YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

MUSTAFA KOZACIOĞLU

 

Yıl sanıyorum 1985..

Aydın’ın Türkiye 3. Liginde  beş takımı var…

Aydınspor,Çine Madranspor,Nazillispor,Sökespor ve Kuşadasıspor..

Adnan Menderes Stadyumu tarihi bir günü yaşıyor…

Ezeli rakibimiz olduğu kadar kardeş takım Göztepe  ile karşılaşıyoruz..

Aydınspor,skorportun bulunduğu kaleyi,Göztepe’de okalüpüst ağaçlarının olduğu kaleyi koruyor…

Maç,denk güçlerin mücadelesi biçiminde sürüyor….

Göztepe,Aydınspor’a oranla psikolojik  olarak daha rahat..

Aydınspor,gol yemeden gol atmak için tedbirli oynuyor…

Dakikalara geçtikçe sinirler geriliyor,Aydınspor’un atakları beklenen sonuca ulaşamıyor..

Göztepe beraberliğe razı ve bunu gerçekleştirmek için soğukkanlı oyununu sürdürüyor..

Maçın bitmesine 10-15 dakika ya var ya yok,Aydınspor atakları sık;ama beklenen sonuç bir türlü gelmiyor..

Derken kapalı önünden gelişen bir Aydınspor atağında  meşin yuvarlak  Göztepe ağlarıyla buluşuyor..

Adnan Menderes Stadı bayram yerine dönüyor…

Şeref Trübünü tarafındaki yan hakem Ethem İşler,gol diye santra çizgisine geliyor;ama o da ne  orta hakem Hamza Işın golü vermiyor…

Ne oldu,nasıl oldu bilmiyorum…ac        

Birden kendimi sahanın içinde orta hakem Hamza Işın’ı kovalarken buldum..

Hakem orta yuvarlağa doğru geri geri süratle kaçıyor ben kovalıyorum…

Trübünler koro halinde bağırıyor:

VUR…VUR…

Sanıyorum o yıl polis okulu müdürü olan Fikret Sarısözen (TRT sanatçısı,bağlama ve derleme ustası Nida Tüfekçi’nin yegeni) koluma girerek beni sakinleştirmeye çalışarak sahadan çıkarıyor.Emniyet Müdür yardımcısıydı galiba Hüseyin bey,sanki kaçacakmışım gibi koluma sıkı sıkıya yapışmış, bu durum biraz ağırıma gidiyor.Taraftarlar bu duruma benime lehime slogan atarak bana destek oluyorlar,hoşuma gidiyor.Bekliyoruz.

Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin beyin elleri hala kolumda,biz bu durumdayken tüm Aydınlıların sevgisini,saygısını kazanmış,gelmiş,geçmiş valilerin bir numarası rahmetli Aykut Ozan yanımıza geliyor.Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin beyin koluma yapışmış ellerini görünce,ceketinin astar cebinden Maltepe Sigara paketini çıkarıyor ve bana doğru uzatarak,’Yak bakalım Atilla’diyor.

İşte o an Emniyet Müdür yardımcısı Hüseyin beyin kolumdaki elleri çözülüyor…

Mesaj alınmıştı…

Maçın orta hakemi Hamza Işın benden davacı olduğu için şimdiki adı Efeler Merkez Karakolu’na götürüldüm.Hakem Hamza Işın’la birlikte ifade vereceğiz.

Kimlik tesbiti için beklerken,Mukan Perinçek,Ertan Perinçek,Affer Bacaksız yanıma geliyorlar.

Hakem Hamza Işın’la aynı odada beklediğimiz için o yanıma gelip gidenlerden tedirgin oluyor.

Ve…

 Odaya ,Malbora sigaralarını avuçlarının arasına sıkıştırmış,Mustafa Kozacıoğlu giriyor…

Daha bana bir şey söylemeden hakeme dönüyor, o davudi sesiyle,’Hoca,hoca sen Tarsusluymuşsun,ben de Tarsusluyum,senin yaptığın iş mi yani..golümüzü niye vermedin hakkımızı niye gasp ettin ha ? yazıklar olsun sana.’

Kozacıoğlu hakeme yüklenirken sakinleşmesi için seslendim,’Kozacıoğlu,ben malboro içmiyorum,onlarda neyin nesi ?’ dönüp baktı,’geçmiş olsun’dedi,sarıldık.

Kozacıoğlu hala hakeme  ‘sen nasıl Tarsuslusun der gibi bakıyordu,ağrına gitmişti hemşehrisinin yaptıkları.

İfadem alındıktan sonra o zamanki Aydın Adliyesi’nin en büyük salonu olan Ağır Ceza Mahkemesi salonunda duruşma yapıldı.

Sanık mevkiinden dönüp arkama baktım…

Bütün Aydın,Aydınsporlular arkamdaydılar….

Ve Mustafa Kozacıoğlu …

Tutuksuz yargılanmak üzere salıverildim…

Arkadaşlarla birlikte Koru Piknik’e kafayı çekmeye gittik..

Biz ona Mustafa demezdik,

Ya Kozacıoğlu

Ya da Müdür derdik…

Kozacıoğlu’na ara sıra da ‘Enişte’ derdik;çünkü  Aydın’ın renklerinden Turan,Orhan abimizin yeğenleri Serpil hanımla evlenmişti.Demiştim ya bir yazımda bir zamanlar Aydın’da büyük bir aile gibiydik diye..

Kozacıoğlu  ile aramızdan ayrılmadan bir süre önce yolda karşılaşmıştık.Ben hızlı hızlı yürüyordum.’Dur,dur,yavaşla’dedi.durdum,hal hatır sorduk,ayrıldık.

Kozacıoğlu Mustafa….

Davudi sesli,

Ağır ağır yürüyen,

Rakıyı süzdüre süzdüre içen,

Kolay kolay sarhoş olmayan..

Bir dost,bir arkadaştı..

Belediyedeki bir sorunu çözdürmek için ille de onunla  tanışıyor olmanız gerekmezdi,yanına gidip mertçe derdinizi anlatmanız yeterliydi..

Facede gördüm..

Oğlu  Taylan paylaşmış,

‘ASLAN BABAMI KAYBEDELİ  BİR SENE OLDU’

Ne çabuk geçiyor zaman…

Bir yılın nasıl geçtiğini düşünürken,Kozacıoğlu ile  geçen dostluk,arkadaşlık anıları bir film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor…

Işıklar içinde  uyu

Kozacıoğlu,

Dost,arkadaş,

Enişte,

Mustafa Kozacıoğlu..

16.06.2016
Bu yazı 896 defa okundu.

Diğer Yazıları