YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

Gördüğüm şeye odaklandığımda sahne değişiyor.

Dolmuş  durağında bekliyorum..

Birileri de bekliyor,kadın,erkek,çocuk,yetişkin,yaşlı,genç.

Herkesin elinde bir telefon,parmaklar karabatak gibi  tuşlara dalıp çıkıyor..

Bedenlerine bakıyorum;kimi dik,kimi eğik,kimi öne,kimi arkaya yatık..

Kimi saate bakıyor,kendi kendine bir şeyler mırıldanıyor,duyuluyor;ama anlaşılmıyor.

Minibüs geliyor,o yöne gidecek olanlar biniyorlar,ben de biniyorum.

Genelde arka sıralardaki tekli koltuklarda oturuyorum;çünkü gözlemlemek  daha kolay..

Telefonla mesajlaşmak araç içinde daha yoğunlaşıyor..

Birisi sanki ondan başka kimse yokmuş gibi yüksek sesle konuşuyor,konuşma uzamasına karşın kimsenin bir tepkisi yok,dönüp bakmıyorlar bile..

Sıkılıyorum,bunu belli etmeye çalışıyorum;ama anladığı halde o konuşmasına aynen devam ediyor..

Minibüsün kaptanı kalkarken de dururken de hiç esnek değil,silkeleyerek kalkıyor.silkeleyerek duruyor,yaşlılar ,çocuklar ve kadınlar şöyle bir sallanıyorlar..yine kimsede çıt yok…yoksa yok ne yapalım,kendi düşen ağlamaz,ağlasa da görülmez..

Şöyle gerçekten yüzü gülen,neşeli,halinden memnun birisini görmeyeli epey oldu,oldu da niye insanlar hallerini sorgulamazlar ?,yabancı biri uzaktan baktığında birazdan silahların çekileceğini sanabilir…

Manavda,kasapta,çarşıda,pazarda,elektirikte,suda,giyimde kuşamda zam zam zam aldı başını gidiyor…gidiyor da, ne oluyoruz diye soran,sorgulayan yok..

Manisa”ya şehit ateşi düştü…

Didim”de  facia…

Soma”da ocak çöktü…

Şehit  Mehmetçiğin  veda mektubu..

Türk bayrağını indirdiler..

Mehmetçik hainlerin inlerini başlarına yıktı..

Yazın iç savaş çıkabilir..

90 yıllık enkazı kaldırdık..

AYM”nin kararını tanımıyorum ve saygı duymuyorum..

Şehit babasının feryadı..

Parkta tecavüz edilmiş kadın cesedi bulundu..

Boşandığı eşini 35 yerinden bıçaklayarak öldürdü..

Başkanlık sistemi gelirse Türkiye 26 bölgeye ayrılır..

Her deprem yeni bir şekillenmenin başlangıcıdır…

Deprem,birikmiş enerjinin dışavurumudur..

Umursamazlıkta..

Duyarsızlıkta..

Bananecilikte

Benden sonra tufan da..

Görmezden gelmekte..

Susmakta,sessiz kalmakta ..

Birikmiş,tortulaşmış negatif enerjidir..

Pozitif enerji,negatif enerjiyi ya kendine dönüştürür..

Ya daaşarak   yaşamdan siler..

Türkiye Cumhuriyeti”ni korumak hepimizin en kutsal görevidir..

Can korkusuyla bu görevden kaçmak ona ihanettir..

Cumhuriyetçiyim diyen bu görevini yapmaya heran hazırdır,yapmıyorsa kendini kandırıyordur..

Cumhuriyet”in temeli ;yer kürenin kaderini sonsuza dek üstünde  tutan fay tabakaları üzerine kuruludur.Cumhuriyet”i yıkmak isteyenlere karşı koymamakta,onlardan yana olmaktır.

Ve yer kürenin kaderini üstünde tutan fay tabakaları,üzerlerindeki cumhuriyeti ihanetlerden korumak için mağma üzerinde hareket ederek,tüm hainleri hiç yaşamamışlar gibi mağmanın içine çekerek eritirler ve Cumhuriyet yeni bir yanardağdan fışkıran lavlar gibi,genç,dinamik olarak  yeniden başlar,biz olsak da olmasak da,onun uğruna savaşarak ölmek Türkün ezelden ebede varoluşudur..

08.03.2016
Bu yazı 1128 defa okundu.

Diğer Yazıları