YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

POZİTİF YAŞAMAK

Kim istemez ki pozitif yaşamayı, ama yazıldığı kadar kolay değildir.. pozitif yaşamak farklı bir yaşam biçimini seçmektir, ”ben pozitif yaşıyorum” demek değildir; çünkü çok ağır, olmazsa olmaz kuralları ve koşulları vardır.

Pozitif yaşamayı seçen birisi kesinlikle yaşadığı koşullar ne olursa olsun, soruna değil bilinçli olarak çözüme odaklı olmak zorundadır.B unu yapabilmek içinde  alışagelmiş yaşam biçiminden sıyrılıp, her  anını bilinçli olarak değerlendirip kendisini denetlemesidir.

Buda içdisiplin ister, emek ister, çaba ister, farkındalık ister, bilinçli bir gelişim süreci ister…

Oysa KURBANI oynamak daha kolaydır, başarısızlıklarını, mutsuzluklarını kaderim bu diye kendi yarattığın bir çaresizliğe yükler, mağduru oynar, duygu sömürüsü yapar, kendini acındır ve merhamet dileyerek yaşamını sürdürürsün.. Oysa bunlar planı olmayan bir insanın başka birisinin planının parçası olmak demektir.

 

Çok basit bir uygulamayı yapalım:

 

Duyabileceğiniz bir ses tonuyla ÜÇKEZ kendinize şunu sorun ve kısa bir süre bekleyin: YAŞAM BENİM İSTEDİĞİM GİBİ OLMALI. Bekleme süresinde içinizde duyabileceğiniz coşkunun giderek korkuya, olumsuzluğa dönüşmeye başladığını hissedeceksiniz; çünkü OLMALI derken altında yatan korku YA OLMAZSA, BEN NE YAPARIM duygular olarak sizi kuşatacaktır.

Şimdi bir de yine üç kez duyabileceğiniz bir ses  tonuyla şu telkini yapın kendinize: YAŞAM BENİM İSTEDİĞİM GİBİ OLABİLİR..

Kısa bir süre içinde rahatlayacsınız; çünkü OLABİLİR derken seçeneklerin var olduğunun farkına varacaksınız; ama bu duyguyu hissetmezseniz büyük bir olasılıkla kaybetme korkunuzun etkisi altında olduğunuzu söyleyebilirim.

KİŞİSEL GELİŞİM

Kişisel Gelişim, insanın hokus, pokus yaparak mucize yaratması değil. Bilinçli olarak kendi kaderini kendisi yazması demektir.İnsanın kendi kaderini kendisinin yazmayı göze alması demek, kendi sorumluğunu yüklenmesi ve hiçbir gerekçeye sığınmadan, yılmadan inancına hizmet etmesi demektir.

 

ÖĞRETİLMİŞ ÇARESİZLİK:

Daha çocuk yaşlarda önce çekirdek ailemiz, aile büyüklerimiz, çevremiz, siyasetçilerimiz, dinadamlarımız tarafından biz ne yapıp yapmayacağımız öğretilir. ”şunu yapma !”, ”bunu yaparsan günaha girersin”, ”sen onu yapamazsın”, ” onlar.. doğuştan şanslı, nerede bizde o şans,”, ”onlar Allahın şanslı kulları” özellikle küçük kız çocuklarına daha cinselliğin ne olduğunu bilmedikleri yaşlarda  “eteklerini kapa”, ”ayıp sen kızsın” gibi benzeri sözlerle yapılan telkinler geleceğimizi şekillendirmek ve yaşama bakışımızda olumsuz etkilerin  tohumları olarak bilinçaltımıza girer.

Bize,” ayağını yorganına göre  uzat” komutunu verenlere “EMREDERSİNİZ” demek yerine,” NİYE AYAĞIMI YORGANIMA GÖRE UZATACAĞIM, YORGANIMI AYAĞIMA GÖRE UZATACAĞIM” dediğimizde bizlere öğretilmiş  olan çaresizlik ezberinin ilk adımlarından birini bozmuş oluruz. Bunu yapabilmek içinde bilinç düzeyimizi geliştirmemiz gerekir. Buda” YAŞAMIMIZI,” yaşadıklarımızı ve yaşamayı düşündüklerimizi ” SORGULAMAK”tan geçer. Yaşamımız için böyle bir eylemi seçmek bize sonsuz olasılıklarla dolu kendi yaşam haritamızı istediğimiz gibi yapabileceğimizi öğretir.

 

Kişisel Gelişim, POZİTİF YAŞAM”ın olmazsa olmazlarındandır; çünkü piyangoda kazanılan amortiler gibi değildir, bizi büyük ikramiyeye yani yaşam hedefimize götürecek, ulaştıracak  bildiğimiz ve bilmediğimiz yeteneklerimizin farkında olmamız, bu yeteneklerimizi kullanmamızdır.

Bunları değerlendirmekte  bizim tercihimize bağlıdır. Bugünkü yaşamımızdan memnunsak dünkü seçimlerimizdendir, değilsek yine dünkü seçimlerimizdendir.

 

Yaşamımızdaki hareketlilik kimi zaman bize karmaşık görünebilir; ancak değildir, okyanustaki dev bir dalga  gibi hareket eder ve biz de onun üzerinde dururuz. Eğer dalgayı denetlemeye çalışırsak, kendimizi sürekli onunla savaş halinde buluruz. Eğer sadece dalganın üzerinde kalmayı öğrenirsek, bu kez onun kurbanı oluruz; ancak dalganın hareket kurallarını kavrayabilirsek üzerinde başarılı bir biçimde sörf yapmayı öğrenebiliriz.

Bu yazımda sizlerle kişisel gelişime ait paylaştıklarım, yaşam okyanusundan yaşama dair bir çay kaşığı su bile değildir.

Öğrenmenin olmazsa olmaz kuralı MERAK ETMEKTİR. Merak edip sorular sormaya başlarsanız kendinizi sınırladığınız çemberi kırmış olursunuz.

 

YA ÇARESİZSİNİZ YA DA ÇARE  SİZSİNİZ

YA UMUTSUZSUNUZ YA DA UMUT  SİZSİNİZ

 

                                BEHÇET NECATİGİL

 

Görüşmek üzere, sevgiler, saygılar

15.05.2015
Bu yazı 1021 defa okundu.

Diğer Yazıları