YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

YAZMAK..

Kimi insanlar içinde bulundukları duygularını ifade etmek için “ağaçlar kalem, denizler mürekkep olsa duygularımı anlatmaya yetmez” diye söze başlarlar;ama yazmaya başladıklarında iş değişir, başlarken hızlı başlarlar, sonra giderek yavaşlarlar ve sonunda ya ellerindeki kalemle oynarlar ya da daktilolarının tuşlarıyla..

Niye  böyle olur ?

a-Birikim, konu çoktur.

b-Öncelikli olan konular kafa karıştırır

c-Nasıl yazılacağına karar verememek

d-Yazı konusunu  zihin ekranında  kurgulayamamak.

Yazmak isterken böylesi durumlarla karşılaşmak beynin yazmaya programlanmamış olmasından  kaynaklanır. Yazmak alışkanlık haline geldiğinde de yatağını bulmuş su gibi kendi kendine akar..

Hele bir de yazılan yazılardan ötürü geribildirimler teşvik edici olursa her şey daha da hem kolaylaşır hem  güzelleşir, eleştirisel olursa da alınmak,küsmek  yerine verilmek istenen mesajı anlamaya çalışmak yazmak konusunda gelişme sağlar.

Gazete Flaş'ta  yazmaya başlayalı altı ay oldu. Başlangıçta haftada üç gün yazarım demiştim; ama evdeki Pazar çarşıya uymadı, neredeyse hergün yazmaya başladım, zaten Günver Güneş hocam bunun böyle olacağını söylemişti.

Aydın dışındaki arkadaşlarımın, dostlarımın telefonla aramaları ve  Aydın'daki okuyucularımın teşvik edici geribildirimleri bana daha çok sorumluluk yüklüyor.

Yıllardan beri biriktirdiğim konuları,anıları  ve güncel olayları elimden geldiğince kendimce yorumlayarak sizlerle paylaşacağım; ancak ilginizi çeken, araştırma isteyen konuları da benimle paylaşabilirsiniz. Amacımız   Heredot'un “Gökyüzünün altındaki en güzel yeryüzü” dediği Aydınımız'ın tarihsel, sosyal değerlerini birlikte harmanlayıp gelecek kuşaklara kalıcı belgeseller bırakmak.

Erol Toy'un Azap Ortakları romanını okuduktan sonra Aydın'ın tarihine karşı daha farklı ilgi duymaya başlamıştım; çünkü  Şeyh Bedrettin'i, Dede Sultan'ı Börklüce Mustafa'yı, Torlak Kemal'i, Kaygsuz Abdal'ı tanımıştım.

İsa peygamberin çarmıha gerildiğini bilenler çoğunluktaydı; ama  Dede Sultan'ın çarmıha gerildikten sonra deveye bindirilip Ortaklar'da gezdirildiğini hala bilmeyenler vardır;ama ben orada  okudum.

Aydın'da doğmadım; ama dostlarım bana sen Aydıncısın derler..

23.10.2015
Bu yazı 1236 defa okundu.

Diğer Yazıları