YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

OYUMUZ HAYIR OLACAKTIR.

RECEP TANER:’’BAŞBUĞUMUZ  ALPASLAN TÜRKEŞ,BAŞKANLIK SİSTEMİNİN TÜRK MİLLETİNİN

BÜNYESİNE UYGUN OLMADIĞINI SÖYLEMİŞTİ.

OYUMUZ  HAYIR OLACAKTIR.

 

Referandum için geri sayım başladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP Hükümetinin yanında yer alması, MHP’nin yapısında giderek derin çatlakların oluşmasına neden oldu.

MHP Genel Merkezi’nin, bazı il ve ilçe örgütlerini referandumda HAYIR oyu kullanacaklarını açıkladıkları için fesh etmesi ve baskı uygulaması ülkücü camiada kaos yarattı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve yönetim kurulunun il ve ilçe örgütlerine uyguladıkları yoğun baskılara karşın, referandumda HAYIR diyeceklerini her koşulda yineleyen ve Meral Akşener’i destekleyen MHP’liler kararlarını bir kez daha HAYIR olarak açıkladılar.

 

Meral Akşener’in, Devlet Bahçeli ve kadrosuna karşı başlattığı eylemleri destekleyen ve Akşener’in yanında yer aldığını her koşulda tekrar eden 23.dönem MHP Aydın Milletvekili

Recep Taner, yolun sonuna gelindiğini belirterek: “Bu sistem ne başkanlık sistemi, ne cumhurbaşkanlığı sistemi ne de başka bir sisteme benzememektedir,olsa olsa reis ve adamları sistemi olabilir.Dün dediğimiz gibi iktidarın tek elde toplanması,ülkemiz ve milletimizin geleceği için üniter yapıya zarar verecek bir sürece dönüşebileceğinden referandumda HAYIR oyu kullanacağız’ dedi.

Aydın 23.dönem MHP Milletvekili Recep Taner,Aydın’da ilk kez Meral Şener’i desteklediğini açıklayanların başında geliyor.Bu nedenle 16 Nisan günü yapılacak olan referandumla ilgili görüşlerini,düşüncelerini soru cevap şeklinde değil de Taner’in iş yerinde sohbet ortamı içinde yaparak hemşehrilerimizle paylaşmaya karar verdik.

Böyle de olsa ilk soruyu sormam gerekiyordu:

-15 Temmuz’u nasıl değerlendiriyorsunuz ?

-15 Temmuz dış destekli Fetö darbesinden sonra oluşan ortamda, AKP ve Cumhurbaşkanı darbeye karşı muhalefetin hükümete verdiği Teröre karşı birlik desteğini, algı operasyonları ile kendisine destek haline getirmeyi başardı. Aynı anda da dün birlikte çözüm sürecini yürüttükleri HDP ile kavga görüntüsünü yayarak, kaybettiği desteği tekrar toplama başlaması üzerine 2017 yılı içinde bir erken seçime gidip HDPnin meclis dışı kalacağı ve MHP nin zayıf durumda yakalanacağı seçimlerde 400 M.Vekilinin üzerine çıkabileceği varsayımı ile destek oldu.’

-Şu anda oylanacak olan Anayasa değişiklikleri neler getiriyor ?

Sistem değişikliği adı altında rejim değişikliğine varacak bir süreçten geçtiğimizi vurgulayan Taner,şöyle devam etti:

-Türkiye Cumhuriyeti Devleti, uzun süredir parlamenter sistem ile yönetilmektedir. Mutlaka parlamenter sisteminde eksik ve aksak yönleri de vardır. Şu anda sistem değişikliği adı altında rejim değişikliğine varacak bir süreci yaşamaktayız.

Bugün TBMM’de kabul edilen ve referanduma sunulacak olan Anayasa değişikliği maddelerine baktığımızda, bu hiç bir sisteme benzememektedir. Şöyle ki; Başkanlık sisteminde başkanın icraatlarını ve atamalarını denetleyen yasama (ABD de Senato) gücü bulunur, kuvvetler ayrılığı sistemi yani güçlü bir siyasi ve hukuki denetim vardır. Parlamenter sistem ise yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirini denetlemesi sistemi üzerine kurulmuştur. Bugün getirilmek istenen sistem de ise Cumhurbaşkanı yürütmeyi kendisi istediği kişilerden oluşturacak ve sorumlulukları CB.karşı olacaktır. CB.aynı zamanda parti genel başkanı olabilecek bu sayede yasamayı yani kendi partisinden seçilecek Milletvekillerini belirleyecektir. Tüm sistemlerin olmazsa olmaz olan Kuvvetler ayrılığının iki ayağı bu şekilde ortadan kaldırılırken kalan yasama ayağı da bu düzenleme ile kendisini yargılayacak ve denge görevinde olan yargı üyelerini belirleme hakkını elde etmesi ile tamamen ortadan kalkacaktır. Zira kanunları denetleyecek ve yüce divan olarak görev yapacak olan Anayasa mahkemesinin 15 üyesinden 12 sini doğrudan, 3'ünü ise başkanı olduğu partinin MV. vasıtası ile atayacaktır. Ve bu kişiler zaten imkansız olan denetlemeyi yani kendilerini atayanların denetlemesini yapacaklardır.

Çaylarımızı yudumlarken,Recep Taner anlatıyor,anlattıkça da heyecanlanıyordu.Bir ara birkaç kişi cep telefonundan aradı,sonunda başa çıkamayınca kapattı ve kendisine telefon bağlanmamasını istedi.

-Atatürk’ün,’Egemenlik Kayıtsız şartsız milletindir’ sözü tek kişiye mi verilmek isteniyor ?

-‘Mustafa Kemal Atatürk’ün veciz ifadesiyle kayıtsız şartsız milletin olan egemenlik bir kişinin insiyatifine bırakılmaktadır.

Bütçe yapma yetkisi TBMM ait iken yeni sistemde bütçe CB. tarafından tek başına belirlenecek, CB. Bakanları kendisi atayacak ve dün TBMM ye karşı yani milletin seçtiği meclise karşı sorumlu olan ve denetlenen bakanlar sadece kendisini atayan CB.karşı sorumlu olacaklardır. Bakanlar bugünkü sistemde TBMM tarafından 55 MV. istemi ile ve 276 oy ile yüce divana gönderilebilirken, yeni sistemde 301 MV. istemi ve TBMM nin üçte ikisi yani 401 MV. ile yüce divana gönderilebilecek. M.Kemal Atatürk'ün veciz ifadesiyle kayıtsız şartsız milletin olan egemenlik bir kişinin insiyatifine bırakılmaktadır. TBMM Türk milletinin tam olmasa da oy veren büyük ağırlığını temsil eder iken yani temsil oranı %100 e yakın iken, yapılacak değişiklikle % 50.1 ile seçilebilecek partili bir CB. devredilmektedir.’’

Değiştirilmeyen Anayasanın 103.maddesinde cumhurbaşkanının(üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getireceğim) diyerek namusu ve şerefi üzerine yemin edeceğini vurgulayan Recep Taner,bu durumu da şöyle açıklıyor:

-(bir başka garabet de Anayasamızın 103. and içme maddesi değiştirilmediğinden seçilecek partili CB. "üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getireceğime" diyerek namusu ve şerefi üzerine yemin edecektir. Bir partinin Genel başkanı olabilecek olan CB.ndan ne kadar tarafsızlık bekleyebilir onu da sizler düşünmelisiniz.

Partili CB. hükümeti kuracak, genel başkan olduğu parti vasıtasıyla TBMM'yi denetim altında tutacak, yargı üyelerinin tamamın yakınını CB.kendisi ve denetimi altındaki TBMM seçecek. İstediğinde parlamentoyu feshedebilecek. İkinci döneminde TBMM yi feshederse tekrar aday olabilecek, kanunla belirlenmeyen konularda kararname çıkarabilecek. buda gösteriyor ki gelen sistem demokratik olmayan yetkilerin tek elde toplandığı bir tek adam rejimi.

 Bu sistem ne başkanlık sistemi, ne Cumhurbaşkanlığı sistemi nede başka bir sisteme benzememektedir. Olsa olsa Reis ve adamları sistemi olabilir.’’

Recep Taner;Anayasanın ilk üç maddesinin değiştirilmeyerek korunacağı yolundaki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak görüşlerini şöyle açıklıyor.

Gündeme getirilen Anayasanın değiştirilemeyecek ilk üç maddesinin korunduğuna dair söylemler de gerçeği yansıtmamaktadır. Zira Anayasamızın 2. maddesinde " Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir." yazmaktadır. Burada bahsedilen başlangıç maddesinde ise Kuvvetler ayrılığından bahsetmekte ve kuvvetler ayrılığının ne olduğu ifade edilmektedir. Eğer bugün bu anayasa referandumda geçerse kuvvetler ayrılığı ortadan kalkacağı için, bir şekilde o ilk üç madde de değiştirilmiş olacaktır. ‘’

HDP’nin 2010 yılında yapılan referandumda ki tavrını hatırlatan Taner,bu konuda da şunları söylüyor:

-‘Bir başka konu da HDP nin durumudur. Malum 2010 referandumunda da HDP çekimser kalacaklarını açıklamışlar zira boykot dolaylı olarak referandumda evet yönünde destek olmaktı ama çıkan neticelere baktığımızda HDP'nin güçlü olduğu yerlerde evet oylarının çıktığını görmüştük. Bu referandumda da benzer bir tutum sergileyecekleri beklentisi var. Zira hepimizin hatırladığı Bebek katili Öcalan'ın "başkanlık sistemini tartışabiliriz, Tayyip beye destek verebiliriz" demecini unutmadık. Zaten Anayasa komisyonunda 14 ve 15. maddeler kaldırılmasa idi, CB eyalet kurma yetkisini alenen alıyordu, bugün ise HDP hayırcı imiş gibi bir algı operasyonu yapıp batıdan gelecek evet oylarını ürkütmemek istiyorlar. Yoksa milletimizde bizde biliyoruz ki 2010 referandumundan sonra yaşadığımız çözüm süreci, Habur rezaleti, Oslo görüşmeleri, şartlı serbest bırakmaları, 29 Ekim'deki Kobani geçidini unutmadık. Başbakan'ın geçen hafta Irak'ın kuzeyindeki Barzani'ye yapılan ziyareti de bu noktada değerlendirmek gerekir.’’

Recep Taner,MHP Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in,1983 yılından itibaren başkanlık sisteminin Türk Milletinin bünyesine uygun olmadığını  ve sistem değişikliğinin  ülkeyi bölmeye götüreceğini açıkladığını hatırlatarak bu konuda da şunları söylüyor:

 

  -‘ MHP. kurucu genel başkanı Alparslan Türkeş 1960'lı -1970'li yıllarda başkanlık sisteminin uygulanabileceğini söylemesine rağmen 1983 den itibaren tüm açıklamalarında Başkanlık siteminin Türk milletinin bünyesine uygun olmadığını açıklamış ve sistem değişikliğinin ülkeyi bölünmeye götüreceğini birçok konuşmasında gündeme getirmiştir. Yine aynı şekilde MHP olarak yıllardan beri 2015 seçim beyannamesi dahil tüm seçim beyannamelerimizde "  Cumhuriyetin temel niteliklerinin, devletin kuruluş esaslarının düzenlendiği Anayasa’nın ilk dört maddesi ilelebet korunacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter milli devlet yapısını esas alan parlamenter sistemi, demokratik siyasi sistemin sürdürülebilmesi bakımından gerekli görüyor ve Türk milletine en uygun yönetim şekli olarak değerlendiriyoruz. Sistemin işleyişinden kaynaklanan sorunların yine parlamenter sistem içinde çözülmesini mümkün görüyoruz. Bu sebeple, iktidarın kişiselleşmesi suretiyle temel hak ve özgürlükler bakımından tehlikeli bir otoriterleşmenin önünü açabilecek, Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuruluş esaslarından kopararak devleti ve milleti farklı siyasi ve idari yapılanmalara götürecek altyapı oluşturmayı hedef alan, başta Başkanlık olmak üzere yarı başkanlık ve benzeri sistemleri uygun bulmuyoruz." şeklinde tavrımızı ortaya koymuş idik.

Bizler hala aynı yerdeyiz. yani dün dediğimiz gibi iktidarın tek elde toplanması Ülkemiz ve Milletimizin geleceği için üniter yapıya zarar verecek bir sürece dönüşebileceğinden, referandumda "Hayır" oyu kullanacağız.’’

11/04/2017

 

11.04.2017
Bu yazı 447 defa okundu.

Diğer Yazıları