YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

TANRI KİMDEN YANA ?

Çocuksunuz, yanlış yapmışsınız, ya da yalan söylemişsiniz, anneniz, babanız, almış sizi karşısına konuşuyor: ”yaptığın şey günah, tövbe et, bir daha yapma, yoksa Allah seni cezalandırır.”

Okuduğunuz okulun sınıfının pencere camı kırılmış, birileri sizin kırdığınızı söylemiş; oysa siz kırmamışsınız, panik içindesiniz ve öğretmeninize ifade veriyorsunuz, onu inandırmak adına sizin için çok değerli annenizi, babanızı koyuyorsunuz ve “öğretmenim vallahi, billahi  ben kırmadım, annemin, babamın ölüsünü göreyim ki ben kırmadım.”diyorsunuz. öğretmen size inanmışsa kurtuluyorsunuz. İnanmamışsa, ”sus ! yalan söyleme” diyor, daha çok eziliyorsunuz.

Yetişkinsiniz, birileri sizi tanık göstermiş, duruşmada ifade vermeden önce  hakim size yemin  ettiriyor: ”Doğruyu söyleyeceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.”

Birisi size kumpas kurmuş, zor durumdasınız, işlemediğiniz bir suçtan dolayı hakim karşısındasınız, karşı taraf sizi suçluyor ve tanıkları var. İçinizde Allah korkusu var. Tanık ifade vermeden önce” doğru söyleyeceğine yemin ediyor. Onun bu davranışı sizi rahatlatıyor; ama oda ne göz göre göre yalan söylüyor, yıkılıyorsunuz, isyan ediyorsunuz; ama boşuna,yalancı tanığın ifadesi geçerli oluyor.

Yalancı tanıklık yaparak sizi zor duruma sokan kişinin Tanrı tarafından cezalandırılmasını bekliyorsunuz..olmuyor, kendinizi aklamak için hukuksal olarak eyleme geçiyorsunuz..

Aldığınız maaş ihtiyaçlarınıza yetmiyor; ama yetirmeye çalışıyorsunuz. Sizin gibi aynı işi yapan ve aynı miktarda maaş alan birisinin bir eli balda, bir eli yağda, üstüne üstlük bir yeni araba aldı. Merak ediyorsunuz bu değirmenin suyu nereden geliyor diye. Size haram yemenin günah olduğunu öğrettiler, bekliyorsunuz haram yiyen cezalansın diye…beklemeyi sürdür..

Yan komşunuzun evine hırsız girmiş, hem de suçüstü yakalanmış. Birde duyuyorsunuz ki mahkeme serbest bırakmış.

Sabahın köründe gazetenin 1.sayfasında üstü başı yırtık, yüzü gözü kan revan içinde bir kadın fotoğrafı…tecavüze uğramış. Tecavüzcü yakalanmış.. cezalandırılmasını bekliyorsunuz, adam elini kolunu sallaya sallaya geziyor..

Tv de haberleri izliyorsunuz, bir siyasi partinin lideri avazı çıktığı kadar bağırıyor: ”TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİM HAKKINI YEDİRMEYİZ” ertesi gün adamın doğru söylediğini okuyorsunuz. Adam kimseye yedirmemiş kendi yemiş.

Çevrenizde olağanüstü bir gelişme var…

Kendilerini din alimi gibi gösterenlerin sayısı mantar gibi çoğalmaya başlıyor..

Düne kadar yoksulluğu kader kabul edenler, sınıf atlamış zengin olmuşlar, size selam bile vermiyorlar..

Tanrı”nın bu haksızlıklara izin vermeyeceğini ve ilahi adaletin tecelli edeceğini bekliyorsun; ama ne gelen var ne de giden..

Ülkeniz yanıyor..

Dışarıdaki içerdeki işbirlikçileriyle bir olmuş, ülkeyi yangın yerine çevirmişler..her gün genç fidanlar toprağa düşüyor.

Birileri de slogan atıyor: ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ..

Siz şehitlerin öldüğünü, vatanın parçalanmaya başladığını görüyorsunuz.. başkalarının da sizin gördüklerinizi gördüklerini bilerek bekliyorsunuz; ama yaprak kıpırdamıyor…

Ve gözlerinizin önüne ünlü mafya babası Al Capone “nın söyledikleri geliyor:

“Çocukken her akşam Tanrı”ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Bir gün Tanrı”nın çalışma tarzının bu olmadığını anladım.Ertesi gün gittim kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her akşam yatmadan önce Tanrı”ya günahlarımı affetmesi için dua ettim.”

Birden ürperiyorsunuz…

Ve dört bir yanınızın Al Capone larla dolduğunu hissediyorsunuz…

Aklınıza ne geliyor ?

Onlardan biri mi olmak

Yoksa

Silkelenmek mi ?

18.02.2016
Bu yazı 907 defa okundu.

Diğer Yazıları