YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

ZAMANDA YOLCULUK

Geçti sevdalarla ömrüm

İhtiyar oldum bugün

Ak pak olmuş saçlarımla

Bi karar oldum bugün

 

“GEÇMİŞ, GEÇMİŞTİR, GELECEK; BİZ OLSAK DA GELECEK OLMASAK DA, ÖNEMLİ OLAN ŞİMDİKİ ZAMANI YAŞAMAKTIR.” ALBERT EİNSTEİN

 

Yaşamak başlı başına bir enerjidir, bu enerjiyi nasıl kullanacağımız tercihlerimizle belirlenir. Geçmiş sadece  yaşanmış, bitmiş bir süreç değildir; ancak sürekli o süreçte  takılı kalırsak ya da sadece gelecek zamana odaklı olursak, Einstein’nın dediği gibi gerçek zaman dilimini, yani ŞİMDİKİ ZAMAN’ı kaçırmış oluruz..

 

Geçmişime yaptığım duygusal odaklı yolculuklarımda hep yorulmuşumdur; çünkü pişmanlıklar, keşkeler, ağır basmıştır. Bu nedenle elimden geldiğince bu girdaba girmemeye özen gösteririm. Bunu başarmanın tek yolu da bilinçli bir yolculuk yapmaktan geçer. Geçmişim, geçmiştir, mutlu, mutsuz, iyi, kötü her neyse; ama benim tarihimdir. Yıllar sonra o günleri o günlerdeki sıcaklığıyla yaşayarak anımsıyorsam, yaşadığımın farkında olduğumdandır. O zaman bana göre yapılması  gereken şükran duyguları içinde geleceği hazırlamaktır; çünkü birazcık düşündüğümde anılarımda yer alan birçok arkadaşımın artık yaşamadığını biliyorum.

***

Şimdiki adı Zafer Ortaokulu olan; ancak benim okuduğum zaman Zafer İlkokulu’nun kapısından içeri girdiğimde ilk baktığım yer üst kata çıktığımız merdivenlerdi.. Hayret ne kadar da küçükmüş…

Gözlerimi kapattım, o yıllara gittim… düşme korkusu bizim zamanımızda var mıydı, yoksa çocukluk  yıllarında böyle bir korku hiç mi yoktur? Arkadaşlarımı gördüm.. siyah önlük, beyaz yaka birbirimizi ite kalka merdivenlerden inip bahçeye koşuyoruz.. Kimler yok ki, Güneş, Mahmut, Ayten, Emine, Gülsüm, İlhan, Turgut,

Serpil, Hasan, Hüseyin, Niyazi…

Ve öğretmenlerimiz Zafer Sivrikoz ile Ahmet Argun’un sesi kulaklarımı çınlatıyor: KOŞMAYIN ÇOCUKLAAAAAR !

***

Gözlerimi açtığımda film 15 dakika ara vermişti, tebessüm eden yüzler ve merakla bakan gözlerle karşılaştım.. Öğrenciler merak etmişlerdi gözleri kapalı adamın kim olduğunu.. Ben de tebessüm ettim ve  ‘bir zamanlar ben de burada okumuştum’dedim. Şaşırdılar, birbirlerine bakıp, gülüştüler.. Giderler diye düşündüm; ama gitmediler…

***

Müdürün kim olduğunu ve odasını sordum, söylediler, odayı gösterdiler: Zafer Ortaokulu Müdürü Özcan Kırıkdirek, beni ilgiyle karşıladı. Geliş nedenimi anlattım, hoşuna gitti, nasıl yardımcı olabileceğini sordu:

-sınıfımı görmek istiyorum, dedim. Birlikte üst kata çıktık, yıllar sonra da olsa pencere kenarındaki sıramı bulup oturdum.. Öğretmenimiz Ahmet Argun, gözün nasıl gördüğünü anlatıyordu, anlatırken o heybetli bedenini dikkatimizi toplamak için dans eder gibi kullanıyor, ses tonundaki hem davet hem tehdit ifadesiyle ilgimizi çekiyordu. Sınıf kapısının kapanırken çıkardığı sesle birlikte film yine 15 dakika ara verdi. Yanımda oturan sıra arkadaşım Şenol yoktu..Bu kez arkadaşlarım farklıydı…

***

Şimdiki sınıf ve sıra arkadaşlarımla birbirimize ısınmıştık, geliş nedenimi sordular, söyledim. Çok hoşlarına gitti, birlikte fotoğraf çektirdik.. Onlar gibi objektife bakarken merak edip düşündüm: Benden sonra bu sıralarda daha kimler oturdu ve daha kimler oturacak ?...

***

Sınıf arkadaşlarıma ve öğretmene teşekkür edip, anılarımı yaşadığım yerde bırakıp merdivenlerden aşağı inerken, ister istemez beton basamakların ne kadar eskidiğini merak ederek baktım.. Hayret, sanki hiç üzerinden çocuklar gelip geçmemişler gibiydi.. hayır hayır basamakların ön kısımları biraz yavurlaklaşmıştı…

Kapıdan çıkmadan önce durup bir daha yukarı baktım…

Öğretmenlerimiz Zafer Sivrikoz, Ahmet Argun ve sınıf arkadaşlarımın tümü merdiven başında toplanmışlar bana bakıyorlar,dönüp aralarına girmek istedim; ama olmadı. Hulisi Kentmen’e benzeyen okul müdürümüz Mümtaz Mıhçı, ellerini beline koymuş bize bakıyordu. Konuşmak istiyordum; ama konuşamıyordum. İçimden bir ses ayrılık vaktinin geldiğini söylüyordu ve ben çaresizdim. Öğretmenlerime ve arkadaşlarıma, o günkü anılarıma veda ederek şimdiki zamana döndüm..

 

 

                                                                 Geçti sevdalarla ömrüm

                                                                 İhtiyar oldum bugün

                                                                 Ak pak olmuş saçlarımla

                                                                 Bi karar oldum bugün

 

 

sınıf arkadaşlarım: Akile Adem, Zilan Atılgan, Helin Malkoç, Efe Gerboğa, Aylin Göçmen ve Tufan Hazar

18.05.2015
Bu yazı 1002 defa okundu.

Diğer Yazıları