YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

TÜRKİYE NERE, KORE NERE ?

 

Çocukluk yıllarımdı; ama dün gibi anımsıyorum…

Mahalle komşumuz Ganime teyzenin oğlu  Ekrem abi Kore’ye gitmişti..

Mahalleli kadınlar bir evde toplanıp fal baktırırlardı..

Falcı kadın, bir yorgan iğnesini içi su dolu bardağa koyuyordu ve herkes ona  bakıyordu.İğne olduğu yerde kalırsa,kötü yüzerse Kore’deki asker evine dönecek demekti.

Kore ile ilgili ilginç olaylar anlatılırdı:

Kore’ye giden gençten çok uzun süre mektup ya da haber gelmeyince   ailesi  onun öldüğünü kabul etmek zorunda kalır; ama hiç umulmadık bir zamanda çıkıp gelince  tüm aile şaşkına döner.

    
Kore'de destan yazan Bandırmalı yiğit Topçu
       Üsteğmen Mehmet Günenç..
.

Kore Savaşları hep ilgimi çekmiştir; çünkü rahmetli babam her gün Hürriyet, Cumhuriyet,

Milliyet, ara sıra da Yeni Sabah ve Akşam gazetesi alırdı, her gazetede hemen  hemen  her gün Türk Ordusu’nun kahramanlığı ile ilgili  fotoğraflı haberler çıkardı. Al bayrağımızın bir  tepeye dikilişini gösteren fotoğrafa baktıkça yüreğim kabarır,sanki benmişim gibi duygulanırdım.

Haber ve fotoğraflarda en çok Albay Celal Dora ve General Tahsin Yazıcı’ dan  söz edilirdi.

Kore’de neler olup bittiğini bilmezdik, Kore’de şehit düşenlerin ailelerinin yaşadıkları acıyı bilmezdik; çünkü hep madalyonun öteki yüzünü gösterirlerdi.

Kore Savaşları üç yıl sürdü ve yarattığı efsaneler, duygusal travmalar bizim kuşakta yerleşti kaldı.

Türk Ordusu’nun Kore’de ne işi vardı ?  Komşumuz bile olmayan Çinlilerle  savaşmak için neden 30 gün süren deniz yolculuğuyla  Kore’ye   gidiliyordu ?

Anadolu’yu elimizden almak için üstümüze gelen yedi düvele ölümüne karşı koymak elbette ki bizim en kutsal görevimizdir, Ulusal kurtuluş Savaşı’nda şehit olanların yasını tutmak  bize yakışmaz. Peki vatanından binlerce kilometre uzaklıkta komşumuz bile olmadığı gibi aramızda en küçük bir sorun bile olmayan Çinlilerle  niye  savaşıyoruz ?

Yıl 1951…

22 Nisan’ı 23 Nisan’a bağlayan gece..

Ölüm  bir yılan gibi  pusuya yatmış avının hareket etmesini bekliyor…

Sözüm ona Birleşmiş Milletler Cephesi’nde sinsi bir hareketlilik var…

Amerikan  Ordusu’nun Zenci  Alayı ile Filipin Taburu cepheden kaçıyor…

Ve Kahraman Türk Tugayı, sırtından  hançerlendiğini  öğrendiğinde iş işten geçmiş oluyor…

Düşman olanca gücüyle saldırıyor,çember giderek darılıyor.

Bandırmalı Topçu Üsteğmen Mehmet Günenç kahramanlık destanını yazmaya başlıyor.

-Alo

-Alo karargah beni duyuyor musunuz ?

-Evet Mehmet duyuyoruz..

-Komutanım verdiğim koordinatların yoğun top atışına tutulmasını istiyorum..

-Tamam Mehmet..ama Mehmet verdiğin koridanlar sizin bulunduğunuz bölge düşmanlı iç içe geçmişsiniz,sizlerde zarar göreceksiniz..

-Biliyorum komutanım bilerek verdim..Biz yok olalım, yeter ki Tugayımız  kurtulsun.Hepinize teşekkür ederim,vatan sağolsun….

 Bandırmalı Yiğit Topçu Üsteğmen Mehmet Günenç,bu seçimiyle  şimdiye dek dünya  harp tarihinde  görülmemiş  bir eylemi gerçekleştiriyor.

Topçu Üsteğmen Mehmet Günenç’in Kore’de yazdığı bu kahramanlık Harp Okullarında ders olarak işlenmektedir.

Bu gün 23 Nisan 2016…

65 yıl önce 22-23 Nisan gecesi  Başkomutan  Mustafa Kemal ‘in  askeri  Bandırmalı Yiğit Topçu Üsteğmen bir kahramanlık destanı yazdı…

Bugün  23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı mı ?

TÜRKİYE NERE  KORE  NERE ? YAZISI  SÜRECEK…

 

23.04.2016
Bu yazı 936 defa okundu.

Diğer Yazıları