YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

KİŞİSEL GELİŞİM 2

“BİLİNCİMİZE ÇIKARMADIĞIMIZ KORKULARIMIZ KARŞIMIZA KADER OLARAK ÇIKAR.”

 

Geçen haftaki yazımda, İsveçli psikolog Carl Gustaw Jung’un  bu sözüyle bize, kendimizle yüzleşmemizi önerdiğini belirtmiştim. Şimdi bunu biraz açalım.

Bazı insanlar vardır, doktora gitmeye korkarlar; çünkü gittiklerinde doktorun onlara sağlıkları konusunda iyi şeyler söylemeyeceğinden korkarlar. Kendi zihinlerinde yarattıkları bu korkuyla yüz yüze gelmemek için kuşku ve tedirginlik tutumumuzun içinde yaşamlarını sürdürürler. Oysa sağlık kontrolundan geçseler geleceğe yönelik nasıl davranmaları gerektiğini öğrenirler. Sağlıkları yaşamlarını tehlikeye sokacak kadar bozulduğunda, ”KEŞKE zamanında gitseydim” diyerek pişmanlık duyduklarını belirtirler.

 

Toplumumuzda, yaşamımızı bilinçli olarak yönetmek adına yaşam koçlarından, psikologlardan bilimsel destek almak ne yazık ki henüz yeterince kabul görmüş değil. Bir dostunuza, arkadaşınıza önerdiğinizde size vereceği yanıt, ”ben deli miyim ?” Oysa bunun delilikle hiçbir ilgisi yok. Bu konudaki kural çok basit: İÇİNDE BULUNDUĞUNUZ DURUMDAN MEMNUN DEĞİLSENİZ, SİZİ O DURUMA DÜŞÜREN DÜŞÜNCE YAPINIZLA  O DURUMDAN KURTULAMAZSINIZ”

DÜŞÜNCE NEDİR ?

Düşünce o anda neyi düşünüyorsanız onunla ilgili ilk eylemdir. Bir şey tasarlarken olduğu gibi.

Kendimizle yüzleşmek o kadar da kötü bir şey değil, önce kendimizi olduğumuz gibi kabul edeceğiz. Örneğin: ”Ben sigara içiyorum, geceleri çok geç yatıyorum, sabahları  geç uyanıyorum ve huzursuz oluyorum, içki içiyorum, yoruluyorum. Sigara içmeyi bırakmak, akşamları erken yatmak, sabahları erken kalkmak, sağlıklı, huzurlu, neşeli olmak istiyorum dediğimizde  istediğimiz yaşam biçimine kendimizi zihinsel olarak hazırlamanın ilk adımını atmış oluruz.

Kendimizle yüzleşmek; kendimizi yargılamak, yerden yere vurmak değildir. Olumsuz davranışlarımızı, bakış açılarımızı, odak noktalarımızı, düşünce yapımızı, niyetlerimizi, arzularımızı, başarısızlıklarımızı kendimize dürüst davranarak gözden geçirmektir.

Olaylar karşısındaki tutumumuz, iletişim kurarken yaklaşımımız, bakış açımız, beklentilerimiz, değerlendirmelerimiz bilinçli farkındalık içinde değilse önyargılı olmamız kaçınılmaz gibidir.

 

“Ben başarısız bir insanım” demek kendimizi yargılamaktır. Bu sözcüğü her tekrar edişimizde içimizden dışımıza doğru zihinsel ve bedensel bir çöküntü hissederiz. Başarısızlığımızın farkında olarak, ”Ben başarılı olmak istiyorum” dediğimizde bedensel olarak rahat, zihinsel olarak da  bir arayış içinde olduğumuzu hissederiz. Yani seçenekler yeni yeni fikirlerin oluşmasına neden olabilir.

Bir insanın yüzü zihinsel yapısının göstergesidir. Zihni bulanık, karışık ise bakışları boş ve anlamsız gibidir.

Biz zaman içinde kendimizin farkına varmadığımızda düşünce yapımız nedeniyle olumsuzluklar yaşayabilir ve dibe vurabiliriz. Dibe vurduğumuzun bilincine varabilirsek tekrar yüzeye, hatta daha yükseklere çıkabiliriz; ama değilsek içinde bulunduğumuz olumsuzluğa teslim olur ve bunun adını KADER koyarız.

 

Bugün kü yaşamımızdan memnunsak dünkü seçimlerimizdendir, değilsek yine dünkü seç

İmlerimizdendir, yani yaşamımızı biz programlarız, bunu yapabilmek içinde kendimizi tanımak ve bilinçli farkındalık içinde olmamız gerekir.

Gece uyumakta, sabah uyanmakta. kalkmakta zorluk çekiyorsanız şu önerdiğim olumlamayı deneyin. Kısa sürede etkisini göreceksiniz. Haftaya görüşmek üzere.

 

HER GECE YATAĞA GİRDİĞİNİZDE DUYABİLECEĞİNİZ BİR SESLE ŞUNU ÜÇ KEZ TEKRAR EDİN:

“BU GECE RAHAT BİR UYKU UYUYACAĞIM, DİNLENMİŞ, YENİLENMİŞ VE ZİNDE OLARAK UYANIP KALKACAĞIM.”

12.06.2015
Bu yazı 1159 defa okundu.

Diğer Yazıları