YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

ŞEHİTLER ÖLMEZ, VATAN BÖLÜNMEZ !

Vatan savunmasında canlarını veren insanlar şehit olurlar, şehit oldukları içinde tanınsın ya da tanınmasınlar saygı, sevgi, minnet ve şükranla anılırlar…

Yaşayanların hep bir ağızdan “şehitler ölmez, vatan bölünmez” haykırışlarını gidip bir de o şehidin anasına soralım, varsa eşine, çocuklarına soralım, ne diyecekler ? Ateş düştüğü yeri yakar…

……………………………….

Osmanlı döneminde Anadolu'nun bir köyünde tarlasını süren adamın yanına zaptiye gelir ve “Padişah efendimiz savaşa gidiyor ,büyük oğlunu askere almaya geldik'der. Adamın içi burkulur; ama mademki  vatan uğruna savaşılacak oğlunu verir, oğlu gider, ama dönmez. Bir süre sonra zaptiye yine gelir, bu kez ortanca oğlunu ister, adam istemeye istemeye ortanca oğlunu da verir. O da gider; ama dönmez. Adam yaşlanmaya başlamıştır. Zaptiye bir kez daha gelir,yine aynı nakarat. Yaşlı adam bu kez dayanamaz ve derki: ”Söyle o padişah olacak adama, elimde bir tek küçük oğlum kaldı, benim bilmem neyime güvenip harbe, marbe girmesin, vermiyorum oğlumu.”

…………………………………

Ulusal Kurtuluş Savaşı'mıza Cumhuriyet'imizin BÜYÜK RESMİ olarak bakalım…

Dört biryandan kuşatılmışız, İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar, Yunanlılar, Ermeniler,

Hepsi  Anadolumuzu parçalayıp bölüşmek için tüm güçleriyle saldırıyorlar.

Gerçek bir ölüm-kalım savaşı veriyoruz, üstelik  düzenli ordumuz da yok. Bunlar yetmezmiş gibi bir de içerdeki hainlerin ihanetlerine karşı mücadele veriyoruz…

Ve ne gariptirki, o yıllardaki kısıtlı haberleşmeye karşın halk işgalden yaşadığı acılarla bilinçlenerek örgütlenmeye başlıyor, öne çıkan her halk kahramanı, arkamdan  kim geliyor diye bakmıyor bile. Örgütlenme yayıldıkça Zaferde ufukta görünmeye başlıyor…

……………………………

Son iki günde Dağlıca'da 16 Mehmetçiğin, Iğdır'da da 13 vatan evladı polisimizin şehit olmalarına karşın RTE “400 milletvekili verilseydi böyle olmazdı” diyebiliyor. Oğlu Bilal bedelli askerlik yapıyor, küçük oğlu çürük çıkıyor; ama o iki oğlunu bu vatana şehit vermiş bir babaya karaktersiz diyebiliyor.

Ne demektir bu son seçimde AKP 400 milletvekili çıkaramadığı için birileri intikam mı alıyor, yoksa açık açık “1 Kasım”da 400 milletvekili vermezseniz daha beter günler gelir” mi demek istiyor ?

Toplumun dikkatini bir olaya vermesini engellemek için Avrupa ve ABD emperyalizminin tüm oyunları sırasına göre oynanıyor,başbakan maç seyrederken şehit haberlerini alınca timsah gözyaşlarını döküyor.

“Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez!”, elin oğlu yola bir ton patlayıcı gömüyor, bunu uzaktan patlatıp askerimizi paramparça ediyor, şehitlerin bedenleri birbirine karışıyor, ailesine şehid olan oğlunun bedeninden bir parça bile göndermek yerine boş tabut gönderiyor,biz hala şehitler ölmez diyoruz. Gidin boş tabutu oğlu diye karşılayan anaya sorun bakalım ne diyecek ?

Elbette, Cumhuriyetimizi, ülkemizi korumanın bir bedeli olacaktır, bu bedel canlarımızı vermektir; ama yaşayanlara düşen göreve de, içerdeki hainlerin kurduğu tuzakları, pusuları bozmaktır. Bunun yolu da birlik beraberlikten geçer, sayalım bakalım son iki ayda kaç can yitirdik, kaç yürüyüş yaptık, hangi sloganları attık ve ne elde ettik.

“Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez !”, git bakalım güneydoğuya vatan bölünmüş mü bölünmemiş mi ? Türkiye Cumhuriyeti'nden beslenen vatan hainleri özerklik ilan ediyorlar, PKK destekçisi milletvekilleri maaşlarını Türkiye Cumhuriyeti'nden alıyorlar, her şey açık açık oynanıyor, oynan oyunun bozulması için seyirci olmaktan çıkıp, Cumhuriyet'i korumak adına mücadeleye katılımcı olmak gerekiyor. Yoksa…

19.09.2015
Bu yazı 1271 defa okundu.

Diğer Yazıları