YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

YAŞAR NURİ ÖZTÜRK

 

Yıllar önce bir ramazan ayında  Yaşar Nuri  hocayı atv deki programında izlemiştim.

Konukları üniversite öğrencileriydi…Onlarla rahatça sohbet ediyor,her soruya elinden geldiğince  gerçekçi yanıtlar vermeye  çalışıyordu.

Öğrencilerden  birisi sordu: Adem Peygamber,ne zaman yaşadı  ?

Yaşar hoca,soruyu soran öğrencinin ve öteki öğrencilerin yüzlerine şöyle bir baktı ve

-Kur’an da birkaç yerde geçer,o da Adem değil  Adam olarak..ne Adem’i, ne Havva’sı, ne  teravihi bunların hepsi uydurma…Adamın biri çıkıyor,bir söz söylüyor,sonra söylediği bu söze  başkalarının da  inanmasını sağlamak için hadis diyor.Yalan, bu konuda  hiçbir şey bilmediği kendiliğinden meydana çıkıyor.

Yaşar Nuri  hoca o günlerden sonra en çok konuşulan bir ilahiyatçı  olarak hep gündemde kaldı.

Saba Tümer’le yaptığı programlarda,kendinden emin tavrı ve bilgisiyle,çakma Müslümanlara vurdu da vurdu…

CHP’den milletvekili oldu; ama anladığım  kadarıyla Deniz Baykal’la pek anlaşamadı ve istifa ederek Halkın Yükseliş Partisi’ni kurdu.

Kitaplar yazdı,programlar düzenledi,Cumhuriyetçi,Atatürkçü  tavır sergiledi.  

Yaşar Nuri Öztürk’ün biyografisine baktığınızda, Türk İslam Felsefesi Profesörü, gazeteci, yazar , avukat ,tv programcısı , siyasetçi , İstanbul Üniversitesi  İlahiyat  Falültesi  Kurucu Dekanı olduğunu görürsünüz.

Yaşar Nuri Öztürk’ün İslami kesimden karşısına aldığı kişilerle  mücadelesini sürdürürken,

‘ben deistim’ diyerek ani değişiklikler göstermesi onun şaşırtıcı yanlarından biriydi.

Yaşar Nuri Öztürk’ün ‘Türkiye’deki camilerin yüzde 98’inde namaz kılınmaz’ dediği günlerde,annemin vefatı için İstanbul’a gelen rahmetli Feridun amcamla Kavacık’ta  gezerken,geçtiğimiz caminin önünde bana demiştiki;’Atilla,ben bir abdest alayım.’ Ben de bekledim,amcam camiden çıktı namaz kılmak için içeri girmesini beklerken girmedi,sordum:

-amca namaz kılmayacak mısın ?

-yok oğlum yok,evde kalıcağım.

-niye amca,

-oğlum baksana camiin her yanı reklam spotlarıyla dolu.

Gerçekten de öyleydi.

(Bu Camiin mermerlerini hacı bilmem kim yaptırdı’,’bu Camiinin duvarlarını hacı bilmem kim badana yaptırdı’ gibi  yazılar vardı.

Amcama sormuştum,’amca Yaşar Nuri Hoca  bunu mu söylüyor’ ‘Daha neler var,neler; Yaşar hoca bunlara değiniyor.’ Demişti.

Yaşar Nuri  Öztürk artık yok; ama  daha toprağa verilmeden hakkında kim ne düşünüyorsa açıklamaya başladı  bile.

Birileri Yaşar Nuri Öztürk’ün,CİA tarafından kurulan Moon tarikatının üyesi olduğunu paylaşıyor.Birileri de bu paylaşımdan dolayı paylaşanı azarlıyor.

Gerçekten insanları bir şeye inandırdıktan sonra vazgeçirtmek imkansız gibi ; çünkü inanan insan,inancının yanlış olduğunu kabul etmek istemiyor;  çünkü bunu yaparsa dünyanın yıkılacağını sanıyor.

Altay Din Önderi Akay KİNE’nin dediği gibi:”Tanrıcılıkta,cehennem diye bir şey yoktur.Cehennemden konuşmaya başlarsak,orada  bir korku vardır ve korkan kişi bencil olur,sadece kendinden sorumlu hisseder.Cehennemi anlatan dinler egoya dayanır.Cehennem kişileri korkutmaya yönelik bir ögedir.’

Demek ki,’her şey göründüğü gibi değildir’ ‘bakmak başka  görmek başkadır’ sözlerini iyi algılamamız gerekiyor.İnandığımız  ya da inanmadığımız şeylere  duygusal olarak değil de akılcı düşünceyle yaklaşmak bizleri düş kırıklığından koruyabilir…

 

24.06.2016
Bu yazı 1032 defa okundu.

Diğer Yazıları