YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

YAŞLANMAK MI YAŞ ALMAK MI ? (2)

Ümit Yaşar Oğuzcan, ”BİRAZ KÜL BİRAZ DUMAN O BENİM İŞTE.” Dizeleriyle kendini anlatır.

Ben de, ”BİRAZ ÇILGINLIK,BİRAZ AYKIRILIK, BİRAZ MEYDANA OKUMAK” diyebilirim.

Delikanlılık yıllarımız, Kız Enstitüsüne giden bir sevgilim var. Evlerinin önünden geçerken onu pencerede ağlarken gördüm. Yüreğime ok  gibi saplandı. O zamanlar Aydın”ın eğlence yerlerinden birisi de şimdiki adı İsmet Sezgin Çay bahçesi. Ailelerin semaver çayı içmeye geldikleri güzel bir yer, bizde arkadaşlarla orada oturuyoruz. Birde baktım onlarda ailece oturuyorlar. Babası, annesi ve kardeşleri de ilişkimizi biliyorlar. Birden yerimden kalktım, masalarına gittim, iyi akşamlar diledim, beni anlayışla karşıladılar ve doğrudan babasına, ”efendim, bugün M.”yi ağlarken gördüm, merak ettim onun için soruyorum.” Dedim. Adamcağız, gülsün mü ağlasın mı ne yapsın bilemedi, eşine dönerek, ”hanım ben bu çılgınla  biraz sohbet edeceğim.”dedi. O gece uzun uzun konuştuk.

Askerlik çağım geldiğinde Kore”deki sembolik Türk Alayına gönderileceğimi duymuştum. Bağlı olduğum askerlik şubesi başkanına bir mektup göndererek Kore”ye değil Kıbrıs”a gitmek istediğimi yazdım, yabancı şube olmasına karşın Şube Başkanı yazdığım mektubuma bir baba gibi cevap vermiş ve beni Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı”na tertip etmişti.

Kıbrıs”a gittiğimde nöbet tuttuğumuz mevzilerde Aydın”dan tanıdığım üç kişinin ad ve adreslerini okumuştum. sonra kasatura ile ben de yazdım: ”Atilla Dağıstanlı 46/6 Aydın” diye, benden sonra gidenlerde benim yazdıklarımı okumuşlar.

Aydın Askerlik Şubesi Başkanı rahmetli Tahsin amca,akşam Mehmet Umut”un meyhanesinde babama,”hadi bakalım Cahit, rakılar senden. Atila”nın askerliği Kıbrıs”a çıktı” demiş.Rahmetli babacığım yutkunmuş kalmış…

Aradan yıllar geçti, Aydın”da önce SPOR 09 adında bir dergi çıkardım. Aydın”ın ilk spor dergisiymiş, Günver Güneş hocam öyle söyledi. Sonra yine Aydın”da trimatik reklam panosu yaparak bir ilk daha gerçekleştirdim. Ardından tekstil baskı atölyesi açarak AHTAPOT tezgahta penye baskısı yaptım, sevgili Alp Alpargun,”abi senin yaptıkların Aydın”dan enaz 5-6 yıl öndeydi” der. Otobüs durağında televizyon reklamı, sıcak hava balonu ile reklamcılık daha birçok şey .

Ve 2000 yıllarda” ver elini İstanbul “ diyerek. Aydın”dan ayrıldım.Ve olumsuzluğa, başarısızlığa

meydan okumak eskiyi atıp yenileri kucaklamak için  NLP eğitimleri alarak yaşamımda kendime göre bir devrim yaptım. Çocuğum yaşındaki insanlarla birlikte eğitim aldım, uyguladım, uyguluyorum. Paylaşmaktan büyük zevk alıyorum, kurbanı oynayan insanlara pek sıcak bakamıyorum.

Albert Einstein, diyor ki:”GEÇMİŞ ADI ÜSTÜNDE GEÇMİŞ, GELECEK, BİZ OLSAK DA GELECEK OLMASAK DA; ASIL ZAMAN ŞİMDİKİ ZAMANDIR.” Evet bu söz herkes için önemli yol gösterici olmalı; çünkü yaşam bir nehir gibi akıp gidiyor, bizim ona yetişmemizi beklemez, onunla birlikte hareket edersek; ancak anı yaşarız.

Önemli olan geldiğimiz yaşın bilincinde olmak ve çocuk ruhumuzu egomuzdan uzak tutmaya çalışarak onun  özgürce yaşamasına yardımcı olmaktır.

Sevmek, aşık olmak, bu duyguların arkasında olmak, koşullar ne olursa olsun bu duyguların kutsallığını korumak insana yaşama gücü verir. Sevginin kendisi yaşam enerjisidir, bu enerji kapınızı çalmışsa açın o kapıyı, ve sizi çeken gücün ardından gidin, o güc bir kuyruklu yıldız olsa bile, yaşam sizinle dalga geçmek için onu karşınıza çıkarmış olsa bile ona ulaşamayacağınızı düşünseniz bile kendinize engel koymayın, gidin peşi sıra; çünkü gittikçe ona ulaşmak için ondan aldığınız enerjiyle yenilenirsiniz..

Yaşamımızı kullanma kılavuzu hepimizin içinde vardır; ama ya bunu bilmediğimiz için yanlış kullanırız ya da birilerinin kullanmasına izin veririz.

Her sabah doğan güneşi görmek, mevsimlerin değişikliğini yaşamak, her sebzeyi, meyvayı kendi mevsiminde yemek, sağlıklı olmak, kendine yetmek, insanları yargılamadan anlayabilmek ve sevmek ve tüm bunlar için şükretmek..

Gazeteden ve faceden doğum günümü kutlayan tüm dostlarıma,arkadaşlarıma teşekkür ederim.

 

İşte Zafer İlkokulu"nda 10 yaşında öğrenciyken oturduğum sıralarda, 60 yıl sonra tekrar : ama genç sınıf arkadaşlarımla birlikteyim..

01.02.2016
Bu yazı 1195 defa okundu.

Diğer Yazıları