YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

SORUMLULUK ?

 

“KİŞİNİN  KENDİ EYLEMLERİNİ YA DA KENDİ YETKİ ALANINA GİREN HERHANGİ BİR OLAYIN SONUÇLARINI ÜSTLENMESİ”

TDK”nın  (Türk Dil Kurumu) sözlüğünde sorumluluk kısaca böyle açıklanıyor:

TDK”nın tanımını iki parçada değerlendirdiğimizde;

“KİŞİNİN KENDİ EYLEMLERİNİ” bireysel yaklaşım.

“YA DA KENDİ YETKİ ALANINA GİREN HERHANGİ BİR OLAYIN SONUÇLARINI ÜSTLENMESİ”  genel yaklaşım.

Sorumluluğun,insan olmak adına en genel ve en kesin yükümlenme olduğunu düşündüğümüzde,bir amacı gerçekleştirme yükümlüğü olduğu kadar bir olumsuzluğu giderme yükümlülüğüdür de.

Kendine karşı sorumluluklarını  yerine getirmeyen bir kişinin başkalarına karşı sorumlu olabilir mi ?  Üstelik  her sorumluluk bir sonuca yönelik olduğu gibi her sorumluluk mutlak sonuç almayı gerektirir;çünkü sorumlu olmak sonuna kadar sorumlu olmaktır.Yani  bir başka ifadeyle SORUMLULUĞUN EMEKLİLİĞİ YOKTUR.

Aslında sorumluğu genel anlamıyla açtığımızda içerik çok genişleyecektir,şimdilik ilk aşamada bizi ilgilendiren bölümlerini paylaşsak daha iyi olur diye düşünüyorum.

Kendimize ait sorumluluğumuzu yerine getirdiğimizi varsayarak,yaşadığımız ortama,kente ve

ülkeye karşı olan sorumluluklarımıza  göz atmak da yarar var.

Örneğin:yaşadığımız kentimiz Aydın”ın havası,suyu,toprağı bilinçli ya da bilinçsiz olarak kirletiliyor,bu kirletilme nedeniyle insanların sağlıkları ve yaşamları tehlikeye giriyor.Giderek ölümcül vakalar çoğalıyor,bu durumu önlemek için öne çıkanların  amaçlarını anlamamız gerekir,bu bizim bilinçlenme dönemimizdir.Yaşadığımız kente  olan sorumluluğumuzun farkına vardığımızda yapılacak her eylemde bulunmayı amaç ediniriz.

“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” gibi  sorumluluktan kaçmayı yeğlediğimizde,bizimde sağlığımızı ve geleceğimizi kurtarmak adına riske giren insanları  yalnız bırakmış oluruz.Yani aynı anda hem kendimize olan sorumluluğu hem de yaşadığımız kente olan sorumluğumuzu yerine  getirmemiş oluruz.

Kendimizden sorumlu olduğumuzun bilincine vardığımızda bütün bir insanlıktan sorumlu olduğumuzun da farkına varırız;çünkü hepimizin yaşadığı tek bir dünya vardır,dünyanın öbür ucunda yaşayan insanların yaşadıklarını daha sonra bizler de yaşayabiliriz.Bu onlar adına sorumluluk aldığımız anlamına gelmez,zaten kimse bir başkasının sorumluluğunu yüklenemez.

Yaşadığımız topraklar sanayi artıkları ile öldürülürken,sessiz kalmamız önce kendi sorumluluğumuzu ciddiye almadığımızı gösterir.Zehirlenen o topraklarda yetişen ürünler bizim de sağlığımızı ve yaşantımızı tehdit edeceğinden,kendimize olan sorumluluğumuzu yerine getirmemişken,başkasının sorumluluğunu  nasıl yükleniriz ?

Dünkü yazımda kovboy filmi seyreden birisinin yaşadığı olayı irdeleyerek ayrıntıda saklanan şeytanı bulmuş olması,hem kendine hem de yaşadığı topluma ve ülkeye,hatta insanlığa karşı olan sorumluğunu yerine getirmiş olduğunu göstermiyor mu ?

Sadece bu açılardan değil,kendimizi bir bütün olarak ele aldığımızda sorumluluğumuzun ne denli büyük olduğunu görürüz.

Nasıl satın alırız,neden üretmekten çok tüketime yönelik oluruz,neden başkalarına özeniriz,bunları kendimize sorduğumuzda içsel verilerimiz bize mutlaka bir yanıt verir;ancak o yanıtı algılayıp algılamadığımız  önemlidir;çünkü algıladığımızda daha sonraki sorularımız daha geniş kapsamlı yanıtları gerektirecektir.Algılayamazsak,zihin yapımızı programlayan gücün  üzerimizdeki yönetici etkisi sürecektir.

Bilinçli olmak,farkında olmak,gözlemci olmak,sorgulamak,kendimizle yüzleşmek,iç disipline sahip olmak güzeldir;ama uygulamak … işte o bize oldukça zor gelir;çünkü zihnimiz neredeyse  anarahminde  programlanmıştır,o programları iptal edip,kendi programımızı yapacak güce erişmemizi sağlayacak riski göze almayı kaçımız düşünür ki ?

Ne güzel alışkanlıklarımızla yaşayıp gidiyoruz,havamız,suyumuz,toprağımız kirletilmiş,hastalıklar çoğalmış,ölümler artmış,olsun varsın KADER der çıkarız işin içinden.

Hani bir zamanlar bir reklam vardı,onun gibi.”ŞİMDİ KİM  BİLİNÇLENECEKTE,SORUMLULUĞUNU HATIRLAYACAKTA,EYLEME GEÇECEKTE..AMAAAN,BOŞ VER..” gibi…

02.04.2016
Bu yazı 956 defa okundu.

Diğer Yazıları