YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

KAZANANLAR,KAYBEDENLER

‘BİR MEMLEKETTE,NAMUSLULAR,NAMUSSUZLAR KADAR CESUR OLMADIKÇA,O MEMLEKETTE KURTULUŞ  YOKTUR.’  İSMET  İNÖNÜ

                                            KAZANANLAR,KAYBEDENLER

KAZAN  ANLAR:

Başlık ,İyi,kötü,yararlı,zararlı,faydalı,faydasız gibi ayrıştırılmış değildir.Sadece niyetle ilgilidir.

Kazanmak,tek başına da değildir,illaki kazananın kazanmasında birilerin katkısı vardır,bu katkı da katlanarak  katkı koyana dönecektir.

Örgütlü  kazanmalarda ARSLAN PAYI örgüt liderinindir.Aşağı doğru indikçe  pay azalmaya başlar;ama kişiyi kamçılar,teşvik eder,riske sokar,yani ileriye dönük bir tür yatırıma dönüşür.

Kazanılacak şey örgütlü ve planlı çalışmayı gerektiriyorsa,bu yola baş koymuş olanlar birbirlerinin arkalarını kollarlar,hazmedemedikleri tek şey  riske girmekten kaçınanlar, beceriksiz olanlar ile bir de küçük oynayanlardır.

Kazananlar ekibine girmek isteyenin  odak noktası  para,pul,mal,mülk olmak zorundadır ve bedel ödemeyi de göze almaktır.Liderin parolası ‘hep bana,rabbana’dır,dağıtım onun istediği gibi olur.Üyeler,sadık ve sabırlı olmak zorundadırlar,beklentileri gerçekleşmediğinde  küsmek yerine ,daha çok yaklaşmak,daha çok zeki,mucit olduklarını kanıtlayacak fikirler üretmeyi,eğilip,kalkmayı,el öpmeyi iyi becermeyi,göze girmeyi başarmaları gerekir.

Bunları yapabilmek usta-çırak ilişkisinden başlar,sonra yetenek yarışmasına döner,doğuştan yetenekli olanlar basamakları tek tek değil,üçer,beşer birden fırlayarak zirveye doğru tırmanırlar;ama bunu yaparken de göze batmamaları gerekir;çünkü lider onun niyetini çaktığı zaman merdiven basamağı  birden ayağının altından kayıverir.

Pratik yaptıkça ustalaşırlar,ustalaştıkça yüzleri kızarmaz tam tersi pişmiş kelle gibi sırıtırlar,işlerine gelmeyen hiçbir sözü duymazlar.Sürekli aynı noktaya bakarlar;ama kimseyi görmezler,sadece görmek istediklerini görürler..Ekip olarak hacı yatmaz gibi olduklarından sırtları kolay kolay yere gelmez,düştükleri yerden bir şeyleri avuçlayarak kalkarlar.

Yeryüzünde her karış toprakta onlardan birileri vardır,birbirlerini anında hissederler,aynı dili konuşurlar ve kolay anlaşırlar.Sözcük dağarcıkları  hedefleriyle sınırlıdır:para,mal,mülk,avanta

Mevki,şan,şöhret.Ha bir şey daha var,hiç doymazlar,yedikçe iştahları açılır,diyet,miyet bilmezler,önemli olan niyettir.Her şeye niyet ederek başlarlar,örneğin:niyet ettim  gibi.

KAYBEDENLER:

Adı üstünde KAYBEDENLER,

Kılı kırk yararlar…

Olur mu ,olmaz mı,uygun mu değil mi,ayıp olmaz mı ,yok canım ben yapamam gibi bir döngünün içinde gider gelirler…

Birbirlerine sahip çıkmazlar,ellerindeki lokmayı çalana bırakın hırsız demeyi,ayıp ettin bile diyemezler…

Fırsatları,’etik değil’,’bana uymaz’ gibi sözlerle  geri çevirirler…

Mağduru oynayana acırlar,öteki yanaklarını da gösterirler,bir daha aldatıldıktan sonra küserler;ama kimsenin umurunda olmaz bir de üstüne üstlük kendi gibi olanların eleştirilerine hedef olurlar,’ona müstahak’,dayak yemeye doymuyor’ gibi.

Ara sıra bir araya geldiklerinde  saz çalıp türkü söylerler,coşarlar hep bir ağızdan ‘Eşkiyaaaa dünyayaaaaa hüküm darrrr olmazzzzz’ derler;ama hepsi bu kadardır gerisini getiremezler..

Dedim ya KAYBEDENLER diye..

26.05.2016
Bu yazı 843 defa okundu.

Diğer Yazıları