YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

ŞEHİD BABASI SÜLEYMAN ARSLAN

Zaman zaman eski Aydın’dan söz ederken, neredeyse herkesin birbirini tanıdığını,  bu nedenle de özellikle gençlerin, büyüklere karşı saygısızlık yapmamaya özen gösterdiklerini vurgularım.

Camcı  Emin Arslan amcamız da bu büyüklerimizden biriydi. Sessiz,sedasız,kendi halinde bir insandı.Büyük oğlu rahmetli Cemal benim arkadaşımdı. Ortancası Kemal’de  rahmetli kardeşimin Ümit’in,  Süleyman Arslan’da kardeşim Ergin’in arkadaşıydı ve böylece  hem arkadaştık hem de ağabeyi-kardeştik.

Bugün bile  Emin amcamızdan kalan dükkanda baba mesleğini sürdüren Kemal’in yanına gitsem yerinden kalkar,’hoş geldin Atilla abi’diye  karşılar.

Cemal’i bir süre önce kaybettik. Onunla çok ilginç anılarımız vardır, onlar daha sonraya kalsın.

Aydın’dan İstanbul’a döndüğümde rahmetli kardeşim Ümit Kemal’i, Ergin’de Süleyman’ ı Babam da, Emin amcayı sorardı.

O yıllarda sağcı, solcu diye bir kavram yoktu. Özellikle Kıbrıs’la ilgili bir miting yapıldığında hepimiz Türk Bayrağı’nın altında birleşir slogan atardık.

Aradan yıllar geçti, ben Aydın’dan 7-8 yıl uzak kaldım.1980 öncesi Aydın’a geldiğimde mahallelerin bile ayrıldığını gördüm. Zaten o yıllarda Türkiye hızla solcu-sağcı diye bölünmeye başlamıştı.

Aydın’a geldiğim günün gecesi arkadaşlarla buluşmaya giderken, Ramazanpaşa camiinin önünden bulvara doğru yürürken arkamızdan iki delikanlının, sağ kaldırımdan da bir başka iki delikanlının bizi izlediklerini fark ettim. İlgilenmedim. Arkadaşlarımla bir iki kadeh bir şeyler içtikten sonra eve dönerken aynı ekip tarafından izlendiğimi yine fark ettim.

Arkadaşlarıma bile sormadan bizi yakına takibe alan gençlerle, uzaktan izleyenleri seslenerek yanıma çağırdım, geldiler,Onlar gelirken arkadaşlarım tedirgin oldular; çünkü onlarda izlendiğimizi fark etmişler.

Yakından izleyenlere,’gençler hayrola ? beni tanıyor musunuz ?’ diye sordum.’Evet’ yanıtı alınca,’peki neden izliyorsunuz ?’ içlerinden biri başını öne eğip,’Atila abi,sen Cumhuriyet’te çalışıyormuşsun, bizim ocaktan seni tanımayanlar olur da, kötü bir şey olmasın diye seni izlememizi reis söyledi’

Öteki gençlere  ‘siz niye izliyorsunuz ?’ dedim. Onlarda ,’Atila abi Cumhuriyet’te çalıştığın için sana zara vermesinler diye izliyoruz.’

Siz kimsiniz ‘Aydın Ülkü Ocaklarındanız’ Ya siz ‘ Bizde Dev-Genç’lileriz.’

O gece gördüğüm bu resim Aydın’ın o günkü durumunu gösteriyordu..

Ne tarafa gidiyoruz diye sordum kendi kendime…

Süleyman Arslan, vilayetin önündeki otoparkı işletirken giderdim yanına, Turgay karşılardı,üç kişi birlikte çay içer sohbet ederdik.İşlerinin nasıl olduğunu sorduğumda otoparkın ücretsiz abonesinin çok olduğunu, bu nedenle de zorlandıklarını söylerdi.

Bir gün Süleyman Arslan’a sordum:

-Süleyman, onca yıl içerde yattın, şimdi neler hissediyorsun ?

-Abi,o gün bu gündür sabahları hep çok erken uyanırım.

-Niye ?

-İdam mahkumlarını götürürken hep açılıp kapanan demir kapıların sesi tedirgin ederdi.

-Süleyman, senin yaşam öykünün yazmak isterim, tabi sen de istersen.

-İsterim abi isterim; çünkü sen tarafsız  yazarsın.

Bir gün de otel orhan’ın önünden yürürken, gitmekte olan bir arabanın içinden bana seslendi:

‘Atilla abi seni seviyorum.Kendine iyi bak ‘  ‘Ben de seni’ diyemeden  uzaklaştı.

Doğru  Kemal’in yanına gittim, paylaştım.Sadece Kemal’e, Süleyman’a söyle ben de onu seviyorum, o da kendine iyi baksın.Beni çok mutlu etti.’ Kemal’in gözlerindeki ifade bana 30-40 yıl önceki Aydın’ı anımsattı.

Süleyman Arslan…çocukluğunu, yürekliliğini, saygı yüklü saflığını bildiğim, suç işledi mi işlemedi mi diye yargılamadığım, olduğu gibi kabul ettiğim ,kardeşim

BAŞIN SAĞ OLSUN

 

11.07.2016
Bu yazı 1082 defa okundu.

Diğer Yazıları