YAZARLAR

Süleyman Kasım Şener

BİZ

Semra Şener

ATAMA ÖZLEM

HAVVA ÇETİNTÜRK

KAPLUMBAĞA ve BEN

Asuman Dokuzlu

UTANIYORUZ ATAM!!!

Halil Kanargı

YÜREK DİLSİZ KALIR

Mesut Çelik

Vefakar Ülkem

Gönül Şahin Mezkit

15 Temmuz günü



Atilla Dağıstanlı

ZAMANIN GERİ VİTESİ YOKTUR

Galileo  Galilei, dünyanın döndüğünü kanıtladığı için o güne kadar süre gelen dini inançları alt-üst etmişti, bu nedenle de Engizisyon Mahkemesinde yargılanmıştı; çünkü yaptığı çalışmalarda

Kopernik sisteminin doğru olduğunu görmüştü. Yani Hırıstiyan din adamlarının insanları inandırdıkları İsa’nın Güneş’e sabit durması için emir verdiği ve bu yüzden Güneşin sabit kaldığı ve dünyanın da düz bir tepsi gibi olduğu inancı yerle bir olmuştu.

Determinizm öğretisine göre evrende gerçekleşen her şey önceden belirlenmiştir ve değişmesi mümkün değildir. Günlük yaşamımızda aldığımız kararlar, ürettiğimiz düşünceler, eylemlerimiz, ahlaki seçimlerimiz belirlenmiş ve kesin kurallar içerisindedir. Özgür irade diye bir şey yoktur, yanılsamadır, bize özgü sandığımız hareketlerimiz sadece bilimsel yasaların işleyişidir, insanın etkisi yoktur, sadece nedenler ve sonuçları vardır. Kısacası ne yaparsak yapalım, başımıza ne gelirse gelsin, yarın, yarından sonra, yaşamımız boyunca karşılaşacağımız her şey önceden belirlenmiştir.Yani Tanrı tarafından kurulan evren muhteşem bir makinadır ve bizler bu makinen küçük parçaları olduğumuz için de üstümüze düşen rolü kabullenip oynamaktan başka bir seçeneğimiz yoktur.

BİLİM DÜNYASI-KUANTUM GERÇEĞİ

Bize dünyanın işleyişine dair bilgi veren açıklamalar getiren bilim insanları bilimin kuralları ile sınırlandırılmışlardır.

Bu kurallardan biri de deneylerinin  tekrarlanabilir olmasıdır. Bir bilimsel gerçekliğin onay görebilmesi için onun bir deneye dayanıyor olması ve bu deneyin tekrarlanabiliyor olması gerekir. Aynı deneyi kim, hangi ortamda yaparsa yapsın sonuç aynı çıkmak durumundadır.

Bir diğer kural ise deneylerin objektif olması kuralıdır. Yani deney yapan bilim insanının  hissiyatı, beklentisi veya inancının deneyi etkilememesi gerekir.

Objektif olabilmek demek, deneyi kendi haline bırakmak demektir. Bilim insanı deneyin gidişatına etki edemez, onu belli bir sonuca doğru yönlendiremez ya da sonucu değiştiremez.

Oysa kuantumcu bilim insanları, insanların, evrenin işleyişine dair inançlarını sarsacak ve geleneksel deney anlayışına karşı gelecek şaşırtıcı keşiflerde bulunmuşlardır. Onlar bazı gözlemler ve deneylerle insanların sorumluluk alarak verdikleri kararlar ve seçimlerle sonucu değiştirebileceklerini kanıtlamışlardır. Bu durumda kuantumun kesinlikle objektif olma fikrini reddettiğini söyleyebiliriz

Aslına bakarsanız kuantum fiziğinin ilk kuralı, kuantumda bir şeyi değiştirmeden onu inceleyemeyeceğimizdir. Müdahale edilmeden yapılan deneylerin sonuçlarının, müdahale edilerek yapılan deneylerin sonuçlarından farklı olduğu saptanmıştır.

Bilim insanları kendilerini katı bir doğal yapıda hesaplama  ve kayıta dayanan bilgiye adadıkları için  kuantumun işleyişine dair bu gerçekler onlar için fiziksel bir ikilem yaratır. Bu nedenle bazı bilim insanları kuantumu rahatsız edici ve kabul edilmez görürler.

Atomaltı dünya  Sir Isaac Newton’un klasik fizik mantığını görmezden gelir. Aslında atomaltı varlıkların evreni ve o evrenin işleyişi,birden fazla gerçeklik ve dünyalar olduğu fikrini destekler. Dolaylı yoldan da olsa kuantum fiziği bireysel öznel dünyaları savunur ve her birimizin kendi evrenimizde ayrı dünyalarımın ve gerçeklerimizin olduğu; bu dünyaların ve gerçeklerin kimi zaman benzerlik gösterdiği ve çakıştığı görüşünü benimser.

Kuantum fizik kuralları,  determinizmin geleneğinin kurallarını geçersiz hale getirerek umut, fırsat ve olanaklarla dolu bir dünyanın resmini çizmektedir.(alıntı)

19.09.2015
Bu yazı 999 defa okundu.

Diğer Yazıları