YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

GÜNÜ BİRLİK YAŞAMAK

Ne atom bombası,

Ne Londra Konferansı;

Bir elinde cımbız,

Bir elinde ayna;

Umurunda mı dünya!

Orhan Veli’nin bu dizeleri  tam bize göre…

Günü birlik yaşamak nedir diye soran olursa, bence en uygun  yanıt bu dizeler…

Siz,atom bombasını,Londra  Konferansını bugünlerde yaşadıklarımıza uyarlayın…

ABD’ye kızıyoruz; ama

Facebooku izlediğimizde  ABD’ye haksızlık ettiğimizi de düşünebiliriz.

Niye mi ?

Niye olacak,face olmasa paylaşılanları görmeyeceğiz,birbirimizden haberdar olamayacağız.

Facede arkadaşız;ama birbirimizi tanımıyoruz,yorumlarımıza bakarsak kırk yıllık arkadaş gibiyiz…

Örneğin,facede ki arkadaşlarımın bir bölümü Aydın’da yaşayanlar ; ama çoğunun elini bile tutmayı bırakın tanışamadık bile.

Geçenlerde bir kuruma gittim,almam gereken belgeyi o hanımın verdiğini söylediler,masasına gittim,derdimi anlatırken masanın üzerindeki isim ilgimi çekti…hiç çekinmeden sordum:

Biz sizinle facebokta arkadaşız değil mi ?

-Adınız ne ?

-TC Atilla Dağıstanlı..

-Aaaa Atilla bey,sahi sizsiniz,nasılsınız ?

-vallahi ben iyim siz nasılsınız ?

Daha sonra Ankara’dan gelen arkadaşımı Saklı Bahçe’ye götürdüm.Arkadaşıma Saklı Bahçe’nin  çocukluğumuzun Sarayı Sineması  olduğunu anlatırken,tanıdık bir yüzle karşılaştım.O bana bakıyor,ben ona; ama ilk adımı atamıyoruz,dayanamıdım sordum:

-tanışıyor muyuz,yoksa birine mi benzettiniz ?

-Ay vallahi ne diyeceğimi bilemiyorum..

-adınız ne ?

-G….

-tabi ya biz sizinle faceden arkadaşız,değil mi ? TC Atilla Dağ…

 gerisini getiremedim; çünkü o tamamladı:ıstanlı…

Şöyle derinlemesine bir baktım da.

Başında uzun fötür şapkası,sırtında kuyruklu pardesüsü olan keçi sakallı Sam amca öylesine mutlu ki  hem gülüyor hem de ellerini oğuşturuyor.

Nasıl mutlu olmasın ?

Sanalda can ciğer kuzu sarması olanlar gerçekte birbirlerini tanımıyorlar bile.

Sam amca için bu önemli değil ki,onun için önemli olan sistemine daha çok insan kaydederek bir şekilde kontrol altına almak ve izlemek.

Orhan Veli,sanki yıllar önce bugün yaşayacaklarımızı biliyormuş gibi bir dörtlükte anlatmış geleceğimizi:

Ne atom bombası,

Ne Londra Konferansı;

Bir elinde cımbız,

Bir elinde ayna;

Umurunda mı dünya!

Evet umurumuzda değil dünya…

Niye olsun ki ?

Bırakalım atom bombasını,Londra Konferansını..

En son Cizre’de 11 şehit vermişiz..

Köprü açıldı ya…

Facebok arkadaşım paylaşmış:

‘Ambülanstan önce yayın yasağı geliyor ; ama darbe gecesi yayın yasağı gelmedi.’

FETÖ’cüler operasyonlarla toplanıyor..

Peki ya FETÖ’cü olmayıp da onlarla iş yapanlar niye mağdur ediliyor ?

Japonlar sabırlı insanlardır…

Binlerce değil,milyonlarca domina taşından şekiller yaparlar,bunu yapmaları,haftalar,aylar,hatta yıllar sürer.

Sonra  bir açılış yaparlar,emeklerini gösterirler..

Sonra birisi gelir,en baştaki domina taşını ittiriverir….

Birbirlerine değer domina taşları teker teker düşerek  yeni bir şekil oluştururlar..

Altta kalanın canı çıksın…

Ne demişti 

Orhan Veli ?

Ne atom bombası,

Ne Londra Konferansı;

Bir elinde cımbız,

Bir elinde ayna;

Umurunda mı dünya!

17 Ağustos tarihinde  jeotermal ölüm ihaleleri iptal edildi ya..

Millet  rahatladı..

Sanıyorlar ki ebediyen iptal edildi..

Kazın ayağı öyle değil..

Hani bir şarkı vardır ya:

BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİM diye..

İşte onun gibi,ona benzer bir şey..

Bizim yaşama bakış açımızda  garip..

Bin rauntluk bir boks maçında ilk raundu alınca maçı kazandığımızı sanıyoruz.

Geri kalan 999 raundu ne yapacağız ?

Unuttuk mu ?

Neden unuttuk ?

Tahıl  aptalı mıyız ?

Havamız,suyumuz,toprağımız ölüyor,yediğimiz sebze,meyve her neyse ağır metal yüklü..Cumartesi pazarından al,Salı gününe kadar mafiş…

Bu nasıl bir şey ?

Rahmetli anam salatalık alırdı,haftaya salıya kadar evin için buram buram salatalık kokardı,üstelik o yıllarda Aydın’da çoğu kişinin evinde BUZDOLABI yoktu…

Yemekler tel dolaplarda dururdu..

Kozalak kapaklı testiden su içerdik..

Testi suyu süzüyorsa kaliteliydi,süzmüyorsa  at gitsin..

Ya şimdi ?

Orhan Veli doğru söylemiş:

Ne atom bombası,

Ne Londra Konferansı;

Bir elinde cımbız,

Bir elinde ayna;

Umurunda mı dünya!

Kendi  yaşamımız bizim umurumuzda değilse…

Sam amcanın hiç değildir.

Hem niye olsun ki ?

Üzerinde güneş batmayan ülke neresiydi ?

İNGİLTERE..

Niye ?

Ne işi vardı İngilizlerin Hindistan’da ?

Gandi ne demişti ?

‘MUSTAFA   KEMAL  ATATÜRK  İNGİLİZLERİ YENİNCEYE  KADAR  TANRI’YI  DA İNGİLİZ  ZANNEDERDİM.’

İşgal yıllarında,İstanbul’da Pera’da (Beyoğlu semti) İşgal kuvvetleri komutanı,tek başına yemek yiyen Mustafa Kemal’i tanıyınca emir subayını göndererek Atatürk’ü masalarına davet eder.

Atatürk,davete teşekkür eder ve aynen şöyle der:

‘ONLAR BİZ TÜRKLERİN MİSAFİRİDİR.ONLAR BUYURSUNLAR !’

 Ve Atatürk’ün dediği gibi olur.GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER…

Ya şimdi ?

Ne demişti Orhan veli ?

Ne atom bombası,

Ne Londra Konferansı;

Bir elinde cımbız,

Bir elinde ayna;

Umurunda mı dünya..

 

30.08.2016
Bu yazı 864 defa okundu.

Diğer Yazıları