YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

SAKLI BAHÇE

 

Değişmeyen tek şey değişimdir….

Değişim,tüm yaşamın varoluş enerjisidir.

Değişim kendi doğal sürecinde akar,onun bilinci kendi varlığıdır,doğaldır,zik zak,iniş-çıkış yapmadan bir nehir gibi geleceğe akar..

Bu akışı durdurmaya gücümüzün yetmeyeceğini bilmemize karşın,bazen insan zamanı durdurmak istiyor…

Çarşamba günü  ben öyle yapmak istedim;ama mümkün mü ?

Çocukluğumun,delikanlılık yıllarımın bambulu Saray Sineması,yıllar sonra  “SAKLI BAHÇE” adıyla ,değişimin yeni yüzü olarak karşıma çıktı…

Kapıdan içeri girdiğimde ilk işim makine dairesine bakmak oldu…Sinema makinası akşam programına hazır gibi duruyordu…

O yıllarda Aydın”daki yazlık sinemalar;yıkılan belediye binasının terasındaki Atlas,Zafer,Park,

Bahçe,Hisar,Saray.

 

Tek eğlenceleri film seyretmek olan Aydınlılar,çoluk-çocuk  her gece bir sinemada…

Gar”a giden üst gecidin üzerindeki film afişlerinin asılı olduğu panoya bakıyoruz…

Atlas”ta,”VURUN KAHPEYE-başrolde Sezer Sezin-Cumhuriyetçi bir öğretmenin başına gelenler”seyrettik.

Zafer:”ŞİMAL YILDIZ-başrolde  Ayhan Işık” seyrettik.

Park:”FOSFORLU CEVRİYE-başrolde  Neriman Köksal” seyrettik.

Bahçe:”ŞEHVET UÇURUMLARI-başrolde  Suzan Avcı”  seyrettik.

Hisar:”KASIRGA ADAM-başrolde Fikret Hakan”seyrettik.

Saray:”DEVLERİN ÖFKESİ-başrollerde Ayhan Işık,Neriman Köksal ve  Türkiye”nin Humphrey Bogart”ı  Turan Seyfioğlu.

Hah işte buna gideriz…

Nasıl olsa ilk gittiğimiz sinemaya yeniden gitmek istediğimizde film değişmiş oluyor,bazen film seyirci tarafından tutulmayınca sinemacı Hakkı amca ya da Şemi amca filmi değiştiriyorlar..

Gözlerim makinist Necdet”i aradı;ama yok,görünmüyor..

Film makinasına dokundum,buz gibiydi,duvarda asılı duran film tekerleklerine baktım,filmlere dokundum….

Işıklar söndü….

Gazozcu sustu..

Duyulan tek ses film makinasının sesiydi…

Herkesin elinde çiğdem,çekirdek bir şişe gazoz…gözler beyaz perdeye saplanmış gibi..

Erkek oyuncu kadın oyuncunun beline sarılıyor,kendine çekiyor öpüyor…

Annesi,babasıyla film seyreden genç kız öpüşme sahnesinde  sanki kendisiymiş gibi utanıp başını yere eğiyor..Oysa benden başka ona bakan yok,ben de tesadüf gördüm..

-yalan söyleme olum,öyle sahnelerde kızlar nasıl  davranıyor diye merak edip bakmıyor muyduk ?

-tamam len  açık etme işte..

Seyirciyi sinemaya çeken önce filmin adı,sonra oyuncu kadrosuydu:

“SAZLI DAMIN KAHPESİ” ya da “ŞEHVET UÇURUMLARI”  başlığı okuyan herkes önce beklentileriyle ilgili zihinsel bir seraryo yazıyor,sonra doğru sinemaya.Bazen düş kırıklıkları da yaşanıyordu:

-hadi bu akşam “SAZLI DAMIN KAHPESİ” ne gidelim..

-yok len,afişteki  sahneleri çıkarmışlar..

-Polis kesmiştir,aslanım sinemacı niye kessin,filmi seyrettiren o sahneler..

-Görürsün bak,yarın akşam o filmi kaldırırlar..

Sadece o yıllardaki sinemaları yazmaya kalksam inanın belki birkaç yıl sürer;çünkü o günlerde Aydın”daki sosyal  yaşamı özümseyerek zihin arşivime yerleştirmişimdir.Tozlanmış olanları anımsamak için bir “BÜFFFF” demek yeterli olur.

Çarşamba günü hizmete giren SAKLI BAHÇE “de açılışa gelenler,kendilerine sunulan ikramdan güçleri yettiğince tıka basa yararlanırken,ben film makinasıyla,filmlerle ve sohbet ettim.

Gazozuna  votka koyduğumuz makinist Necdet”i sordum,”ÇOK UZUN SÜREDİR GÖRMÜYORUZ” dediler.Bambuların yanına gittim;ama onlar bizim zamanımızdaki bambular değillerdi,onların torunlarıydılar.

O kalabalıkta  Efeler Belediye Başkanımız Mesut Özakçan”a,Saray Sineması”nda film seyredip etmediğini sormayı akıl edemedim..

Sahi Mesut başkanım,siz gençliğinizde  bambulu Saray Sinemasında film seyrettiniz mi ?

 

15.04.2016
Bu yazı 1087 defa okundu.

Diğer Yazıları