YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

SEN NASILSAN HERKES ÖYLEDİR !

Yüksek dağların yamaçlarına sırtını dayamış köyün öğretmeninin tayini çıkmış, büyük, küçük herkesle tek tek vedalaşmış, sarılıp öpmüş, sonra çantasını alıp ovanın yolunu tutmuş.

Soluk almak için mola veren öğretmen, ileride tarla süren yaşlı bir adam görmüş, yanına gitmiş,selam vermiş, hal hatır sormuş.

Tarlasını süren bilge kişi çok memnun olmuş, oda mola vermiş, evinden getirdiği azığını açmış öğretmenle birlikte paylaşmışlar.Öğretmen sormuş:

-Siz buralardan mısınız ?

-Evet demiş bilge kişi

Öğretmen bir eliyle arkasında kalan dağı gösterirken, ”ben o dağdaki köyün öğretmeniydim. Tayinim çıktı, şimdi falanca köye gidiyorum. Öğretmenlik yaptığım köyün insanlarının hepsi harikaydı, sevecen, cömert, sorun çözücü, onca yıl orada çalıştım, insanlardan en küçük bir kötülük görmedim. Allah biliyor, onlardan ayrıldığıma üzgünüm. Siz buraları biliyor musunuz ?”

-Evet buralıyım, buraları bilirim, ne öğrenmek istiyorsun öğretmenim ? diye sorar.

Öğretmen de,” geldiğim köyü anlattım, şimdiki gideceğim köyün insanları nasıldır onları merak ediyorum.” Demiş.

Bilge kişi, tebessüm etmiş ve “meraklanma o köyün insanları da çok iyidirler, cömerttirler,

rahat ol, o köyde de mutlu olursun.” Demiş.

Öğretmen bavulunu almış,bilge kişiye sohbeti ve azığını paylaştığı için teşekkür etmiş ve yola koyulmuş.

Bir-kaç gün sonra bilge kişi yine tarlasında çalışırken, birisi gelmiş yanına, yüzü asık, elinde bir bavul, uzun uzun bakmış ve durduğu yerden bilge kişiye  seslenmiş:”bakar mısınız ?” bilge kişi elindeki aleti bırakmış adamın yanına gitmiş ve “buyurun” demiş.

-Şey bayım, ben buraya şu kadar mesafe uzaklıktaki köyde öğretmenlik yapıyordum, tayinim çıktı,şu dağın tepesindeki köye gidiyorum. Geldiğim köyün insanları asık yüzlü, somurtkan, kimseyle kolay kolay konuşmazlar, içlerine kapalı birer mahluk gibiydiler. Şimdi gitmekte olduğum köyün insanları acaba nasıldır, onlarda asık suratlı, kimseyle konuşmayanlardan mı dırlar ?

Bilge adam, birkaç gün önce gelen öğretmenle bu öğretmeni kıyaslamış, ve “ne yazık ki gitmekte olduğun köyün insanları tamda anlattığın gibi.” Demiş . Öğretmen sadece el sallayarak bilge adama veda etmiş ve yorgun bir şekilde yola koyulmuş.

“İĞNEYİ KENDİNE ÇUVALDIZINI BAŞKASINA BATIR.” Diye bir atasözümüz vardır.

Kendimizi tanımadan,karşımızdakini tanımamız mümkün değildir. Yaşama ve ilişkilere bakış açımız, değer yargılarımız bize ait bilgilerdir. Karşımızdaki insanları nasıl görmek istiyorsak öyle bakarız. Herkesle iyi ilişkiler kuran insanlarada “ŞEYTAN TÜYÜ” diye bir ayrıcalık yoktur. Öyle insanlar herkesle barışıktırlar. Egosunun kalıpları arasına sıkışmış insanlar beklentilerini gerçekleştirmek için yargısız infaz çarkını çevirmekten yorulmazlar, sonunda çevrelerindeki insanları da kendilerine uydurmayı başararak mutsuzluğu egemen kılarlar..

23.01.2016
Bu yazı 963 defa okundu.

Diğer Yazıları