YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

YALNIZLIK DUYGUSU (3)

Yalnızlık  duygusu muygusu  değil artık,gerçekten yalnızlık…

Evet evet ,koskoca Aydın elinde yapayalnızım…

İşi gücü bıraktım cadde,sokak, gezip,tanıdık,tanımadık,herkese eşe dosta soruyorum:

BURNUNUZA GARİP BİR KOKU GELMİYOR MU ?

-geliyor,geliyor,hele bu sabah çok daha fazlaydı..

-peki niye sorgulamıyorsunuz ?

-sessssssssssssssssss yok

Flaş Medya’nın internet sayfasına girdiğimde YALNIZLIK DUYGUSU (2)  yi 264 kişinin okuduğunu görüyorum.Bir tek yorum var.Okuyan 264 kişi yorum yapan 1 kişi..

Vali beyden başlayarak,milletvekillerinden,Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarından,

Kaykamamlardan,Emniyet Müdürlerinden,Sağlık Kurumlarından hiçbir hareket yok..

Sadece ve sadece  Tekirdağ’da yaşayan Mehmet Yaylalı adında bir hemşehrimiz bir şeyler yazmış.Mehmet Yaylalı hemşehrimize  duyarlılığı için teşekkür ediyorum.AYÇEP Başkanı Mehmet Vergili’ye ,Mehmet Yaylalı’yı tanıyıp tanımadığını sordum,bana.’TANIMIYORUM;AMA JEOTERMAL KONUSUNDA BİZİ HEP DESTEKLİYOR.’dedi.

Tekirdağ’da yaşayan hemşehrimiz  Mehmet Yaylalı’nın yorumunu sizlerle paylaşıyorum.

Birde görülen lüzum üzerine gerekçesiyle  YALNIZLIK DUYGUSU (2)   tekrar sunuyorum.

Mehmet Yaylali •

SAYIN DAĞISTANLI; KONUYU ORTAYA KOYUŞ ŞEKLİN GEÇMİŞ VE GELECEK KIYASLAMASIYLA YAŞAMIŞ VE YAŞAMAMIŞ OLANLARA ÇOK GÜZEL BİR İLETİ, KONUYA DUYARLI OLMAK ÖNCE BİZLERİ YÖNETENLERİN İŞİ, AMA ÇEVREDE YAŞAYAN BİZLERİN YAŞAMIMIZIN ÇALINMASINA KARŞI OLMAK GEREKİR, JEOTERMAL DENEN ZEHİR KUYULARINA VE ZEHİR BACALARINA , SUYUMUZUN, TOPRAĞIMIZIN, HAVAMIZIN, EKİLİ, DİKİLİ ÜRÜNLERİMİZİN VE BİZLERİN ZEHİRLENMESİNE ASLA İZİN VERMEMEK ADINA TOPLUMSAL TEPKİ GÖSTERMEMİZ GEREKTİR, SİYASİLER EANT OLAN HER ŞEYİ KABUL EDER DURUMDADIR, YAŞAYAN BİZLER BUGÜN BİZİ YÖNETENLERİN HİÇ UMURUNDA OLMAMAKTADIR, UMURUNDA OLANLARI İSE YÖNETİCİLER KAALE(DİKKATE) ALMAMAKTADIR. BİZLERİ BUGÜN YÖNETENLER BİZLERİ DEĞİL, SERMAYEYİ VE RANT GETİRİSİNİ TERCİHİNDEDİRLER. YAPMAMIZ GEREKEN BU GÜRUHA KARŞI ÖRGÜTLÜ MÜCADELE İLE YAŞAMIMIZI ENGELLENMESİNE KARŞI DURMALIYIZ ÇÖZÜM BUNDADIR... BEDELİ OLACAKTIR, AMA YAŞAMIMIZI KAYBETMEK DAHADA KÖTÜDÜR,, SAĞLIKLI YAŞAM MÜCADELESİ İÇİN HEP BİRLİKTE MÜCADELEYE DEVAMMMMMMM, SAYGILAR...

                                                   

YALNIZLIK  DUYGUSU  (2)

YOKSA DEVLETİN BURNU KOKU ALMIYOR MU ?

Eşiniz,dostunuz,tanıyanınız çok,şöyle Menderes bulvarı boyunca yürüyüş yapsanız selam alıp verdiğiniz insan sayısı sizin toplumdaki yerinizin bir bakıma göstergesi olabilir.

Eşiniz,dostunuz,tanıyanınız çok fazla değil,Menderes bulvarı boyunca yürüyüş yapsanız,selam alıp verdiğiniz insanların sayısı bir elin parmakları kadar ancak var..

Her iki durumda da kendinizi yalnız hissettiğiniz zamanlarınız olur mu ?

Olursa kendi dışınızda bir dünyayı seyrettiğinizi düşünür müsünüz ?

Örneğin:

Sizi yalnızlık duygusuna iten şeyin,aslında sadece sizi değil,aynı kentte birlikte yaşadığınız insanları da ilgilendirdiğinin bilinmesine karşın,sizin dışınızdakilerin vur patlasın-çal oynasın alemi içinde görünmeleri midir ? yoksa böyle  görünenler olmasına karşın onların içinde de sizin gibi yalnızlık duygusu içinde olanların mutlaka var olduğunu düşünerek rahatlar mısınız ?

Daha  15-16 yaşlarındasınız,sabahın erken saatlerinde Pınarbaşı’na  gidiyorsunuz, Tabakhane çayına giriyorsunuz ,elinizde 1,5  metre boyunda demir tel,balık sürülerine kırbaç gibi vurarak avlıyorsunuz ve  balıkları söğüt  dallarına geçirerek  pişirip yiyorsunuz.Tabakhane çayının suyu billur gibi kana kana içiyorsunuz.Sonraki günlerde bisikletlere biniyor,Çine Çayı’na gidiyorsunuz,oradaki avlanma yönteminiz daha farklı,arkadaşlarla iş bölümü yapıyorsunuz,birkaç kişi ÖREK otu kökü çıkarıyor,birkaç kişi de Çine Çayı’nın sığ sularının kıvrımlarında barikatlar oluşturuyor.Sonra ÖREK otu kökünü taşla ezip bir sepetin içine koyup baraj şeklini alan bölüme daldırıyorsunuz.Fazla değil yarım saat içinde suyun içinde ki canlılar baygın olarak suyun üstüne çıkıyorlar,balıkları topluyorsunuz  ve barajı yıkıyorsunuz,balıklar pişti gelsin Dimitrekopolo ya da  Şanver şarabı..sonra söğüt gölgesinde sızaki bir uyku…

Ya Menderes  ?

Menderes’te avlanan yayın balığının tadını bilir misiniz ? Şöyle kalın dilimlenmiş,kızgın zeytinyağında dıjjj  dıjj sesler çıkararak lale gibi kızartılmış,dalından koparıldığında  metrelerce uzaktan kokusu hissedilen domates,kuru soğan,yeşil biber doğranmış,kesikli ,bol zeytinyağlı Çingen pilavına çalakaşık girişip ağzınızın suyu aka aka yediniz mi ?

Bizim kuşaktansanız büyük bir olasılıkla ağzınızın suyu akmıştır…

Değilseniz ,ne mutlu size;çünkü Menderes’in yayın balığının lezzetine dair hafızanızda bir kayıt yok.

Zaten bizim kuşakta da sadece bu anılar kaldı…

Yaz aylarında sabahın erken saatlerinde, çerçiler gelirdi mahallelere ,at,eşek ya da katır sırtında ki küfelerde taze incir,kara,beyaz ,çekirdekli,çekirdeksiz üzüm,mis kokulu kıpkırmızı Paşayaylası domatesi ve kütür kütür salatalık satarlardı…

Şimdi hepsi anılarda kaldı…

Şimdi   Aydın’ı  Aydın yapan o  kokuların yerini  jeotermal santral bacalarından fışkıran sülfür kokusu aldı…

Menderes Nehri zaten can çekişiyor…içinde yayın balığı mı yaşar ?

Çığlık çığlığasınız….

Sayın;Valiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiim..

Eyyyyyyyyy Aydın Milletvekilleri….

Eyyyyyyyyyyyyyyy Büyükşehir Belediye Başkanımmmmm

Eyyyyyyyyyyyyyyy Efeler Belediye Başkanımmmmmmmm

Eyyyyyyyyyyyyyyy İlçe Belediye Başkanlarımmmmm

Eyyyyyyyyyyyyyyy sivil toplum örgütleri…..

Kaymakamlar,Emniyet Müdürleri,Sağlık kurumları.

Eyyyyyyyyyyyyyyyy  Aydınlılar,Aydın’da yaşayanlar

Benim  aldığım kokuyu siz almıyor musunuz ?

TIK …yok

Kuşkuya düşüyorsunuz:DEVLETİN BURNU KOKU ALMIYOR MU ?

Sadece  parmakla sayılabilecek kadar kişinin mi burnu koku alıyor ?

Yoksa  sülfür gazı bizi uyuşturdu da farkında mı değiliz ?

Yarın  ASİT YAĞMURLARI üstümüze yağmaya başladığında bedenlerimizi yakarak deldiğinde mi farkına  varacağız  ?

Yazımı bitirdikten sonra eve giderken büyük bir olasılıkla yine aynı şeyi düşüneceğim…

Sayısal  olarak okurum çok fazla,bundan mutlu oluyorum;ama  okudukları halde neden  yorum yapmıyor,görüşlerin açıklamıyorlar,ne düşünüyorlar,yoksa bir şeylerden mi korkuyorlar ?

Çürük yumurta ya da itici bir koku  alıyor musunuz ?

 

02.06.2016
Bu yazı 1161 defa okundu.

Diğer Yazıları