YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

NE MUTLU DOSTU OLANA !

İnsanın dostunun olması yaşamsal bir güç kaynağı gibi…

Arkadaş ilişkileri vardır .Kırk yıllık elli yıllık süreç içerir.;ama dostluk öyle değildir…

Dostluk duygusu dostluk erdemi insanın yaradılışıyla birlikte kendisinde olan bir özelliktir.

Arkadaşınız vardır çevrenize anlatırken ‘benim kırk yıllık arkadaşım yada şu kadarlık arkadaşım dersiniz’.Öyle bir an yaşarsınız ki o övgüyle ağzınız dolu dolu ‘benim kırk yıllık arkadaşım’ dediğiniz kişi sizi hiç ummadığınız hiç beklemediğiniz bir anınızda sırtınızdan vurur. Neye uğradığınızı şaşırsınız kimseyle paylaşamazsınız ; çünkü birisi size ‘kırk yıl içinde hiç mi bir yanlışını görmedin bu insanın’ diye sorduğunda cevap vermemek için utandığınızı belli etmemek için yutkunmak zorunda kalırsınız.

Zaten dostluk kelimesi açıldığında birisi sizin için ‘benim dostumdur’ dediğinde sizin kendinize şu soruyu sormanız gerekir. Ben gerçekten dostumuyum ?

‘DOST ACI SÖYLER’ sözü uydurmadır çünkü ‘DOST’eleştirmez yargılamaz ayıplamaz sen onu aramadan o senin yanında olur ve hep arkanda olur ve hep yanı başında olur ve o senin koruyucu kalkanındır.

‘Araba devrildikten sonra yol gösteren çok olu’ diye bir söz vardır. İşte dostluk bu değildir. Araba devrilse de yan yatsana dost yanındadır.

‘Dostun maskesi yoktur’ yazımda Sadık Yarımca’dan söz etmiştim. Yazım yayınlandıktan sonra internet sayfamızda baş döndürücü bir hızla okunmaya başlandı ve en son okuma sayısı bin ikiyüzü aşmıştı.

Sadık Yarımca’yı dost olarak kabullendiğimi yazmakla benim gibi düşünenlerde meydana çıkmaya başladı. Şimdi herkes ‘DOSTUM’ diyebileceği birisini seçsin ve ona neden dostum dediğini irdelesin.

Sadık Yarımca yazıyı okuduktan sonra beni arayarak duygularını dile getirdi. Ve onu köşemde yazdığım için onu verdiğim değerin mutluluğu içinde teşekkür etti.

Evet ben yaşadığım olaylar nedeniyel cebimdeki üç beş kuruşu yıllanmış arkadaşlarımla paylaşmış,

Dostum arkadaşım dediğim her insanın en sıkışık zamanında hatta anasının babasının kardeşinin sevgilisinin bile arayıp sormadığı anlarda yanlarında olmuş bir insanım; Ama ne yazıkki sözünü ettiğim bu insanlardan da sırtıma hançer yemişliğim çoktur. Şimdi öyle bir dönemde yaşıyoruz ki insanların birbirine selam veresi gelmiyor çıkarı yoksa eğer.

Öyle arkadaşlarıma düştükleri maddi zorluklardan kurtulmaları için kefil olarak onların borçlarını ödemek ve bu nedenle zorlu bir sürece girerek sıkıntılar çektiğimi iyi bilenim;Ancak pes etmemek gibi yanlışlarımın becerisizliklerimin hatalarımın başkalarına yükleyerek kendimi masum gösterme duygu sömürüsüne hiç girmedim. Yanlışıma da doğruma da sahip çıktım. İşime de gücüme de sevdama da sahip çıktım.

Sadık gerçekten sadık bir insan.By-pass olan ağabeysi Avni’nin yoğun bakımdan çıktıktan sonra evinde yazımı okuduğunu çok mutlu olduğunu hanımın ve ağabeysi Avni’nde mutlu olduğunu söylediğinde bende mutlu olmuştum.

Sadık Yarımca nın ağabeysi Avni Yarımca telefonda göz yaşları içinde ‘Atilla abi biz namuslu düzgün dürüst insanlarız sen bizi İstanbul’da çok ii gözlemlemişsin çoğu kişi de bunu bilmesine rağmen senin gibi anlatamadı teşekkür ederiz abi’

Ben dostun maskesi yoktur başlıklı yazımla amacıma ulaşmıştım. Amacım sevgili kardeşim Sadık’a hanımına ve Avni’ye moral verip yalnız olmadıklarını göstermekti.

22.07.2016
Bu yazı 1072 defa okundu.

Diğer Yazıları