YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

’SÖZ KONUSU VATANSA’’ MHP AYDIN

 

‘EGEMENLİK  KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR’

MUSTAFA  KEMAL  ATATÜRK

Mustafa  Kemal Atatürk’ün,’’SÖZ KONUSU VATANSA ,GERİSİ TEFERRUATTIR’’ sözünün ne denli kutsal bir amacı vurguladığı referandum öncesi daha da belirginleşti.
MHP ‘nin önceki dönemler Aydın İl ve Ocak başkanlıklarını yapmış kadroları dün turistik parkta kahvaltıda gazetecilerle bir araya geldi.
Kahvaltıya biraz gecikmeli gelen önceki dönem milletvekili Ali Uzunırmak,Recep Taner,Hasan Muti,Fevzi Köse,Cem Akbudak, Kazım Göner,Güngör Türk,Abdulhamit Özcan, Süleyman  Demirci ,ocak ve ilçe başkanlarının katılmaları MHP’nin Aydın’ daki tavrını netleştirmiş oldu.
 Kahvaltının bitimine doğru Üst Kurul Delegesi Ömür Uzun’un seslendirdiği  bildiri,MHP Aydın önceki dönem milletvekili ve yöneticilerinin referandum konusundaki düşüncelerinin HAYIR olduğunu daha da netleştirdi.
Milli İradenin Önemi başlıklı bildiri
‘’Ülkemiz, bir rejim değişikliğiyle karşı karşıyadır. Adına ‘Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ denilerek milletimize yumuşatılmış şekilde gösterilmeye çalışılan bu rejim değişikliğinin asıl amacı doğrudan ‘Tek Adam’ yönetimidir. Öngörülen sistemle Cumhurbaşkanı tek başına devlet haline getirilmektedir. Bu sistemle Türkiye Cumhuriyeti devleti tek adam iktidarına bırakılmakta, yasama, yürütme ve yargının yetkileri  tek adamda toplanmaktadır. Meclis pasifleştirilmekte,  adeta fren mekanızması olarak görev yapan tüm organlar yok sayılmaktadır. Meclisi yok sayan, demokratik hukuk devleti ile asla bağdaşmayan  bu sistem, söylendiğinin tam tersi şekilde milleti birleştirmeyip, aksine bölecek ve kutuplaştıracak niteliklere büründürülmektedir. Cumhurbaşkanın partili olarak bir taraf olması, yargı, yürütme ve güvenlik bürokrasisi üzerinde sınırsız bir yetkiye sahip olması, fiili durumu hukukî hale getirelim derken, demokrasiyi fiilen ortadan kaldırmakla eşdeğerdir. 
Adalet üzerinde telafisi mümkün olmayan yaralar açacak bu tehlikeye dikkat çekmek Ülkücüler ve Türk Milliyetçileri için birer sorumluluk ve zorunluluktur. Ülkücülerin ve Türk Milliyetçilerinin anayasa değişikliğini onaylamamalarındaki amaç, asla mevcut hükümete, cumhurbaşkanına, partimizin genel başkanına muhalefet yapmak değildir; muhalefet meselesi olarak algılanmamalıdır. Türk milliyetçileri, tarihte milletimizin en karanlık günlerinde, büyük bedeller ödeyerek ülkesine ve devletine  sahip çıkmıştır. Ülkücüler için bu, bir vatan borcudur. Bugün de aynı irade ve kararlılıkla Türk Milleti ile parti gözetmeksizin, çıkar gözetmeksizin bir ve beraber olmak, vatanımıza ve evlatlarımıza, torunlarımıza karşı vatan borcumuzdur. 
Bu düşünceler ışığında bugün bizler, Türk Milliyetçisi ve bu kutsal davanın sarsılmaz neferleri olarak 16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak Anayasa Referandum oylamasında “HAYIR” diyerek ülkemizin birliğine, geleceğine, demokrasisine, ülkümüze ve ilkelerimize  yine sahip  çıkacağız. Türkiye'nin sonu belirsiz bir maceraya sürüklenmemesi için, Parlamenter rejimin gelecekte tehlikeye girmemesi için Türk Milleti objektif değerlendirmeli, kararını iyi vermelidir. Bu referandumun sonucunun önümüzdeki 100 yılı etkileyecek bir karar olduğu noktasında tüm vatandaşlarımızın, bu sorumluk ve bilinç ile oy kullanması gerekmektedir. Tüm halkımız bilmelidir ki; sözkonusu  sistem değişikliğini öngören 18 maddelik Anayasa değişikliği oylaması,  bir parti meselesi değil, memleket meselesi, devletin beka meselesidir.; asla particilik meselesi değildir. Başta hükümet olmak üzere siyasetçilerin hizmetlerinin takdir oylaması olarak da asla görülmemelidir. Tüm halkımız, bu referandumda Türkiye Cumhuriyeti’nin  geleceğini  oyladığını  asla  unutmamalıdır.
Önce ülkem diye yola çıkmış, her daim vatanı, bayrağı, ülküsü için can siperane çalışmış,  bu davaya ömrünü adamış, bu yolu kutsal bilmiş, ülkenin geleceği için yine yollara düşmüş vatan sevdalıları olarak,  Anayasa değişikliğinin ülkemizi nasıl bir maceraya sürüklediğini, demokrasimizin nasıl 3.sınıf ülke seviyesine getirilmek istendiği ve neden referanduma “HAYIR” dememiz gerektiğini, nedenleri ile birlikte siz değerli Aydınlı hemşehrilerimize anlatabilmek amacıyla gerçekleştireceğimiz, önceki dönemlerde İçişleri Bakanlığı ve partimizin Meclis Başkanlığını yapmış Sayın Meral Akşener Hanımefendi’nin konuşmacı olarak katılacağı “Milli İradenin Önemi” konulu konferansımıza davet ediyoruz. Hangi siyasi partiye mensup olursa olsun, sevdası vatan, bayrak, Türk Milleti olan, ortak kaygısı Türkiye’nin geleceği olan tüm Aydınlıları eşleri, aileleri ve Türk bayrakları ile birlikte 13 Nisan Perşembe günü saat 18.00’da Şükran Güngör Tiyatro ve Kültür Merkezi’ne  bekliyoruz. Türk Milletinin vatanında hür ve onurlu yaşamını her daim sürdürmesi için verdiğimiz mücadelede birlik ve beraberlik adına güçlü bir tablo oluşturacağımıza olan inancımızla,  tüm hemşehrilerimizi saygıyla, hürmetle selamlıyoruz.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE !..

12/04/2017

 

12.04.2017
Bu yazı 378 defa okundu.

Diğer Yazıları