YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

KİŞİSEL GELİŞİM 5

ÖĞRETMEN

Başkalarının davranışları eğer bizim düşünce yapımıza, mantığımıza uymuyorsa ve beklentilerimizi tatmin etmiyorsa eleştiririz ve böylece önyargılı davranırız .Oysa yapılması gereken karşımızdaki kim olursa olsun, onu  davranışları ve sözleriyle kabul ederek anlamaya çalışmaktır.

 Sizlerle paylaştığım bu öykü  ÖĞRETMEN’inin kim olduğu konusunda benim için çok anlamlıdır..

Öykü bu ya; Anadolunun dağbaşlarındaki köylerinden birinde uzun zamandır öğretmenlik yapan  bir adam varmış.

Köylülerle bir akrabadan daha yakınmış. Köyün sözü geçer dedeleri, nineleri bir gün öğretmeni  ziyarete gitmişler.

En yaşlı dede ile nine öğretmene, ”Kaç yıldır bizim köyümüzde öğretmenlik yapıyorsun, artık sende bizden birisin, emekliğine de çok az kaldı. Sana bir teklifimiz var: emekli olduktan sonra buradan gitmeni istemiyoruz. Üstelik bekarsın da, gel seni bizim kızlardan birisiyle evlendirelim, şöyleki senin beğendiğinde seni beğenirse düğününüzü yaparız ve köyümüzde hem ögretmenimiz, hem oğlumuz hem de damadımız olursun.” Demişler,

Öğretmen de düşünmüş, köylülerin teklifini kabul etmiş, beğendiği kızı köyün yaşlılarına söylemiş, söylerken de, ”o beni beğenmezse, onun adını kimse bilmesin, kızın adı çıkmasın, beğenmezse ben de köyden giderim, siz de benim bu teklifi kabul edin.”demiş. Köylüler de öğretmenin teklifini kabul etmişler.

Kızla ve ailesiyle görüşülmüş, kız da, ailesi de kabul etmiş ve sonunda  evlenmişler. Herkes mutlu…

Bir gün gelin hanım kocasına sormuş:” Kocacığım akşama sana ne yemeği yapayım ? ” Kocası yanıtlamış: ”biber dolması”

Öğretmen biber dolmasını çok severmiş; ancak bekar oluğu için canı istediği zaman değil, kasabaya, şehre indiğinde lokantada yermiş. Karısının bu teklifi öğretmeni neşelendirmiş, okuldayken karısının yaptığı biber dolmasının kokusu burnuna gelir gibi olmuş.

Öğretmen okul sonrası evine gitmiş, karısıyla hoş beş derken akşam yemeği zamanı gelmiş, sofraya oturmuşlar,k arısı dolma tenceresini getirmiş, kapağını açmış, tabağı eline almış ve dolma koymaya başlamış. Öğretmen biber dolmasının kokusundan çok memnun olmuş ve iştahla yemeğe hazırlanırken şaşırmış; ama belli etmemiş: Karısın tabağa koyduğu biber dolmalarının içi köfte gibi ayrı, biberi içi boş olarak duruyormuş. Şaşkınlığını gizlemiş iştahla yemiş, ”eline sağlık karıcığım”demiş.  Sofradan kalkmışlar.

****

Öğretmen maaşını almak için kasabaya gitmeden önce karısına “hadi kasabaya birlikte gidelim, sinemaya falan gideriz.”demiş. Karısı sevinmiş ve birlikte gitmişler, sinema dönüşü karınları acıkmış lokantaya girmişler. Garson ne yemek istediklerini sormuş, öğretmen karısına İskender kebabı yemesini önermiş, kendisi de BİBER DOLMASI istemiş, Öğretmenin karısı, kocasının biber dolması istemesine bir anlam verememiş sadece ”DEMEK Kİ BİBER DOLMASINI ÇOK SEVİYOR” diye içinden geçirmiş.

Yemekler geldiğinde bu kez kadın şaşırmış; çünkü kocasının istediği biber dolması onun yaptığı gibi değilmiş. Şaşırdığını belli etmeden yemeğini yemiş ve kocasıyla birlikte köye dönmüşler…

Öğretmen okul çıkışı  evine gelmiş, kasıyla sohbet etmiş, kasabaya sadece aybaşlarında değil, hafta sonlarında da giderek, film, tiyatro izlemlerinin iyi olacağını anlatmış, kasını da “evet, gerçekten çok iyi olur.” Demiş.

Akşam yemeği için karı-koca sofraya oturmuşlar, yemeğin kokusu öğretmene hiç de yabancı gelmemiş; ama üzerinde durmamış.

Karısının önüne koyduğu tabakta BİBER DOLMASI VARMIŞ…

HEPİMİZİN  BİLDİĞİ BİBER DOLMASI…

 

10.07.2015
Bu yazı 951 defa okundu.

Diğer Yazıları