YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

TİYATRO SANATININ PROFESYONEL OYUNCUSU

Yetenek; yeraltı sularının yeryüzüne kaynak gibi çıkmalarına benzer, fark edilirlerse geliştirilerek içlerindeki dehayı yaşama sunarlar, fark edilmezlerse ya salıncak gibi aynı yönde gider gelirler ya da kısır döngü içinde küllenir giderler.

TİYATRO SANATININ AMATÖR RUHLU PROFESYONEL OYUNCUSU: COŞKUN KEMER

Coşkun Kemer, delikanlılık yıllarımızın Aydın’ının renklerinden birisidir. Onu tanıdığımdan beri hep tiyatroyla iç içedir. Onunla bir saat sohbet etseniz,kesin elli dakikası tiyatroyla ilgilidir.Ağlamaz, of demez, düşer, kalkar, yorulur; ama çalışarak dinlenir. Coşkun Kemer bana göre, ünlü Rus Yönetmen Stanislavski'nin “Sanatta kendinizi değil, kendinizdeki sanatı sevin!” dediği gibidir.Tiyatroyla yatar tiyatroyla kalkar..

COŞKUN KEMER KİMDİR ?

Coşkun Kemer 05 Eylül 1944 tarihinde Aydın”da doğmuş. İlkokul, ortaokul derken, yaz tatillerinde berber çıraklığı yapmış. 1966 yılında askerlik dönüşü Aydın Lisesi'nde memur olarak çalışmış, sonra SSK İl Müdürlüğü sınavlarını kazanarak bu kurumda çalışmaya başlamış 1991 yılında da emekli olmuş.

Coşkun, 1965 yılında Aydın Lisesinde okurken benimde öğretmenim olan Suzan Sunguroğlu'nun yönetiminde, Cevat Fehmi Başkut'un “GÖÇ” oyununda kapıcı Ahmet'i, yine Cevat Fehmi Başkut'un “Küçük Şehir” oyununda da odacı Murtaza'yı oynamış. Coşkun'un oyun gücünü beğenen Edebiyat öğretmenimiz Suzan Sunguroğlu ve Ayten Çelebican, yazlık komşuları olan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Cüneyt  Gökçer'den ilgi istemişler, Cüneyt Gökçer'de "Gelsin görüşelim" demiş. Coşkun gidememiş. Sordum:

"Bu senin için bulunmaz bir fırsattı, niye gitmedin ?"

"Atilla"dedi ve sürdürdü: Yaşlı ve hasta bir annem ile bakmak zorunda kaldığım bir kardeşim vardı.Bir tarafta hayatımda bir daha yakalamayacağım bir fırsat, diğer yanda da ailem vardı. Ailemi seçmek zorundaydım.”

Coşkun için konservatuara gitme fırsatı da doğmuş;ama ne yapsın ki ailevi sorun yüzünden gidememiş.

Coşkun, elinden kaçıp giden bu fırsatların arkasından ağlamamış,ailesini suçlamamış ya da bencil davranmayı seçmemiş, şimdi biran için kendimizi Coşkun'un yerine koyarak düşünelim.Hedefimize götürecek fırsatları mı yoksa ailemizi mi seçerdik? Coşkun, belki hedefini seçseydi ailesini zor durumda bırakmış olacaktı. Ve diyelimki şimdi tanıdığımız ünlü oyunculardan birisi olsaydı ne düşünürdük?

Coşkun'la birlikte tiyatroya başlayanlar konservatuar eğitimi alarak  hem ünlü  hem de zengin oldular. Coşkun gibi tiyatronun gerçek oyuncuları da adını kader koydukları sonuçları isteyerek ya da istemeyerek kabul ettiler.Eğer Coşkun Kemer'i yakından tanıyorsanız, şuanda dizilerde, filmlerde oynayan bir çok ünlü oyuncudan fazlalığı olduğunu görebilirsiniz.

 Konservatuar eğitimi almak sanatçı olmak isteyenlerin ilk hedefleridir. Coşkun eline geçirdiği bu fırsatı ailevi nedenler yüzünden kaçırmıştı.

Sordum: Peki daha sonra ne yaptın?

Coşkun Kemer:"70-80 li yıllarda Muzaffer İzgü'nün KASABANIN ALİLERİ,Dr.Hidayet Sayın'ın KÖRDÜĞÜM,KÖŞEKAPMACA,Necati Cumalı'nın “NALINLAR” ve Kandemir Konduk'un İNSANLIĞIN LÜZUMU YOK” oyunlarında defalarca oynadım.

Bir televizyonda yayınlanan “FIKRALARLA TÜRKİYE” programından davet aldım,gidip oynadım.Sinop Erfelek'te çekilen programda bana beşyüz lira ödediler.Bende aldığım parayı  otel ve yemek parası olarak harcadım.

Coşkun,tiyatroyla ilgili anılarını bana anlatırken zaman zaman dalıyordu, ben de merak ediyordum, konuşsun diye de teşvik ediyordum.Birden ”Ha” diyerek anlatmaya başladı:

“ Ertem Göreç"in yönettiği “Elmayı kim ısırdı ve Dayak Cennetten Çıkmadır” fillerinde oynadım.Bu filmden 250 lira  ödediler, ben de o sıralarda Aydın'da bulvardan 9 milyon liraya bir daire almıştım, bu filmden kazandığım 250 lirayı  evin taksiti olarak ödedim.”

Coşkun, dedim oynadığın bu filmdeki rol arkadaşlarını anımsıyor musun ?

“Evet, Yılmaz Zafer, Neslihan Acar, Münir Özkul, Suzan Avcı, Cem Özer, Ali Şen, Alev Altın, Süheyl Eğriboz ve Tevfik Bilge idi.”

Konservatuvara gidemeyen Coşkun Kemer, yönetmen Yüksel Aksu'nun açtığı oyuncu  sanat atölyesine giderek, eğitim almış.Faydalı oldu mu diye sorduğumda:

“Evet,eğitim kadrosunda Şerif Gören, Vahide Perçin (Gördüm) Aytaç Arman, İlyas İlbeyi ve senarist Gülderen çakır vardı. Her hafta sonu Cumartesi ve Pazar günleri sabahtan akşama kadar eğitim alıyorduk.”

 Coşkun'a unutamadığı bir anısının olup olmadığını sordum.Bir süre düşündü, hatırlamaya çalıştı, sonra kendine has tebessümüyle anlattı:

“Muzaffer İzgü'nün KASABANIN ALİLERİ 'ni oynamak için Denizli Belediyesi Tiyatrosunun davetini aldık; ancak gideceğimiz gün oyuncu arkadaşlarımızdan Namık Güzel böbreklerinden rahatsızlandı, hastaneye kaldırdık, serum takıldı ve enaz 10 gün tedavi görmesi gerektiği bildirildi. Bende Denizli Belediyesi Sanat yönetmeni Sadık Aslankara'ya telefon açıp gelemeyeceğimizi söyledim, (Olmaaaz) dedi.O arkadaşın rolünü teksi okuyarak ben oynarım, davetye dağıttık, insanlar gelecek, mutlaka gelmelisiniz.) dedi.Hastaneye giderken bir çare düşündük Namık arkadaşımıza dedik ki serumun takılı olacak, hiçbir iş yapmayacaksın, oyun sıran geldiğinde serumu çıkaracağız, oynayacaksın bittiğinde tekrar takacağız. Namık kabul etti, ziyarete gittik ve onu serumuyla birlikte başka odaya götüyormuşuz gibi hastaneden kaçırdık. Denizli'ye geldiğimizde salonda bir kişilik bile yer yoktu. Denizli Belediye Tiyatrosu sanat yönetmeni Sadık Aslankara Namık'ı kaçırma öykümüzü dinleyince, hepimize tek tek sarılıp teşekkür etti. Oyunumuz bittiğinde Denizlili tiyatroseverler bizi ayakta alkışlıyorlardı.”

Denizli Belediyesi Tiyatrosu sanat yönetmeni Sadık Aslankara,daha sonra Coşkun'u arayarak düzenledikleri tiyatro  etkinliklerinde en iyi erkek oyuncu seçildiğini söylemiş.

Coşkun, bu anısını benimle paylaşırken bile 1986 yılının Haziran ayında yaşadığı bu olayı yeniden yaşar gibi heyecanlıydı.

Coşkun Kemer, bir süre önce bir tv oynayan Güzel Köylü dizisinde de Tapu Müdürü canlandırmıştı.

Coşkun Kemer'i sizlere daha iyi tanıtabilmek için kendimden bir örnek vermek istiyorum, buna birazcık da sizlerle dertleşme de diyebilirsiniz.

Bende tiyatro oyuncusu olmak istiyordum; ama Aydın'ın yaşam koşulları belliydi. Birgün Mustafa Alabora sanırım Devri Süleyman oyunuyla Aydın'a geldi,oyunu izledim, bittiğinde Mustafa Alabora'yı O günlerde en popüler olan Turistik Parkta tavuklu pilav yemeye davet ettim. Neden davet ettiğimi biliyormuşcasına “tamam” dedi. Ona tiyatro oyuncusu olmam için bana yardım etmesini istedim.Bir süre düşündü ve dediki:

İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrolarının müdüresi Yıldız hocamla (Kenter) görüşeyim sana mektup yazarım; ama önemli olan İstanbul”da kalacak bir yerin varmı? yemeği içmeyi kendi aramızda hallederiz, yatacak yer önemli. Bir de Yıldız hoca sana bir yetenek testi yaptırır.”

Mutluluktan uçacak gibiydim, sevinçle “Kanlıca'da anneannem oturuyor, orada kalabilirim.” dedim.

Mustafa Alabora gitti, ses seda yok, ben de küfürün bini bir para..yıllar geçti, askerden döndüm, gazeteci kimliğimi gizleyerek İzmir'de bir tiyatro  grubunun açtığı oyuncu sınavına girdim, kazandım oyunculuğa başladım, Aydın'a geldim, rahmetli anneme, babama durum anlattım ve “gidiyorum”dedim. Rahmetli annem üzgün bir şekilde, "oğlum bir zamanlar sana mektup gelmişti, babanla açtık okuduk, seni oyunculuk için İstanbul”a çağırıyorlardı…" gerisini anlamıştım, yıkıldım ailem korumacılık adına hedefimi elimden almıştı.

Ve ne acıdır ki 2003 yılında Mustafa Alabora ile konuştuğumuzda beni anımsadı ve azarlar gibi, ”niye gelmedin, Yıldız hoca seni kabul etmişti..” yıllar sonra bir kez daha yıkıldım.

Bu öyküler ne ilk ne de sondur. Tiyatro sanatına önyargılı olundukça bu öyküler kahramanları farklı olarak yinelenecektir. Ben gazeteciliği seçerken, Coşkun Kemer yılmadan. Usanmadan bu kutsal amacını her koşulda yineleyerek yaşamını sürdürüyor; ama adım gibi eminim ki hala yüreği sızlıyordur.

Sevgili dostum, arkadaşım Coşkun Kemer şimdilerde yeni projelerle ilgileniyor. Bir süre önce oynayan Süper İncir'den sonra Yönetmen Yüksel Aksu'nun yöneteceği  “İFTARLIK GAZOZ”filminde oynamak için görüşmüşler, "çağrılmayı bekliyorum" diyor.

71 lik enerji dolu arkadaşım Coşkun Kemer SAHNE SENİN….

11.07.2015
Bu yazı 969 defa okundu.

Diğer Yazıları