YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

ORHAN İLHAN AĞABEYİM USTAM GÖÇTÜ GİTTİ BU DÜNYADAN

EGEMENLİK  KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR

MUSTAFA  KEMAL  ATATÜRK

Delikanlılığa geçiş yıllarımız…

Kanımız kaynıyor,sevgililerimiz var;  ama şimdiki gibi; değil el ele tutuşmak,sarmaş dolaş olup öpüşmek; yan yana bile olamıyoruz.Fırsatını bulup iki kelam etme fırsatı bulduğumuzda dünyalar bizim oluyor.

Tek eğlence mekanı sinemalar…

Sevgililerimiz hangi sinemada biz oradayız…

Şimdiki AVM nin olduğu yer Park sineması…

Gişede bilet satan bir ağabeyimiz var…

Orhan İlhan…

Orhan ağabeyi gündüzleri Kıroba Gazetesi’nde düzeltmen,muhabir olarak çalışıyor,geceleri de park sinemasında gişede…

Sinemacı Hakkı amca,Orhan abiyi çok seviyor,şöyle bir gelip dolaştıktan sonra ‘hadi eyvallah’ diyip gidiyor…

Sinemanın kapısının önünde sevgililerimizin gelmelerini bekliyoruz…

Onlar içeri girerken,Orhan abi bize bakıyor ve  ‘sizi  gidi sizi gidi’ dercesine başını sallıyor ve biz içeri dalıyoruz…

Aradan yıllar geçiyor,Orhan abi İzmir’e gidiyor ve bağlantımız kopuyor…

Askerliğimi bitirip Yeni Asır’ın Aydın muhabirliğine başlayınca yeniden Orhan abiyle iletişim kuruyorum..

Orhan Abi,Milliyet Gazetesi’nin İzmir Bürosunda muhabir olarak çalışıyor…

Sık sık İzmir’e gidiyorum ve Milliyet’e uğrayarak Orhan abimi ziyaret ediyorum.O yıllarda bir süre önce vefat eden Aydın’ın yetiştirdiği gazetecilerden İrfan Adalıoğlu’da  var.

Aydın’da döneceğim sırada Orhan abi bana,’gitme, İstanbul’dan Kenan Şengül  geldi hep birlikte akşam  yemek yiyip,bir iki kadeh içeceğiz.’ diyor.

Emrin olur abi,diyorum.

Akşam,dört kişi meyhanedeyiz..

Ve Orhan abim neden ‘gitme’ dediğinin devamını getiriyor…

Orhan ve Kenan ağabeylerim,Milliyet’in İzmir Bürosunda çalışmamı teklif ediyorlar..

Havalara uçuyorum;çünkü İstanbul’a gittiğimde Milliyet’e uğrar Abdi İpekçi,Kenan Şengül ağabeylerimi ve asker arkadaşım rahmetli Yalçın Çınar ve kadim dostum gazeteci Tuncer Altıntaş’ın teyzesinin oğlu rahmetli İlker Ateş’i mutlaka ziyaret ederdim.Yani Milliyet’in yabancısı değildim.

Milliyet İzmir’de çalışacağım diye sevincimden uçarak Aydın’a geldiğimin ertesi günü Yeni Asır Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni rahmetli Cemil Devrim ağabeyimin beni çağırdığını söylediler.Gittim,Cemil abi,doğrudan konuya girdi.

‘Atilla,aybaşından itibaren burada Ege Masası şefi olarak çalışmaya başlayacaksın.’ Dedi.

Başım döndü,gözlerim karardı..

Aydın’da rahmetli Tümer Onat’la birlikte çalışıyorduk.

Cemil abi,büroyu Tümer’e bırakıp İzmir’e gelmemi ve ev aramamı söyledi.

Orhan abimin yanına gittim,durumu anlattım.Çok sevindi ve bu senin için çok büyük bir  aşama,Cemil bey sana güvenmiş.’ Dedi.

Meslekteki İzmir yıllarımın tamamında Orhan abim vardı…

Sadece benim mi ?

İzmirli gazetecilerin saydığı,sevdiği bir güzel insandı Orhan İlhan…

İzmir basınının  renkleridir Orhan İlhan,Kaya Çelikkanat,Özden Alpdağ,Erkin Usman…

Orhan abimle o kadar çok anım var ki,o anıları ancak kitaplaştırdığımda paylaşabilirim.

Orhan İlhan’ın nasıl bir insan,nasıl bir gazeteci olduğunu anlamak için sevgili Halil İbrahim Hüner’in yazdığı yazıyı okumak gerek..

Eline,yüreğine sağlık Halil.Çoğu kişinin bilmediği bir gerçeği paylaşmışsın.

 

 

Gazeteci Orhan İlhan...

Yıl 1974 ...Parti Genel Başkanı ve Başbakan, Ege gezisine çıkacak. İzmir'de gazetecilerle biraraya gelip açıklamalarda bulunuyor...Sonra yanındakilere dönerek ''Orhan nerede?'' diye soruyor Başbakan.

''Telefonda haber yazdırıyor'' yanıtı veriliyor...

Başbakan ''Ben bir çay içeyim, bekleyelim'' diyor. Yarım saat bekleyişten sonra Milliyet Gazetesi Muhabiri Orhan İlhan geliyor. Başbakan ''Orhan, hemen Denizli ve ilçelerine geçiyoruz. Sen de yanımda ol'' teklifinde bulunuyor...

''Sayın Başbakanım; Ben gelmeyeyim, Denizli benim memleketim size sıkıntı verebilirim'' diyor Orhan İlhan...Başbakan ısrar edince, Orhan İlhan heyete dahil oluyor...Denizli'ye varılıyor, konuşmalar gerçekleşiyor. Ertesi gün Acıpayam'da halkla buluşma ve miting var.Acıpayam gazeteleri ortak başlık atıyor:

Manşet: ''Hemşehrimiz Orhan İlhan Acıpayam'da''

Spot: ''Ve dahi yanında Başbakan Bülent Ecevit''...

Halkı için siyaset yapan gazeteci-yazar Bülent Ecevit'in ardından bugün halkı için muhabirlik, gazetecilik yapan Orhan İlhan'ı da ebediyete uğurladık...

Yurttaşlarını aydınlatmayı yaşam felsefesi yapan Orhan İlhan ve Bülent Ecevit'i rahmetle minnetle anıyorum...Ruhları şad (huzur bulsun), mekanları cennet olsun...

Orhan İlhan 1940 yılında Acıpayam’da (Denizli) doğdu. Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nu bitirdi. Gazeteciliğe 1957 yılında Aydın Kıroba gazetesinde düzeltmen olarak başladı.

Bu arada Ege Ekspres, Hürriyet, Milliyet, Yeni Sabah, Tercüman, Akşam gazetelerinin Aydın Muhabirliğini yaptı. 1960 yılında İzmir’de Milliyet gazetesinde göreve başladı. On dört yıl bu gazetede çalıştı.

Daha sonra TRT de ve Hürriyet, Gazete Ege, Akşam gazetelerinde görev yaptı. Akajans ve Anadolu Ajansı Bölge müdürlüğü ile İzmir Belediyesinde ve İzmir Ticaret Odasında danışmanlık görevlerinde bulundu.

Gazete İzmir’in kurucuları arasında yer aldı. Gazetenin Yayın Koordinatörü olarak çalıştı.

 Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İzmir Şubesi Başkanlığı görevinde bulundu.

Yarışmalarda ödüller kazandı. ”Atatürk ve İzmir” adlı kitabı hazırlayanlar arasında yer aldı.’’

Güle güle Orhan abi güle güle,ışıklar içinde uyu ağabeyim,ustam…

20/03/2017

20.03.2017
Bu yazı 1029 defa okundu.

Diğer Yazıları