve geliştirmeyi  sürdürüyorlar.Bizler onların yaptıklarını satın alarak,bir anlamda onlara bağımlı olarak yaşamayı seçmişiz.

Mutlaka  içimizden birisi (Ben,bu patatesi yıkayarak yemeyi nasıl öğrendim ?) diye kendisini sorgulamış;ama aydınlatıcı  bir yanıt bulamayınca ‘BİR BİLEN’ e sormuştur.Keşke sormamış olsaydı,Edison gibi,hep kendi araştırsaydı ne iyi olurdu.

Bir  Bilen’e  sordu da ne oldu ?

Bir Bilen’ beyinsel olarak bir başka Bir Bilen’e  bağımlı olduğu için yaratıcı yeteneklerini kullanmadığı için,yaşama,olup bitene,var olan her şeye sadece ve sadece AT GÖZLÜĞÜ ile baktığı için…

-Aman haaaa

Diyerek , durdurdu onu…yaratıcıyı sorgulamanın günah olduğuna inandırdı onu.Oysa yaratıcı ‘Beşikten mezara kadar bilim yapın’ diyordu,hatta daha çok yüreklendiriyordu,diyordu ki,’Ne kadar bilim yaparsanız yapın,denizden bir çay kaşığı kadar su almış olursunuz.’ Bu söz ne denli anlamlıydı,demek ki bilimin sonunun olmadığını vurguluyordu..

Üretmek yerine tüketmeyi,araştırmak,bulmak yerine satın almayı,böylece kolay yaşamayı,teknolojinin nimetlerinden yararlanmak ,şişirilen egomuzu tatmin adına kolay yaşamayı seçmenin bize ne kadar PAHALIYA MAL OLACAĞININ  halı bilincinde olmamamız,bizim için kutsal olan Milli değerlerimizi teker teker kaybederken sessiz kalmamız nedendir acaba  ?

Başdöndürücü bir hızla gelişen teknolojiden yararlanırken,özümüzü kaybederek yozlaştığımızı  düşünebilecek kadar farkındalığımız var mı ?

Bir zamanlar siyah-beyaz tv miz bile yokken şimdi parmak kalınlığında devasa tv ekranlarında neler seyrediyoruz neler.

Türkçemizi 300-400 sözcükle konuşurken,benim gibi FACEBOOK diyenlere, gülerek feysbuk,MC DONALT diyenlere Mec danılıts diyerek İngilizce konuşmaya özenildiği gibi ,GERİ İADE ETTİM diyerek,Türkçemizi öldürürken kullanılan tümcenin aynı anlamda olan iki sözcükten oluştuğunu ve ya GERİ VERDİM ya da  İADE ETTİM demek gerektiğini düşünemeyecek kadar dilimizi bilmediğimizi kabullenecek gücümüz varmı ?

Egomuzun etkisinden kurtulup,ÖZÜMÜZÜN sesini duyabilmemiz için kendimizle yüzleşmeyi göze almamız gerekiyor ve birey olarak,toplum olarak,millet olarak hepsinden önce  İNSAN  olarak yaşayabilmek için  KENDİ SORUMLULUĞUMUZUN farkında ve BİLİNCİNDE olmamız gerekiyor ki ÜLKEMİZİN VE MİLLETİMİZİN  başında dönenlerin  neler olduğunu anlayabilelim.

Bunun farkında olmakta bir başka türlü  YA İSTİKLAL YA ÖLÜM demektir…

 

10.08.2016
Bu yazı 848 defa okundu.

Diğer Yazıları